Sıradan görünen toplumsal davranışların ardındaki asil ve yüksek ahlaki kodları keşfederek dünyaya ilan eden Barasbi Bgajnoko, sadece Adıge kültürünün bilimsel mimarı değil; akademiyi hayatın, sanatın ve insan yetiştirme sanatının merkezine taşıyan karizmatik bir yol göstericiydi.
Bir halkın kendi varlığına sıradan, alışılagelmiş bir gözle bakmayı bırakıp, içindeki yüksek asaleti fark etmesi ancak sıra dışı zihinlerin rehberliğiyle mümkündür. 2020 yılının Aralık ayında aramızdan ayrılan dünyaca ünlü Adıge etnolog ve tarih doktoru Barasbi Bgajnoko, tam da böyle bir entelektüel devrimin mimarıydı. Filoloji doktoru Zera Bakova’nın Kafkasya kültür dünyasında derin yankı uyandıran anı-makalesinde içtenlikle dile getirdiği gibi, Bgajnokov sadece bir akademisyen değil; öğrencileri için bir hoca, bir küratör ve her şeyden öte ruh dünyalarını şekillendiren bir dosttu. Bakova, onun kaybının ardından kaleme aldığı bu nitelikli metinde, çoğunluk için sıradan birer toplumsal alışkanlıktan ibaret olan ulusal nezaket kurallarının ve Xabze (Adıge geleneksel hukuku ve ahlak kodu) sisteminin aslında ne kadar yüksek ve asil ilkeler üzerine kurulu olduğunu tüm dünyaya ilk kez Barasbi Bgajnokov’un gösterdiğini vurgular. Normun görünmezliğini kırıp, onun ardındaki “yüksek kökenli süper-normu” (сверхнорма) açığa çıkaran bu deha, Adıge halkına kendi aynasını yeniden hediye etmiştir.
2 Kasım 1947’de Baksan şehrinde doğan Bgajnokov, Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi (KBDÜ) Filoloji Fakültesi’ni bitirdikten sonra SSCB Bilimler Akademisi Dilbilim Enstitüsü’nde lisansüstü eğitimini tamamladı. Akademik kariyerinin ilk yıllarında genel psikoloji dersleri verirken, 1977 yılından itibaren iletişimin ulusal ve kültürel özgünlükleri üzerine yoğunlaştı. 1985 yılında savunduğu “İletişim Kültürü ve Etnisite” başlıklı doktora teziyle bilim dünyasında çığır açan profesör, uzun yıllar Kabardey-Balkar İnsani Değerler Araştırma Enstitüsü’nde (KBIIGI) Etnoloji Bölüm Başkanlığı ve direktörlük görevlerini yürüttü. ABD’den İsveç’e, Almanya’dan Bulgaristan’a kadar dünya genelinde yayımlanan 120’den fazla makalenin, “Adıge Görgü Kuralları”, “Ahlak Antropolojisi” ve “Çerkes Oyunları” gibi anıtsal eserlerin altında onun imzası vardı.
Siyah Gömlekli Karizmatik Küratör ve Kültür Elçisi
Zera Bakova, makalesinde Bgajnokov ile ilk karşılaşmalarını üniversitenin birinci sınıfındaki o unutulmaz ana götürür: Sınıf kapısından içeri giren, siyah gömleğiyle heybetli, genç, karizmatik ve işine delicesine âşık bir adam… O andan itibaren başlayan dostluk, öğrencilerin yurt odalarında içilen çaylardan, köylerdeki yaşlıların hafızasında gizli kalmış atasözlerini ve hikâyeleri toplama tutkusuna kadar uzanan bir keşif yolculuğuna dönüşür. Bgajnokov, sadece kelimelerle değil, çizgilerle de konuşan bir psikolinguistti; cebinden çıkardığı kurşun kalemle öğrencilerinin karakter analizini yapan mini hikaye-çizimler üretirdi.
Barasbi Bgajnokov’un Bilimsel Literatüre Kazandırdığı Temel Kavramlar:
– İletişim Etnografisi
– Etnik İmaj
– Kültürün Transmisyonu/Aktarımı
– İletişim Standartları ve Atributları
Bgajnokov ve dostları Boris Utijev ile Hamid Kajarov gibi dönemin büyük entelektüelleri, Nalçik’teki tiyatro salonlarında öğrencilerle omuz omuza oturur, oyun sonrasında onları yönetmenlerle buluştururdu. Bakova, bu süreci “bizden entelektüel bir çevre yaratıyor, bizi yukarıdan bakmadan, kendi gelecekleri olarak görerek büyütüyorlardı” sözleriyle betimler. Öğrenciler, daha sonra dünyaya yön verecek olan Xabze kitaplarının ilk okurları ve eleştirmenleri olmuştur.
Korkusuz Bir Bilim İnsanı ve Ulusal Özsaygının İnşası
Rusya Bilimler Akademisi’nde dürüstlüğün ve bilimsel hakikatin kutbu olarak kabul edilen Bgajnokov, tartışmalı tarihi meselelerde sadece sarsılmaz kanıtlarla konuşan korkusuz bir araştırmacıydı. Karşısındaki muhatabın statüsü ne olursa olsun, savunduğu fikri sonuna kadar korumasını bildi; çünkü onun önünde eğildiği tek otorite “hakikat”ti. Müzesiyle, tiyatrosuyla, dost meclislerindeki o dünyevi hırslardan uzak, entelektüel şakalarla örülü asil erkek dostluğuyla hayatı bir sanat eseri gibi yaşadı.
Yazının sonunda Dr. Zera Bakova, tarihsel hafızayı restore eden bu büyük bilim insanının mirasına karşı çok net bir çağrıda bulunur: Bgajnokov’un tüm eserlerini bir araya getirecek geniş kapsamlı bir külliyat oluşturmak, hem milletin bu seçkin evladına bir vefa borcu hem de Adıge kültürünün yüksek standartlarını geleceğe aktarmanın tek yoludur. Çünkü onun ektiği tohumlar, uygar bir toplumda asil ve ahlaklı bireyler yetiştiren en temiz can suyudur.
Post Views: 21
