Grafik tasarım eğitiminin ardından uzun yıllar ajans sektöründe başarılı projelere imza atan Yasemin Ekinci Filiz, evlilik ve annelik sebebiyle meslek hayatına verdiği uzun arayı sanatla yeniden taçlandırdı. Karar Gazetesi’nden Ebru Yazıcı’ya hayatına ve sanat yolculuğuna dair samimi açıklamalarda bulunan Ekinci, çocuk kitapları vasıtasıyla üretime nasıl geri döndüğünü ve kendi köklerini çizimleriyle gelecek nesillere aktarma mücadelesini anlattı.

Bugüne kadar resimlediği ve kaleme aldığı 12 eserle çocuk edebiyatına katkı sunan Ekinci, özellikle Çerkesçe çocuk kitapları üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor. Sanatçı, anadilini ve kültürel mirasını çocuklara sevdirmeyi amaçlarken, üretime dönüş hikâyesiyle de pek çok kadına ilham kaynağı oluyor.
Yıllar Sonra Yeniden Kaleme ve Kâğıda Sarılan Bir Anne
1969 yılında İstanbul’da Çerkes bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Yasemin Ekinci Filiz, Bakırköy Kız Meslek Lisesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Sektörde ve kendi ajansında geçen uzun yılların ardından 2002 sonrası evlilikle birlikte çalışma hayatına ara verdi. 38 yaşında evlenen ve peş peşe Janset ile Taymin adını verdiği iki çocuğunu kucağına alan Ekinci için sanata dönüş süreci, çocuklarıyla evde etkinlikler yaparken gerçekleşti. Oğlunu sallarken veya çizgi film izlerken eline aldığı kalemle başlayan bu doğal süreç, kısa sürede profesyonel bir üretim alanına dönüştü.
Sosyal medyada açtığı “Hayaller Atölyesi” sayfasıyla kişiye özel mühürler tasarlayarak üretmeye başlayan Ekinci, lise yıllarında bir ödevle temelleri atılan çocuk kitabı illüstrasyonuna İstanbul Kafkas Kültür Derneği çatısı altında yeniden adım attı.
“Kendi Çocukluğuma ve İçimdeki Sessizliğe Merhem Olma Çabası”
Ekinci’nin sanatındaki en dönüm noktalarından biri, 2022 yılında Şeyma Seyok Kanbek öncülüğünde hazırlanan “Dine ve Jan” serisi oldu. Çerkesçe ilk okuma-yazma setini resimleyen sanatçı; renkleri, hayvanları ve sayıları çocukların ilgisini çekecek Çerkesçe çizimlerle buluşturdu.

Evinde Çerkesçe konuşulmasına rağmen dili tam anlamıyla öğrenemeden büyüdüğünü belirten Ekinci, bu çalışmaları “kendi çocukluğuna ve içindeki sessizliğe merhem olma çabası” olarak tanımlıyor. Çerkesçe çocuk kitapları alanında hâlâ büyük bir eksiklik olduğunu vurgulayan çizer, kişisel gayretlerle yürüyen bu sürecin çoğalması ve çocukların raflarda kendi dillerinde rengârenk kitaplar görebilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Felsefeden Masallara, Tekerlemelerden Kendi Hikâyesine Uzanan Çizgiler
Sanatçının illüstrasyon yolculuğu kısa sürede geniş bir yelpazeye yayıldı. 2024’te Hamit Yüksel’in Çerkesçe hazırladığı üç kitabı resimleyen Ekinci, 2026 yılında ise yine Yüksel tarafından Çerkesçeye kazandırılan felsefi bir eser ile bir masal kitabının çizimlerini tamamladı. 2025’te Şeyma Seyok Kanbek’in “Yılkı” ve Pınar Şimşek Günaydın’ın “Hanna’nın Sanat Sokağı” kitaplarına çizimleriyle hayat verdi.
Aynı yıl Cikcik Yayınları’ndan çıkan “Bugün Büyük Gün” kitabı ise Ekinci için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bu eserde hem yazar hem çizer olarak yer alan sanatçı, gerçek hayattaki Rüzgar isimli bir çocuğun hikâyesinden yola çıkarak; konuşma güçlüğü ve farklılıkları olan çocukların hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Ufukta Yeni Projeler Var
Ekinci, şimdilerde Papürüs Yayınları tarafından basılması planlanan ve Şeyma Seyok Kanbek’in yazdığı “Happy Rhymes” adlı İngilizce tekerleme kitabının çizim ve sayfa düzenlemesini tamamlıyor. 3-8 yaş grubuna hitap eden bu çalışma, ritim ve kafiyelerle çocuklarda fonetik farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca sanatçının yayımlanmayı bekleyen biri İngilizce, ikisi Çerkesçe üç yeni kitap projesi daha bulunuyor.
Çocuk kitaplarının yanı sıra suluboya ve pastel çalışmalarına da devam eden Ekinci, 2024 yılında Üsküdar Barbaros Güzel Sanatlar Akademisi’nin davetiyle karma bir sergide eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.
“Kusursuz Anı Beklemeyin, Kendinize Alan Açın”
Hayatın koşulları nedeniyle sanata ve üretime ara vermek zorunda kalan kadınlara çağrıda bulunan Yasemin Ekinci Filiz, başarısının sırrını mükemmeliyetçiliği bırakmak olarak açıklıyor:“İki çocuklu bir anne ve hayatın koşturmacasında üretime tutunmaya çalışan biri olarak söyleyeceğim tek şey var: Kusursuz anı beklemeyin. Elinizde ne varsa onunla başlayın. Kendinize alan açın ve kendinize inanın. Mutlu bir aile, annenin mutlu ve huzurlu olmasıyla başlar.”
Post Views: 22
