MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

MURAT ÖZDEN

Martin Koçesoko’nun tutuklanmasını protesto için, 20 Haziran 2019 tarihinde İstiklal Caddesi, Odakule arka kapısında toplandığımızda yüz kişi kadardık. Oysa bu eylemin yapılacağı haberi Facebook, tweeter, İnstagram üzerinden binlerce kişiye ulaşmıştı. Ama o gün orada sadece “haksızlık karşısında dilsiz şeytan” olmayı reddeden yüz duyarlı insan vardı.

Onlar, Çerkes Halkının özü ve sönmeyen közü idiler!

Orada toplanan yürekli yüz kişi, hem Rusya’yı, hem de Türkiye’yi tedirgin ediyordu. Türkiye Devleti zahmet edip bizden fazla polis gönderiyor ve bizi A’dan Z’ye kayda alıyordu. Rusya Devleti de ajanlarını gönderip bizi en ince ayrıntısına kadar kayda alıyordu.

Martin Koçesoko, Ruslan Gvaşev, Muammer Canıdemir, Tarık Topçu, Hacıbayram Bolat ve Nazmi Sabancı için de susmuş olan kişi ve kurumlar “sesimizi çıkarırsak anavatanımıza rahat rahat gidemeyiz” gibi son derece saçma ve konformist bir gerekçenin arkasına gizleniyorlar.

“Anavatanımız” dediğimiz yer zaten bizim kontrolümüzde değil. Anavatanımıza gidiyoruz diye gittiğiniz yer uluslararası literatürde Rusya olarak geçiyor. Kuzey Kafkasya’nın Çerkeslerin anavatanı olabilmesi için, oradaki Rusya egemenliğinin sona erdirilmesi ve Rusya’nın, Çerkeslerin iyi komşusu haline getirilmesi gerekmektedir. Bu kurduğumuz cümlenin ne kadar ağır sorumluluklar gerektirdiğinin farkındayız. Ancak tespite doğru yerden başlanmazsa, doğru mücadele yöntemleri geliştirilemez.

“Diaspora Çerkeslerinin ataları, din adamlarının yalanlarına kanıp, halifenin ülkesine gönüllü olarak gittiler, vatanlarını terkettiler” diyor, Rus ve Rusya yardakçısı Çerkes tarihçiler. Sanki yüz yıl savaşıp, Çerkes vatanını işgal edip, sürgün kararını çıkaranlar Ruslar değilmiş gibi yalan söylemeye devam ediyorlar.

Hadi Diaspora Çerkeslerinin vatanlarını terkederek vatandaki haklarını kaybettiler yalanına inandık diyelim. Peki anavatanda yaşayan Çerkeslerin başına gelenlere ne diyeceğiz? Martin Koçesoko ve tüm Çerkes Davasının takipçileri, Rusya tarafından yok edilmesi gereken birer çıbanbaşı olarak görülmekte ve üzerlerine planlar yapılmaktadır.

Çerkesler unutsa da Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Çok büyük güçlüklerle ve uzun sürede işgal ettikleri Çerkes vatanından sürdükleri Çerkes Halkının bir kez direnişe geçtiğinde, geçmişte yaptığı gibi çok şeyler yapabileceğini asla unutmuyor Rusya’nın devlet aklı. Onun için hem anavatanda, hem de Çerkes Diasporalarında her türlü tehdit, şantaj, rüşvet ve manipülasyonları yapıyor ve yapmaya devam edecek.

Türkiye Diasporasında Kemalistlerin yok edemediği Çerkesler, anavatanda da direnmeye devam ediyor. Putin tarafından federal bir devletten, üniter bir devlete dönüştürülmeye çalışılan Rusya, her türlü etnik hareketlenmeyi şiddetle bastırıyor. Sosyalist dönemde halklara tanınan haklar bir bir budanırken, farklı etnisite kültürlerine ayrılan ödenekler de hızla kısılıyor. Rusça zorunlu ders yapılırken, farklı etnisite dilleri de seçmeli ders haline getiriliyor.

Bu koşullar altında etnik ve milli konularda hassasiyetleri olan kişi ve kurumlar, Rus Devletinin istihbarat örgütü FSB’nin özel ilgisine mazhar oluyor. Martin Koçesoko’da tam da Rus istihbarat örgütü FSB’nin ilgi alanı içerisinde özel bir yere sahip bir kişi haline geliyor. Koçeseko’nun kurduğu Xabze Derneği Çerkes Milli bilinçlenmesini yükseltirken, gençleri kötü alışkanlıklardan korumaya çalışıyor ve 21 Mayıs etkinliklerinde aktif rol alıyordu. Ayrıca Martin Koçesoko bir aktivist olmanın ötesinde fikri derinliği olan ve toplumu etkileme potansiyeli olan bir kişilik olarak öne çıkıyor.

İstihbarat birimi elemanları,Koçesoko’nun ailesine giderek,”oğlunuza sahip çıkın,yoksa başına kötü şeyler gelecek” diye tehdit ediyorlar. Çok zaman geçmeden de arabasıyla geçeceği noktada kurulan bir tuzakla, arama yapılıyormuş süsü verilerek aracına uyuşturucu yerleştirilerek tutuklanıyor. Ancak bir suçun bir insana bulaşabilmesinin asgari koşulları vardır. Ömründe sigara ve içki kullanmamış olan Martin Koçesoko’nun uyuşturucu kullanacağına ve bulunduracağına kimse inanmadı. Rusya, Kafkasya ve Çerkes Diasporalarında yükselen itirazlar sonucu Martin Koçesoko’nun tutukluluk hali ev hapsine çevrildi. Ancak ev hapsi de suçsuz olan bir kişi için kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü ev hapsi bir rehin tutma operasyonudur.

Martin Koçesoko gözaltındayken “suçlamaları kabul etti” söylentisini yayarak onu itibarsızlaştırmaya çalışanlara inat, mahkemede son derece tutarlı bir direniş içeren savunma yaparak, toplumsal önderlik yapmaya yakışan bir tutum sergiledi.

Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.

Çerkes Halkı, Martin Koçesoko gibi evlatlarına sahip çıkarak haklı direnişini sürdürmeye devam edecektir.

Post Views: 12

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir