
Kapitalizm, ortaya çıktığı 15. yy’dan beri fıtratında var olan her girdiği krizden mülk sahiplerinin çıkarı doğrultusunda kendisini yeniden üretti.
1991’de Stalinist Sovyet rejimi ideolojik olarak iflas etti. Stalinist elitler parti kararı ile SSCB’yi dağıttılar (O tarihte Kafkasya’daydım). Globalleşmenin önündeki engel kendini feshedince, merkezi ülkelerdeki burjuva sınıfının önü açıldı. Ucuz emek, ucuz ham madde, pazar yerinde üretimin avantajları sebebi ile merkezi ülkelerdeki makinalar sökülerek Polonya, kısmen Rusya, Türkiye, G. Kore, Çin, Tayvan, Malezya v.d. ülkelerde kuruldu. Böylece kapitalizm, alt yapı olarak globalizme geçti. Ancak ulus devlet kurumları bu alt yapı ile çatışmaya girdi. Yeni global ticaret anlaşmalarıyla sorunlar kısmen de olsa çözüldü.
2008’e kadar global burjuva devasa birikimler yaptı. Bu süreçte başta Çin ve G. Kore hiç bir yatırım yapmadan kurulmuş fabrikalarda taklit ürünler yapıp merkezi ülkelerin pazar paylarını sınırladılar, batıyı mal birikimi krizine soktular. Merkezi sermaye bu krizden çıkmak için tarihi bilgi ve sermaye birikimini devreye soktu. Yapay zeka ve işçi robotlar üretti. İmalat sürecinin bu dijital makinalara devredilmesi sürecinde VİRÜS salgını başladı.
Bu beklenmedik ve ani salgın makine parkındaki değişim sürecini hızlandıracak gibi. Yakın bir gelecekte merkezi ülkeler ucuz emeği kullanmak için artık çevre ülkelere yatırımlar yapmayacak. Çünkü üretimi yöneten ve denetleyen yapay zeka ve robot işçilerle evrensel kalitede ucuz meta üretecek ve çevreye pazarlayacak. Yeni global üretim tarzına göre mimari-ulaşım-iletişim yeniden şekillenecek.
Bilim dergisinde okumuştum; kısaca, güneş ışınları atmosferin tabakalarından kırılarak tüm canlıların yaşayabileceği ısı ortalamasına iniyor. Ancak atmosfer dışındaki güneş ışınları dik ve doğal ısısında. 1960’dan beri USA bu ısıyı kullanmak için uğraşıyormuş. Nitekim atmosfer dışında kurduğu yansıtıcı ile radyo dalgaları aracılığı ile Nevada çölündeki bir enerji merkezine aktarmayı başarmış. Maliyeti 15-20 yıl içinde sıfıra yakın olabilirmiş. Atmosfer dışında toplanan enerjinin bir günlük kalorisi tüm dünyaya bir yıl yetebilecekmiş. O zaman kablolara, pillere, akülere, fosil yakıtlara gerek kalmayacak. Örneğin uçak, vapur, otomobil, ev gereçleri, cep telefonu v.s. enerji ana deposundan radyo dalgaları ile kendine yeterli enerjiyi otomatik olarak tedarik edecek. Enerjinin maliyeti sıfırlanınca toplumsal ilerleme ivme kazanacak, sınıflar sınırlar ortadan kalkacak, belki de her gün bayram olacak.
Türkiye bu değişimden nasıl etkilenebilir?
Merkezi devletlerin ucuz metası ile baş edebilmesi için tüm fabrikalardaki mekanik-hidrolik makinaların dijitale geçmesi gerekir. Yani özel sektör global finanstan yine borçlanma döngüsüne girecek. Bu borçları kimlerin ödeyeceğini, kârı kimin alacağını son pratiklerle öğrendik sanırım; değilse zaten öğretirler.
RUSYA sahte federasyonu, hammadde ihraç ederek bütçe yapan Kremlin mafya ekonomisi batacak. Küçük bir SSCB olan sahte Rusya Federasyonu dibine kadar dağılacak.
***
Not: Özel nedenlerimden dolayı bir süre yazamayacağım.
Şimdilik hoşça kalınız
Çok marifet var insanda.
Selamlar.
Post Views: 11
