MET İZZET PAŞA VE ENVER PAŞA İLE BİR ANI

MURAT ÖZDEN

Sevgili Okuyucular,
Son dönemde Çerkes Ethem ve Yüzelliliklerin Çerkes Halkı ve Türkiye Toplumu üzerindeki etkilerini kitaplaştırabilmek için inanılmaz derecede yakın tarih ve anı okumaları yapıyorum.

Özellikle “Kurtuluş Savaşı”olarak bizlere okutulan, Anadolu iktidar iç savaşından galip çıkan Mustafa Kemal’in övülmesi ve yüceltilmesi üzerine inşa edilmiş tarih anlayışı dışında bir görüş ileri sürebilmenin imkansız olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ancak ona muhalif olanların yazabildiklerinden kırıntılar bulabiliyoruz.

Bir çırpıda okuduğum, Topçu Deniz Binbaşısı İhsan Eryavuz’un yıllar sonra tesadüfen bulunup Timaş yayınlarında, Kamil Maman tarafından hazırlanan anıları çok ilginç şeyler anlatıyor. İşte bu anılarda rastladığım Met Yusuf İzzet Paşa ile Enver Paşa arasında geçen bir anektodu sizlerle paylaşacağım.
Enver Paşa’yı tanıyorsunuz. Enver Paşa’nın, İttihat Terakki’nin ikon ismi ve yıldızının, nasıl bir Türk ırkçısı olduğunu anlayacaksınız. Murat Bardakçı gibi bazı tarihçi bozuntuları Enver’in Türkçü değil İslamcı olduğunu yazmaktadırlar.
Topçu Deniz Binbaşı ihsan Eryavuz İttihat Terakki’nin Selanik’teki kurucularındandır. Aşırı Türk ırkçısıdır. Binbaşı iken  Ordudan istifa etmiş, Teşkilat-ı Mahsusa’da bulunmuş, Karakol Teşkilatı’nın kurucuları arasında yer almıştır. Anadolu’ya geçmiş, 1, 2 ve 3. Dönem milletvekilliği yapmıştır. İlk kurulan İstiklal Mahkemesi Başkanlığı yapmıştır. 1924-1928 yıllarında Bahriye Vekilliği (Denizcilik Bakanlığı) yapmıştır. Yavuz Zırhlısı’nın tamiri için yapılan ihalede rüşvet aldığı gerekçesi ile yargılanmış ve iki yıl hapis yatmıştır.
İstanbul’a giderek hayatının geri kalan kısmını balıkçılık yaparak geçirmiş ve 1947 yılında vefat etmiştir.

Met Çunatuko Yusuf İzzet Paşa Diaspora Çerkes tarihinin en önemli şahsiyetlerindendir. Yazmış olduğu üç ciltlik “Kafkas Tarihi“ kitabı bugün de tarihçilerin en önemli başvuru kitaplarından biridir. Çerkes Teavün Cemiyeti’nin kurucularındandır. Çerkes Numune Mektebinin kurucusu Hayriye Melek Hunç ile evlenmiştir. Kafkas Cephesinde savaşmış, Kurtuluş Savaşına katılmış, Birinci Meclise Bolu Mebusu olarak katılmış ve 15 Nisan 1922 yılında vefat etmiştir.

Rahmet diliyorum.

***

Bu girişi yaptıktan sonra, sizi Topçu Binbaşısı İhsan Eryavuz’un Timaş Yayınlarından  “Kara Defter” adıyla çıkan anılarından bir bölümle başbaşa bırakıyorum.

“Bir gün Başkumandan vekili Enver Paşa, beraberinde Ordu Kumandanı Vehip Paşa ve kurmayları olduğu halde kolordu karargahına gelmişler. Öğle yemeğini beraber (kolordu karargahında) yiyor idik. Vehip Paşa esasen  Erkan-I Harb mektebinde sınıf arkadaşı bulunan Kolordu Kumandanı Yusuf İzzet Paşa’yı Başkumandan Vekili’ne takdim etmişti. Yemekte de söz olsun diye  Yusuf İzzet Paşa’nın “Kafkasya Narı” müellifi olduğunu söyledi. Herhalde Enver Paşa Kolordu Kumandanı’nın aşırı Çerkesci olduğunu biliyormuş. Çehresini o anda hiddetlenmenin verdiği bir kırmızılık bürüdü. Gayet ciddi, vakur, aynı zamanda da hissolunacak derecede asabi lisan ile ”Burası Türk ilidir ve bu ordu Türk ordusudur, bu orduya mensup olan herkesin vazifesi evvela Türk olmaktır. Türklükten gayrı bir milli inanca sahip olanlar istediği yere gidebilirler” demişti. Vehip Paşa söylediğine söyleyeceğine pişman olmuş, aynı zamanda yemek masasını derin bir sükut kaplamış idi”. (Kara Defter, İhsan Eryavuz Anlatıyor, s. 35, Timaş Yayınları)

Yusuf İzzet Paşa’da İttihatçıydı. Osmanlılığın çoğulcu yapısına inanıyordu. Ama İttihatçılar, Osmanlılık ve İslamlık derken aslında Türklüğü ve Türkçülüğü kast ediyorlardı. Yusuf İzzet Paşa 15 Nisan 1922 yılında vefat etmeseydi, İttihatçıların devamı olan Kemalistler döneminde de başı fena halde derde girecekti.

Çünkü talep dile getirenlerin başı Cumhuriyet döneminde fena halde derde girmişti.

Post Views: 11

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir