MUSTAFA SAADET
155 yıl önce yaşanan fakat son senelere kadar unutulan ve gündeme getirilmeyen Çerkes trajedisinin simge günü 21 Mayıs tekrar gün yüzüne çıkarılmış olup, yas günü olarak hatırlatılmakta, unutulmaması için çaba harcanmaktadır.
2019 yılındaki soykırım ve yas günü eylemleri, değişik kuruluşlarımız tarafından farklı yerlerde anılmış, katılımlar oldukça yoğun olmuştur. Katılımcı sayısı her sene artmakta ve basında daha fazla yer bulmaktadır.
21 Mayıs yas günü dışında da Türkiye’nin değişik yerlerinde festivaller düzenlenmekte ve katılım yıldan yıla artmaktadır.
Bütün bu etkinliklerin yanı sıra, bu yıl siyaset kulvarında da önemli gelişmeler yaşanmış, Çerkes soykırımı TBMM de daha etkili biçimde, ayrı partilerde siyaset yapan Çerkes milletvekilleri tarafından gündem konusu yapılmıştır.
Diğer partilere mensup bazı milletvekilleri ve parti yöneticileri de soykırım yapıldığına dair konuşmalar yapmıştır.
CHP milletvekili Sayın Engin Özkoç, Çerkes soykırımı için mecliste genel görüşme yapılması için önerge sunmuş fakat, AKP ve MHP milletvekilleri tarafından önerge reddedilmiştir. Bu olay, hangi partilerin Çerkes soykırımı konusunda samimi olup olmadıklarının göstergesidir ve bu partilerde siyaset yapanlar ve bu partilerin sempatizanları tarafından değerlendirileceği umulur.
Dini motifli olmakla birlikte, derneklerimiz tarafından verilen iftar yemeklerine katılım yoğunlaşmış, hatta bir çok köyde katılımcıların önemli sayılara ulaştığı iftar programları düzenlenmiştir.
Her ne sebeple yapılmış olursa olsun bu etkinlikler toplumumuzda bir araya gelme, tanışma ve birlikte hareket etme motivasyonunun kaybolmadığını göstermekte olup, sevindiricidir.
Fakat, bu bir araya gelme ve birlikte hareket etme düşüncemiz politik zemine yansıtılamamıştır. 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ve 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve bağımsız adayları çeşitli sebeplerden tatminkar bir oy sayısına ulaşamamıştır.
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacak, soykırım yaramız RF ile TC arasındaki petrol, doğalgaz ve S-400 anlaşmaları ile görmezlikten gelinmeyecektir. Dış politika çok kaygan bir zemindir. Ne zaman değişeceği -iki ülke arasındaki tarihi süreç de dikkate alındığında- bilinmez.
Kanaatimce, TC’nin soykırım siyaseti kısa sürede değişmeyecektir. Ancak, dünya siyaseti değişik bir kulvardadır. Çerkes soykırımını dünyaya duyurup taraftar toplamak için;
– Meclise giren politikacı adedinin arttırılarak, sesimizin Meclisten duyurulması en etkili yoldur.
– Yaşanan soykırımın inandırıcı ve reddedilemeyecek belgelerle ispatlanması lazımdır. Bunun için de, bireysel çalışma ve söylemlerle iktifa edilmeyip, Çerkes Tarihi ve Kültürünü Araştırma Enstitüsü kurularak, akademik çalışma neticesi elde edilecek bilgilerle dünya kamuoyunun, inandırıcı ve aksi iddia edilemez tezlerle bilgilendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Post Views: 10
