BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ

MURAT ÖZDEN

Sanırım 1971 yılıydı. 16 yaşında, Çerkes kimlik bilinci yeni yeni oturmaya başlamış bir gençtim. Gönen’in Üçpınar Köyüne gelen rahmeti İzzet Aydemir’in yayınladığı “Kafkasya Kültürel Dergi”yi ve Çerkeslikle ilgili bir kaç kitabı okuyarak Çerkes Milliyetçisi olmuştum. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde Kafkas Kültür Derneklerinin  olduğunu biliyor ve bunun Gönen’de olup olamayacağını da tartışıyorduk. Ama böyle bir şeyin konuşulması bile büyüklerimizi sinirlendiriyor ve “Bizi yeniden mi sürdüreceksiniz?“ itirazı ile  karşılaşıyordu. Küçük bir kasabada yaşayan bir Çerkes genci için dernekler meclis, dernek başkanları başbakan, dernek yönetim kurulu üyeleri de bakan gibi görünüyordu gözümüze.

İşte böylesi bir zamanda ve iklimde komşu kasabamız Bandırma’ya Ankara’dan Kafkas Ekibi geleceği haberi ulaştı. Biz çok heyecanlandık. Ne yapıp edip o ekibi görecektik. Köyümüzden bir minibüs kaldırarak ekibi izlemeye gittik. İlk defa bir Çerkes elbisesi ve kalpak görmek, sahnede kızların süzülerek akmaları, erkeklerin uçar gibi artistik hareketler yapmalarını ellerimiz patlayıncaya kadar alkışlamıştık.

Ancak gösteriyi bizimle birlikte izleyen köyümüzün ve bölgenin en iyi ve ünlü pşinevosi Rahmeti Şinax Ramazan ile yine düğünlerin aranan pşinevolerinden olan babam Nanuv müziği hiç beğenmemişlerdi. ”Ne o öyle, davul mu, dümbelek mi belli olamayan şey” diyerek doliye takmışlardı. Akordeona ise dudak bükmüşlerdi. Mikrofona dayayarak çalınan akordiyon kulakları tırmalamış, daha önce hiç duymadıkları melodileri tutmamışlardı.

“Ama onları Kafkasya’dan gelen ünlü bir hoca çalıştırıyor”diye itiraz etmemiz de fayda etmemişti. ”Adığelikte dümbelek yoktur” diye kestirip atmışlar ve bize de xabze gereği susmak düşmüştü.

Çerkesliği gerçekten içselleştirmiş o güzel insanların dünyası ve ömrü otuz kırk kilometrelik bir alan içinde geçmişti. Bildikleri onunla sınırlıydı. Okuma yazma bilmedikleri için gazete okuyamadıkları gibi bugünkü gibi cep telefonları da yoktu.

Belki onlar itirazlarında haklı idiler. Hepsine rahmet diliyorum.
***

Sevgili okuyucularım,

Aradan elli yıl geçmiş. 16 Nisan 2022 tarihinde Maltepe Çerkes Derneği’nin İstanbul’da düzenlediği, oluşturulmakta olan “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”nın tanıtım gecesi ile ilgili yürütülen tartışmalar bize ne kadar tanıdık geliyor.

Bu linç, taşlama ve karalama kampanyası iki cenahtan ilerletiliyor. Birinci cenah cehalet, ikinci cenah ise ihanetten oluşuyor.

Birinci cenahta olanlar, her şeyin en doğrusunun kendi bildikleri olduğunu sananlardır. Onlar masum sayılabilir. Çünkü cehalet eğitimle giderilebilir bir şeydir.

Ama ihanet cephesinde yer alıp karalama kampanyası yapanları biz çok iyi tanıyoruz.

Bir gece düzenleniyor. Gecenin teması “Çerkes Soykırımı” ve bunu bilimsel anlamda araştıracak yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs verecek bir kurum oluşturmak.

Böyle bir oluşum en çok kimi rahatsız eder ?

Tabiki soykırımcı Rusya’yı ve onun işbirlikçilerini rahatsız eder.

Düzenlenen bu geceye karşı başlatılan saldırının amacı ne sazdır, ne de türküdür. Soykırımcı Rusya’nın işlediği soykırım suçunu perdelemeye yönelik operasyonun bir parçasıdır yürütülen tartışmalar.

Neredeyse tamamı Çerkesce şarkılarla  yürütülen, okunan Çerkesce şiirde insanların gözyaşlarını tutamadığı dört saat süren bir gecenin onbeş dakikalık bir bölümünü alıp servis ederek üzerinden tepinenleri biz çok iyi tanıyoruz.

Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı,

Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı,

Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,

Onlar Rusya’nın soykırımı gizleme politikalarına alet olarak Çerkes Halkına ihanet etmişlerdi.

Biz onları çok iyi tanıyoruz.

***

Bu tartışmayı başlatan ve katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bir haftadır bizim yapamadığımız derneğimizin ve oluşturmakta olduğumuz vakfımızın tanıtımına olağanüstü katkıda bulundular.

    Kendilerine müteşekkiriz.

Post Views: 15

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir