MURAT ÖZDEN
Sevgili dostlar,
Geçen hafta, yani 9 Haziran tarihinde bu sütunda “Gezi Dersleri” başlıklı bir yazı okuyacaktınız.
Ancak okuyamadınız.
Çünkü bu yazıyı yazmayı planlayan kardeşiniz Murat Özden’in planladığı yazıyı yazmaya gücü ve mecali kalmamıştı.
Uzun zamandır kalbimde damar tıkanıklığı sorunu vardı. Ancak hayatı hep sıkıştırılmış olarak yaşadığımızdan, kendimize dair sorunları sürekli erteliyorduk.
7 Haziran Cuma günü akşamı, DÇDK yönetimiyle uzun bir toplantı yapmıştık. Toplantı gece saat 24.00 gibi sona erdi. Toplantıdan çıkınca 50 metre uzaklıktaki metrobüs durağına kadar güçlükle yürüyebildim.
8 Haziran günü yazmayı planladığım “Gezi Dersleri”ni değil yazabilmek, nefes alacak takatim bile kalmamıştı. Demek ki hayatın benim
vereceğim derslere ihtiyacı yoktu. Zaten hayat, almasını bilenlere dersini her zaman veriyor ve vermeye devam edecek.
8 Hazirandan 13 Hazirana kadar geçen süreyi film, tahlil, anjiyo gibi tedkiklerle geçirdik.
13 Haziran Perşembe günü Memorial Hastanesi’nde yapılan bir operasyonla iki kalp damarıma stent takıldı. Şimdi gayet iyi ve kendimi
yenilenmiş hissediyorum. Bu operasyondaki katkılarından dolayı dostumuz ve toplumumuzun gerçek ablası Dr. Günsel Şurdum Avcı’ya
şükranlarımı sunuyorum.
Yaratanın insana verdiği en büyük sermayenin “ömür” olduğu dersini öğrendim.
Yaşanan ömrün süresinin değil de, nasıl ve ne şekilde geçirildiğinin önemli olduğunu öğrendim.
Ve hayatın hiçbir zaman pişman olmamak olduğunu öğrendim.
Bu haftaki yazımı bir şiirle tamamlıyorum…
BÜTÜN PİŞMANLIĞIM
Bütün pişmanlığım
Sevdiklerim değil,
Sevemediklerim içindir.
Bütün pişmanlığım
Gittiklerim değil,
Gidemediğim yerler içindir.
Bütün pişmanlığım
Öldüklerim değil,
Uğrunda ölemediklerim içindir.
Bütün pişmanlığım
Yaptıklarım değil,
Yapamadıklarım içindir.
Post Views: 10
