Türk Araştırmacıdan Şuşa’daki Konferansta Sert Açıklamalar: “1763–1864 Rus-Çerkes Savaşı Bir İmha Politikasıydı”

Azerbaycan’ın Şuşa kentinde düzenlenen “Kültürel ve Etnik Çeşitlilik: Tarih Dersleri ve Güncel Meydan Okumalar” başlıklı uluslararası konferansta Çerkes soykırımı ve Kuzey Kafkasya halklarının mevcut durumu masaya yatırıldı.

“Zass’ın Heykelleri Tarihsel Şiddetin Devamıdır”

Konferansın panel oturumunda konuşan Türk araştırmacı, gazeteci ve analist Nalan Yazgan Eriş, 1763–1864 yılları arasındaki Rus-Çerkes Savaşı’nın sıradan bir çatışma değil, Çerkes halkına yönelik planlı bir yok etme politikası olduğunu vurguladı.

Rus işgalinin simge isimlerinden General Grigoriy Zass’ın Çerkes kafataslarını trofe (ganimet) olarak topladığını hatırlatan Eriş, “Bugün Kuzey Kafkasya’nın bazı bölgelerinde hâlâ onun anısına heykeller dikilmekte ve resmi törenler düzenlenmektedir. Soykırım mağdurlarının torunları için bu durum bir uzlaşı değil, tarihsel şiddetin devamlılığı anlamına geliyor” dedi. Günümüz Rusya’sında Çerkesler için barışçıl anma etkinliklerine dahi izin verilmediğini belirten Eriş, 2025 yılında Nalçik’te düzenlenen sessiz anma yürüyüşüne katılanların idari gözaltına alındığını hatırlattı.

“Çerkes Kimliği Geleceğe Uzanan Dinamik Bir Süreçtir”

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahit Aslan ise dünyadaki milyonlarca Çerkes ailenin kolektif hafızayı ailevi hatıralar ve kültürel ritüellerle canlı tuttuğunu ifade etti. Çerkes kimliğinin dar anlamda Adıgeleri, geniş anlamda ise sürgüne uğrayan tüm Kuzey Kafkasya halklarını kapsadığını belirten Aslan; Sovyet döneminde Karacay, Balkar ve Çeçenlerin yaşadığı sürgünlerin de bu hafızada derin izler bıraktığını kaydetti. Aslan, “Hafıza yaşadıkça kimlik de yaşar. Çerkes milli identity’si geçmişe dayanan ancak geleceğe yönelen dinamik bir süreçtir” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’daki Mevcut Duruma Eleştiriler

Almanya’dan video konferansla katılan “Serbest Milletler Ligi” Yönetim Kurulu Üyesi Rustam Huajev, Rusya’daki yerli halkların siyasi temsil gücünün zayıflatıldığını, gençlere ve ailelerine yönelik baskı ile gözaltıların arttığını dile getirdi.

ABD’den bağlanan Dünya Çerkes Ajansı Temsilcisi Fatima Tlis ise tarihsel adaletin sağlanmasının önemine dikkat çekerek; anadilde eğitimin kısıtlandığı ve geri dönüş hakkının engellendiği sürece Çerkes meselesinin çözümsüz bir sorun olarak kalmaya devam edeceğini vurguladı.

———————–

https://report.az/, 06/07/2026

Post Views: 30

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir