Futurating platformunda (https://futurating.com), yapay zekâ teknolojileri sayesinde Abhaz dilini dijital izolasyondan çıkarmayı amaçlayan dijital projenin yöneticisi Anna Guniya ile gerçekleştirilen bir röportaj yayımlandı.
“Geleceğin Abhaz Dili” adlı proje, Rusya Başkanlık Hibeleri Vakfı’nın (“Yaratıcılar” yarışması) hibe desteğini kazandı ve ayrıca Abhazya Geri Dönüş Vakfı tarafından destekleniyor.
Anna Guniya, tanınmış bir Abhaz medya yöneticisi, gazeteci ve sivil toplum temsilcisidir. Daha önce Abhazya Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlenen Guniya, aynı zamanda Abhazya Cumhuriyeti Kamu Meclisi üyesidir. Liderliğini yaptığı ekip, Abhaz dil mirasını dijital ortama aktarmak ve bu kadim dili modern yapay zekâ sistemlerine entegre etmek için çalışmalar yürütüyor. Amaç, genç kuşakların ana dillerini dijital dünyada da kullanabilmesini sağlamak. Guniya ayrıca uluslararası kültürel forumlara katılıyor, gençlere yönelik eğitim programları düzenliyor ve çeşitli insani projelerin geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
***
– Sizce yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojileri, önümüzdeki 5-10 yıl içinde küçük ve kadim dillerin dijital izolasyon sorununu nasıl çözecek?
Anna Guniya – Bence yapay zekâ, küçük diller için gerçek anlamda bir can simidi. Bugüne kadar uygulanan klasik yöntemler ve çeşitli fonlar beklenen sonucu vermedi. Buna karşılık dijital teknolojiler tamamen yeni imkânlar sunuyor.
Bugün küçük diller, sesli asistanlar ya da kaliteli çevrim içi çeviri sistemleri gibi en temel dijital araçlardan bile mahrum. Yapay zekâ ise sınırlı miktardaki verilerle bile öğrenebiliyor. Böylece normalde onlarca yıl sürecek teknolojik gelişim süreci beş-on yıl gibi çok daha kısa bir zamana indirilebiliyor.
Bizim hedefimiz, çocukların dili zorunluluktan değil, keyif alarak öğrenmesini sağlayacak sözlükler, oyunlar ve masallar geliştirmek. Çünkü çocuklar artık dijital bir dünyada yaşıyor. Abhazca bugün onların kullandığı telefonlarda ve tabletlerde yok. Biz bu dijital ekosistemi değiştirmek istiyoruz.
– “Geleceğin Abhaz Dili” projesinin önündeki en büyük zorluklar neler? Bu proje daha sonra başka diller için de örnek olabilir mi?
Anna Guniya – En büyük zorluklar, Abhazcanın dil yapısından kaynaklanıyor. Dilimiz çok sayıda ünsüz, hışırtılı, ıslıklı ve gırtlaktan çıkan ses içerdiği için hem ses tanıma hem de ses üretme sistemleri açısından oldukça zor.
Bunun yanında morfosentaktik yapı da ciddi bir sorun oluşturuyor. Abhazcada tek bir fiil, başka dillerde ancak bir cümleyle ifade edilebilecek anlamı taşıyabiliyor. Yapay zekânın bu yapıyı ne ölçüde kavrayıp doğru çeviri yapabileceğini henüz tam olarak bilmiyoruz.
Yine de önemli ilerlemeler kaydedildi. Bir yıl önce yapay zekâ, Abhaz alfabesini tanımıyor ve anlamsız karakterler üretiyordu. Bugün ise metni doğru yazabiliyor ve cümlelerin anlamını yorumlamaya çalışıyor.
Şu anda doğrulama aşamasındayız. Ekibimiz hedeflenen üç milyon cümlenin yarısından fazlasını, yani 1,5 milyondan fazla cümleden oluşan büyük bir dil veri tabanı oluşturdu. Yapay zekânın bu verileri nasıl öğrendiğini test ediyoruz. Yaklaşık bir ay içinde çeviri kalitesinin ne seviyeye ulaştığını göreceğiz ve veri tabanını aynı yöntemle büyütmeye devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz.
– Yeni medya platformları ve otomasyonun Abhaz gazeteciliği üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Anna Guniya – Modern gazetecilik araçları kuşkusuz işleri kolaylaştırıyor.
Rusça çalışan gazeteciler yapay zekâ sayesinde röportajları birkaç dakika içinde yazıya dökebiliyor, uzun kayıtlar içinde aradıkları bölümü kolayca bulabiliyor ve gelişmiş metin editörlerinden yararlanabiliyor. Bu da onların daha hızlı ve verimli çalışmasını sağlıyor.
Abhazca yayın yapan gazeteciler ise aynı imkânlara sahip değil. Çünkü yapay zekâ henüz Abhazcayı anlamıyor. Bu nedenle röportaj çözümlemesinden alıntı bulmaya kadar bütün zahmetli işleri elle yapmak zorunda kalıyorlar. Rusça çalışan bir gazetecinin bir günde tamamladığı işi, Abhazca çalışan bir gazeteci bazen üç günde ancak bitirebiliyor.
Bugün Abhazca gazetecilik yapmak çoğu zaman teknolojik imkânsızlıklara rağmen vatanseverlik duygusuyla verilen bir karar. Biz bunu değiştirmek istiyoruz. Abhaz dijital dil teknolojilerinin geliştirilmesi stratejik bir öneme sahip. Bu araçlar kullanılmaya başlandığında Abhazca içerik de diğer dillerdeki içeriklerle rekabet edebilecek ve gazeteciliğimiz mevcut dezavantajlı durumdan çıkacaktır.
– Sizce yaratıcı endüstriler geleceğin lokomotifi mi, yoksa geçici bir moda mı?
Anna Guniya – Bizim için yaratıcı endüstriler sadece eğlence sektörü değil.
Bunlar, dünyaya kendi hikâyemizi anlatmamızı sağlayan stratejik araçlardır. Başkalarının gelip bizim hakkımızda film çekmesini beklemek yerine, kendi kültürümüzü kendimiz anlatabiliriz.
Bu aynı zamanda Abhazya ile dünya arasında bir köprü kuruyor. İnsanlar sadece deniz ve plajları değil, kültürümüzü ve düşünce dünyamızı da tanıyabiliyor.
Buradaki en büyük potansiyel, Apsuara felsefesinde yatıyor. Bu yalnızca bir onur yasası değil; doğaya ve insana bakışı da kapsayan özgün bir manevi yaşam anlayışıdır.
Abhazya, insanların yalnızca dinlenmek için değil, ruhsal anlamda da kendilerini yenilemek için geldikleri bir yer olabilir. Eğitim projeleri ve çağdaş içerikler üreterek ülkemizin geleceğini inşa etmeye çalışıyoruz.
– Neden geleceğin yapay zekâda olduğuna inanıyorsunuz?
Anna Guniya – Biz Abhazlar gelişmeyi seven ve yeniliklere açık bir halkız. Yeni teknolojileri tehdit olarak değil, gelişme fırsatı olarak görüyoruz.
Bu durum her kuşak için geçerli. Örneğin 74 yaşındaki annem bile WhatsApp, Instagram ve Facebook’u aktif biçimde kullanıyor.
Biz dünyaya kapanmıyoruz. Dijital araçları hayatta kalmak ve gelişmek için kullanıyor, sınırlı kaynaklarımızı yeni fırsatlara dönüştürmeye çalışıyoruz.
Ancak dijitalleşme, aile bağlarımızı ve geleneklerimizi değiştirmiyor. Bizim için ikinci ya da üçüncü dereceden akrabalar bile kardeştir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutamaz.
Biz gelenek ile modernliği birlikte yaşatmayı başarıyoruz. İnancımız şu: Dijitalleşme bugün de gelecekte de insanın sıcaklığını, kültürünü ve geleneklerini korumaya hizmet etmeli; onların yerine geçmemelidir. Bana göre bu ilke yalnızca Abhazlar için değil, dünyadaki herkes için geçerlidir.
Post Views: 44
