Gürcistan Diaspora Bakanı ile 2 Saat

MURAT ÖZDEN

2011 yılı yavaş yavaş sona doğru yaklaşıyor.
Çerkeslerin tarihi yazılırken 2011 yılı çok önemli iki masele ile birlikte
anılacak.
Birincisi; 150 yıla yaklaşan diaspora tarihinde Çerkesler ÇHİ öncülüğünde
meydanlara çıktılar ve taleplerini siyasi anlamda dile getirdiler. 12 Mart ve 17
Nisan tarihleri Çerkes diaspora tarihinde birer milat olarak yerini almıştır.
İkincisi; Çerkes soykırımı ilk defa  Birleşmiş milletler üyesi bir ülke olan Gürcistan Parlamentosu tarafından 20 Mayıs 2011 tarihinde kabul edildi. Bu Çerkeslere adeta altın bir tepside sunulmuş olan bir siyasi kazanımdır. Gürcistan’ın böyle bir kararı niçin aldığının bir önemi yok. Önemli olan bu karardan Çerkeslerin ne kazandığı ve kazanacağıdır.
Gürcistan süreci devam ettirmiş ve Tiflis’te bir Çerkes Kültür Merkezi açmıştır.
Çerkes tarihi ve soykırımı açısından en önemli belgeler Gürcistan arşivlerindedir. Gürcistan arşivlerini de araştırmacılara açmıştır.
Ayrıca, Gürcistan Çerkes Soykırım Anıtı yapılması için bir de yarışma düzenlemiştir. 25 Kasım 2011 tarihine kadar eser sahipleri bu yarışmaya katılabilecekler. Bu anıt Gürcistan’ın Anaklia kentine dikilecek.
Ben de yapılacak bu anıtla ilgili yarışmada seçiciler kurulu üyeliğine seçildim.
Geçen hafta Gürcistan Dışişleri Bakanlığından, Gürcistan Diyaspora Bakanı Mirza Davitia’nın “Soykırım Anıtı Seçiciler Kurulu Üyeleri”yle tanışmak istediğini belirten bir mail aldık.
11.11.2011 Cuma günü Ataköy Sheraton Otelinin bir salonunda buluştuk. Hemen belirteyim ki toplantıya hiçbir grup veya yapı adına değil, kendi adıma katıldım. 15 kişilik katılımcı grup son derece değerli, gerektiğinde taşın altına elini sokmaktan çekinmeyen kişilerden oluşuyordu.
Sayın Davitia son derece genç, dinamik, bilgili ve diplomatik disipline sahip bir devlet adamı. Sayın bakan hepimizle tek tek tanıştı ve fikirlerimizi aldı. Bir siyasetçiye sorulabilecek herşey sayın bakana soruldu. O da bu sorularımızı içtenlikle yanıtladı.
Öyle görülüyor ki, Çerkesler ilk defa devlet bazında siyasi bir müttefik kazanmış durumdalar.
İki saatlik toplantının sonrasında sayın bakanın söyledikleri şu cümle ile özetlenebilir: “Bundan sonra iş Çerkeslere düşüyor. Çok çalışmak zorundasınız.”
Evet bundan sonra çok çalışarak “Ulusal politikalarımızı oluşturmak zorundayız”!
Oluşturduğumuz politikaları hayata geçirmek zorundayız !
Gürcistan parlamentosunun kabul ettiği “Çerkes Soykırımı” kararını teşekkürlerle kabul edip “elde var bir” demeliyiz.
Bu kararı örnek olarak gösterip, önce Türkiye Parlamentosuna, daha sonra da başka devletlerin parlamentolarına taşımak zorundayız !

Post Views: 12

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir