MUSTAFA SAADET
KAFFED genel kurulunda yaşanan olaylar ve bir kısım sosyal medya yazarlarımızın tenkitleri ve görüşleri incelendiğinde hiç birisinin durumun özüne inmediği veya inmek istemediği, sadece eleştirel yazılarla yetindikleri görülmektedir. Konuya açıklık getirmek düşüncesi ve konu hakkında bilgi sahibi olmayan çoğunluktaki hemşerilerimizi bilgilendirmek için bildiğim bazı hususları ifade etmek istedim.
DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ
1991 yılında 18 ülke temsilcisinin (bazı ülkeler birden fazla dernek temsilcisi ile katılmıştır) katıldığı toplantı ile kurulduğu ilan edilmiştir (DÇB’nin tüzüğünde belirlenen görev yetkileri makale kapsamı dışında tutulmuştur). İlk kuruluş yıllarında değerli başkanların gayretleri ile çok faydalı işler yapılmış, özellikle anavatanda Çerkes dilinin inkişafı ve birlikte fikir geliştirme konularında başarılı icraatlar gerçekleştirilmiştir. Fakat müteakip yıllarda gerekli çabalar gösterilmemiş, hatta KAFFED”in üye mi, gözlemci mi olduğu konusu gündeme getirilmiş, KAFFED başkanının ve Türkiye’de yaşayan bazı üyelerin R.F.’ye girişi yasaklanarak katılımları engellenmiştir. Son başkan tamamen Moskova’nın direktifleri ile hareket eden bir idare yapısını benimseyerek Çerkes dilinin okullarda öğretilmesinin önce kısıtlanmasına, sonra da yasaklanmasına göz yummuştur. Tehditler ve demokratik olmayan şaibeli seçimler ile başkanlığını sürdüren şimdiki başkanın ismini hecelersek “Ha – uti” düşüncelerini ve icraatını tarif etmiş oluruz.
KAFFED
Tabela derneklerinin katkısı ile oluşturulmuş bir federasyondur. Kendisini Türkiye’de yaşayan bütün Çerkeslerin tek temsilcisi kabul etmekte, diğer sivil toplum kuruluşlarını yok saymakta ve STK’ların bir araya gelerek konfederasyon şeklinde daha güçlü bir yapıya dönüşmesini engellemektedir. Son başkan konfederasyon fikrine olumlu bakmakta ise de, genel kurulda muhaliflerin oraya koyduğu tavır son zamanların en engelleyici ve karalayıcı eylemi olarak tarihe geçmiştir.
Mevcut STK’larımızla Çerkes ulusunun problemlerini dünya kamuoyuna duyurmak ve olumlu neticeler elde etmek mümkün değildir. Soruna çare konusunda 30.05.2012 tarihinde Özgür Çerkes web sitesinde “Sürgün hükümeti” başlaklı yazımızda özetle, “…. Sürgün hükümeti istemlerinin bir ütopya olarak düşünülebileceği fakat birçok kimsenin ideali olarak gündemde kalacağı” yazılmıştı.
Zira kuruluş için bir devletin izin vermesi ve kuruluş için çalışma mekanı, çalışacak elemanların tespiti önemli konular ve mali sorunlarla bisrlikte karşımıza çıkmakta idi.
Geçen 10 sene içinde iletişim, internet ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler, artık bir ülkenin izin ve icazet vermesine gerek kalmayacak şekilde yeni imkanlar sunmaktadır. Önce “Skype “uygulaması ile dar kapsamlı olarak kişilerin bilgisayar ortamında görüntülü konuşmaları geliştirilmiş, sonra “Zoom” sistemi ile daha çok kişinin görüntülü konuşma ve görüşme imkanı sağlanmıştır. Son olarak da Meta Verse’in (Facebok) geliştirmekte olduğu sistem ile kişilerin prototipleri (avatar) oluşturularak, şahıslar fiziki olarak oturumlara katılmış gibi toplantıların yapılacağı uygulamasına yakında başlanacaktır. Bu uygulama ile devlet icazetine ve mekan tahsisine ve kişilerin fiziki olarak bir araya gelmelerine gerek kalmayacak ve mali külfetten kurtulunmuş olacaktır. Ve de despotik başkanların, kuruluşun bulunduğu ülkeye üyelerin girişini yasaklamak suretiyle temsilcilerin katılımına mani olmaları önlenecek, bu şekilde temsil kabiliyeti olan kırka yakın ülkede yaşayan bütün Çerkes temsilcilerin oluşturduğu katılımcı, çoğulcu, demokratik bir “Dünya Çerkes Birliği “ kurulmuş olacaktır. Bu kuruluşun desteklenmesi halinde de dünya milletlerine kendimizi daha etkili biçimde tanıtma imkanına kavuşacağımızı ümit etmekteyim.
Post Views: 15
