AYNI GÜN İKİ MANYAS’LI ÇERKES VEFAT ETTİ

MURAT ÖZDEN

Aynı gün iki Manyas’lı Çerkes vefat etti. Birisi Türk Medya dünyasının ünlü ismi Hınçal Uluç, diğeri de Manyas Çerkes Kültür Derneği Başkanı Erdoğan Sonuk.

Bir Çerkes  olarak Hınçal Uluç’u uzaktan, Erdoğan Sonuk’u yakından tanımış biri olarak bu ölümlerin arkasından bir değerlendirme yapmak ihtiyacı hissediyorum.

***

Hınçal Uluç’un babası Fuat Uluç 1910 yılında Manyas’ta doğmuş bir Ubıx’dır. Subay olmuş ve çeşitli görevlerde bulunmuştur. 1960 darbesini gerçekleştiren ekibin içinde yer almış, daha sonra 14’ler ekibi içinde Hindistan’a sürülmüştür. Hindistan dönüşü Alparslan Türkeş’le birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne girmiş, Alparslan Türkeş parti başkanı olurken, Fuat Uluç da parti genel sekreteri olmuştur. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi daha sonra isim değiştirerek Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olmuştur.

Yani, Hınçal Uluç’un ailesi Türk Milliyetçiliğinin ideolojik aparatı olan MHP’nin kuruluşunda yer almış Çerkesliğini inkar eden bir ailedir.

1939 yılında doğan Hınçal Uluç Türk Medya Dünyasında çok uzun yıllar ayakta kalmayı başarmış biridir. Yankı Dergisinde gazeteciliğe başlayan Hınçal Uluç, Gelişim spor, Sabah gazetesi ve televizyon yorumculuğu ile ömrünü noktalamıştır.

Ölünün arkasından iyi konuşmak gerekir derler ama Hınçal Uluç’un ölümünden sonra Defne Joy Foster ondan daha çok konuşulmuştur.

Bir de bir zamanlar Bağlarbaşı Derneği’ne ünlüleri getirme olayı yaşanmıştı 1990’lı yıllarda. Ediz Hun, Hasan Cemal, Mehmet Altan, Hınçal Uluç gibi isimler aralıklarla gelmişlerdi.

Hınçal Uluç o toplantılardan birinde “Babam Manyas’lı bir Çerkes, ben Kilis’te doğdum, hadi sorun bakalım ne sormak istiyorsunuz ?” demişti. Toplantıda bir sessizlik olmuş, topluluk ondan bir şeyler söylemesini beklerken o topluluktan bir şey bekliyordu, Çerkesliğe dair hiç bir şey bilmediği için. Neyse birisi bir Galatasaray sorusu sormayı akıl etti de, program kakara kikiri bir biçimde devam etti.

Hınçal Uluç biyografisinde Çerkesliğe dair, ahir ömründe bir defa Bağlarbaşı Derneğine gelmek ve babasının semaveri, av tüfeği yazıları dışında bir etkinliğini tespit edemedim.

***

Yine Manyas’lı bir Çerkes’in ölüm haberi daha sosyal medyaya düştü dün. O da Manyas Çerkes Kültür Derneği Başkanı Erdoğan Sonuk’tu.

Erdoğan Sonuk ağabeyimiz de Manyas’ta doğmuş, köklerine bağlı bir Çerkesti. Kapitalizmin getirdiği köylerin kentlere akması akımı gereği o da İstanbul’a gelmişti. İstanbul’un zorlu yaşam koşullarında mücadele ederken Çerkes toplumundan hiç kopmamıştı. En zor zamanlarda Gaziosmanpaşa Kafkas Kültür Derneği’nin Başkanlığını üstlenmiş ve mütevazi tavırlarıyla toplumda herkesin saygı duyduğu bir isim olmuştu.

Emekli olduktan sonra memleketine Manyas’ta dönmüştü. Manyas bir arada ve sık olarak en fazla Çerkes köyünün olduğu bölgedir. Ancak Gönen-Manyas sürgünü nedeni ile çok fazla hırpalanmış ve kimlik bilincini en fazla kaybetmiş bölgedir. Öylesine teşkilatlanmanın zor olduğu bir bölgede Manyas Çerkes Kültür Derneği‘ni kurmayı başarmıştı Erdoğan Sonuk ağabeyimiz.

Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü kitabını yazarken Manyas’ta bir hafta kadar kalmıştım. O zaman uzun konuşma imkanımız olmuştu.

Ondan da bilgi almıştım.

Gönen-Manyas Çerkes  Sürgünü kitabı yayınlandıktan sonra toplu olarak kitabı talep etmişti. Kitabı çok dikkatle okumuş ve ulaştığım bilgilerden dolayı beni hararetle tebrik etmişti.

Manyas Dümbe(Tepecik) köyünde bulunan Hacı Grandük Berzeg’in mezarının restorasyonu ile ilgili büyük çalışma yapmış ve geçen yıl büyük bir Hacı Grandük Berzeg anmasını mezarı başında gerçekleştirmişti.

“Kahramanlar ayakta ölür” sözünde olduğu gibi, görevinin başında bu dünyaya veda etti. İnşallah onun açtığı yoldan gidecek gençler bayrağı devralacaklardır.

Kendisine rahmet diliyorum.

***

Çerkes Halkı kendisine zerre kadar yararı olmamış Çerkes Ünlüler yerine, milletine hizmet etmiş gerçek emekçi kahramanlarıyla övünmeyi de bir gün öğrenecektir elbet.

Post Views: 13

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir