MUSTAFA SAADET
Günümüzdeki İslami düşünce ve uygulamasında 2 ana yol vardır. Eş’arilik ve Maturidilik.
Her iki ekolde de Kuranın Şeriat hükümleri esas alınmakla birlikte, hadis ve sünnet uygulamalarında farklılıklar bulunmaktadır. Her iki ekolün çok sayıda alt görüşlere sahip fraksiyonları vardır.
Eş’ariler Hazreti Muhammed’in sünnetinin aynen bu gün de uygulanması gerektiğini savunmaktadırlar.
Maturidiler ise zamanın getirdiği yaşam tarzına göre sünnet ve hadis uygulamalarının değiştirilebileceği görüşünü savunmaktadırlar.
Günümüzde. Eş’ari görüşünü selefiler ve yan gurupları savunmaktadır.
Güncel bir durumun getirdiği zorunluluğu tartışmakta yarar vardır.
Bilindigi gibi, dünyayı etkileyen Covid-19 salgını insanların birbiri ile teması neticesinde bulaşmakta ve halen yayılmakta olan ölümcül bir hastalıktır.
Cemaatlerin kalabalık olduğu namazlarda kimsenin cami dışında kalmaması için imamlar namazdan önce safları sıklaştıralım uyarısında bulunmaktadır. Bu uygulama, Peygamberin zamanında camilerin az ve ufak olması nedeniyle , cemaatin bir kısmının cami dışında kalmasını önlemek için getirilmiştir. Zira cami dışında kalan ve namaz sırasında namaz dışı hareket etmemesi gereken Müslümanların katledilmesini kolaylaştırması nedeniyle, bu durumu önlemek için Peygamber tarafından getirilen bir uygulama olduğundan bu sünnetin terk edilmesi Eş’ariler tarafından reddedilmektedir.
“Safları sıklaştıralım” anonslarının Mescid-ül Haram’da da yapıldığını televizyon yayınlarından da görüyorduk.
Salgından sonra ise Mescid-ül Haram’da anons kalmadığı gibi bir ara namaz kılınması bile yasaklanmıştı.
Şimdilerde bütün İslam ülkelerinde camilerde safların sıkılaştırılmasının aksine seyrekleştirilerek namaz kılınmaktadır.
Bu durumda, Hazreti Muhammed’in (A.S.) “zamanın ilmini öğrenin” hadisinden esinlenerek, Hadislerin ve sünnetlerin değişen şartlara göre uygulanmasına dair Maturidilik inanç ve uygulamasının yerinde olduğunu akla getirmektedir.
Günümüzde dini hükümler hakkında çok sayıda görüş farklılıkları oluşmuştur. Horozun bile kurban olarak kesilebileceğini iddia eden profesör ünvanlı din adamları, yanmayan kefen satan din tüccarları türemiş ve bu bilgi ve inanç kirliliği neticesinde son günlerde yaşadığımız türlü rezillikler din adına yapılır olmuştur.
Her İslam ülkesinde ayrı uygulamalar zuhur etmiş, Kuran’ın okunuş şekli bile çeşitlendirilmiştir.
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
Post Views: 21
