ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR?

MURAT ÖZDEN

Değerli Okuyucularım,

Çerkes Ethem Bey ile ilgili, Türkiye’de yayınlanmış 25 kitaba ulaştım. Yakın tarih ile ilgili çalışma yapmış iki yüz civarında eserde Çerkes Ethem meselesi geçmektedir. Tabii ki bu eserlerin tamamına yakını Ethem’in ihaneti konusunda birleşmektedir.

Bir kimseye iftira atmak, karalamak, hakaret etmek nasıl bugün suç oluşturup tazminat ve ceza davalarının konusu oluyorsa, Ethem Bey gibi bir halk kahramanını haine dönüştürecek yalanları atmak, karalamak ve iftira atmak da tarihsel bir suç olarak mahkum edilmelidir.

Çerkes Ethem’in şahsına vurulmuş hain damgasından yola çıkan T.C. aslında tüm Çerkeslere hain damgası vurmuştur. Vurulmuş olan bu ihanet damgası, Çerkesleri aşağılayan, ötekileştiren, kimlik inkarına yönelten asimilasyon sopasının en önemli araçlarından biridir.

Türkiye Halklarını aşağılayan, her şeyi tek bir kurtarıcının yaptığını yazan yalancı tarih anlayışını mahkum edip, her şeyi yerli yerine oturtmak tarihi ve insani bir görevdir.

Bu meseleyi düzeltebilmek için, önce bilmek gerekiyor. Çerkes Ethem meselesinden mağdur olmuş bir Çerkes olarak, önce öğrenmeyi, sonra yazmayı ve Çerkeslere ihanet damgasını vuranları yargılayacak mahkemenin savcısı olmayı bir görev olarak üstlendim.

***

Türkiye’de yayınlanmış 25 adet Çerkes Ethem kitabının iki tanesi Çerkesler tarafından yayınlanmıştır. ”Bir Vatan Aşkına” Güner Kuban, ”Uçan Süvari” Muhittin İzzet Kandur’a aittir. Bir de kendini Çerkes Ethem’in ailesinden sayan Emrah Celasun’un yazdığı “Baki İlk Selam” kitabı mevcuttur. Emrah Celasun Reşit Beyin eşi Seher Hanımın kızkardeşinin torunu. Ethem Beyin ailesiyle bir hısımlık durumu söz konusudur. Yirmibeş kitap içerisinde gerçeğe en yakın ve en namuslu olanı,Emrah Celasun’un yazdığı “Baki ilk Selam”kitabıdır.

Güner Kuban’ın kitabı “Bir Vatan Aşkına” ilk çıktığı zaman Özgür Çerkes web sitesinde uzun bir eleştiri yazısı yayınlamıştım. Güner Kuban’ın kitabının Çerkes Ethem’le ilgili olan kısmı,Turgut Türksoy’un “Apoletsiz General” kitabının kötü bir intihalidir. ”Bir Vatan Aşkına” kitabının ana karakteri, Reşit Bey’in eşi Seher Hanım ve ailenin Yunanistan’da yaşadıkları üzerinedir. Seher Hanımın Mustafa Kemal’e yazdığı mektup sonucu Yunanistan’dan çıkmalarını sağlayan Mustafa Kemal’e güzelleme yapılırken, bütün suç İnönü’ye atılmış. Böylece Ethem Meselesinin asıl suçlusu gizlenmiştir.

Muhittin İzzet Kandur’u tanıyıp sohbet etmiş biri olarak, onun çalışkanlığına, üretkenliğine ve çok çeşitli alanlardaki renkli kişiliğine ve entelektüel birikimine hayranlık duyduğumu belirtmek zorundayım. Çerkeslerle ilgili yazdığı onlarca Roman ve kitap bir sinemacı anlatımıyla adeta okurken insana bir film seyrettirir.

Kendimi yavaş yavaş bir Çerkes Ethem uzmanı olarak görmeye başlıyorum. Muhittin İzzet Kandur’un, Çerkes Ethem’le ilgili olarak yazdığı “Uçan Süvari” kitabınızdan diğer eserlerinden aldığım keyfi almadığımı söylemek zorundayım. Tarihi romanlarda tabii ki kurgular olur. Ama Anzavur İsyanını Ali Fuat Cebesoy’la birlikte bastırdıklarını yazmak gibi maddi bir hata kabul edilemez. Anzavur İsyanını bastıran Ethem, Ankara’dan gelen bir Telgraf üzerine Geyve Boğazında isyancılar tarafından sıkıştırılmış Ali Fuat Cebesoy’un kurtarmaya koşar. Yine Ethem’e Mustafa Kemal’in Eskişehir’de kurmak istediği suikast kumpasının Ankara’da geçmiş gibi anlatılması da maddi bir hatadır.

Bir film senaryosu olarak bu kitaba başladığını ve sonra romanlaştırdığını belirtmiş önsözünde Muhittin Kandur. Ayrıca önsözünde Ethem ile Mustafa Kemal arasında bir sorun olmadığını, işleri karıştıranın İnönü olduğunu belirterek romanını bu tema üzerine kurmuş.

Bu ülkede Mustafa Kemal’e laf söyleyemeyenlerin, İnönü’yü döverek rahatladıklarını herkes biliyor. Muhittin Kandur’un böyle kolay bir yolu niçin seçtiğini bilmiyoruz. Ancak,ister istemez Çerkes Ethem filminin finansmanı İçin kültür Bakanlığına başvurmuş olması bize böyle bir yola girmiş olabileceğini düşündürüyor.

Ethem anılarında ve diğer bir çok eserde görüldüğü gibi Mustafa Kemal’e hiç bir zaman hayranlık duymamış, hep kuşku ile yaklaşmıştır. Yozgat İsyanını bastırmaya gitmeden önce Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ı Ankara’da küçük çocuk gibi azarlamıştır. Mustafa Kemal iktidarının önündeki en büyük engel olarak Ethem Bey’i gördüğü İçin ona kumpas kurdurtmuştur.

İnönü gibi korkak bir tilkinin sözünün Mustafa Kemal nezdinde bir hükmü yoktu. Ama onun emirlerini korkuyla karışık bir biçimde en iyi yerine getiren kişi İnönü idi. Onun için ayrılmaz bir ikili oluşturdular ve iktidarı paylaştılar.

Ethem Bey’i hain ilan eden, T.C. tarihine hain olarak geçmesini emreden kişi Mustafa Kemal’dir.

T.C. tarihinin temel taşı kabul edilen Nutuk’ta Mustafa Kemal, Ethem Bey için neler demiş:

“Efendiler, askeri harekatı çapulculuktan ve devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun masum çocuklarını kurtuluş fidyesi dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret sanan, şarlatanlıklarıyla yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren ve Türk ulusunun Büyük Meclisi’ni kendileriyle uğraştıran utanmaz, haddini bilmez, küstah ve herhangi bir düşmanın boğaz tokluğuna casusluğunu, uşaklığını yapacak kadar aşağılık ve rezil yaratılışta olan bu kardeşleri, ellerindeki bütün kuvvetler ve dayandıkları düşmanlarıyla birlikte yola getirmek ve cezalandırmak suretiyle, inkilap tarihimizde etkili bir ibret örneği vermek zorunlu görüldü. (Nutuk,İş Bankası Yayınları,shf . 369)

Bizden olan yazarların bile toz kondurmadıkları Mustafa Kemal, Ethem Bey’e bunları söylüyor ve Ethem Bey, Çerkes Ethem oluyor tabii beraberinde bütün Çerkesler de hain oluyor.

İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.

Buna Türkiye’nin ve Türkiye Halklarının çok ihtiyacı var.

Post Views: 19

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir