BALKAR SELÇUK
Kahvehanede oturan üç beş Çerkes, içlerinden daha saf olanı makaraya almış zaman geçiriyorlarmış.
Saf olanını bir süre konuşturmuşlar. Konu Kürtlere Öcalana gelmiş işte. Bizimki şöyle katil, böyle terörist, bebek katilleri diye açmış ağzını yummuş gözünü.
-“Hajı öyle diyonda…” demiş içlerinden birisi ve eklemiş ”Öcalan’ın anası Çerkesmiş, duymadın mı?”
Bizimki kontrayı yiyince durmuş önce. Az önceki gibi rahat saydıramayacağını anlamış. Şimdi Öcalan’a küfretse bir ucu Çerkeslik belasına kendisine dokunacak; etmese başladığı söyleme ters düşecek. Şöyle bir yutkunmuş, cigarasından bir nefes çekmiş ve biz Uzunyaylalıların sıkça kullandığımız o meşhur repliği Uzunyaylanın mizah literatürüne indirivermiş:
– “Velehi si qoş adam kendi davasında haklı yani!” deyivermiş.
Böylece hem Öcalan ile arasına bir dava dolayısıyla mesafe koymuş, hem de daha önceki olumsuz sözlerini de etkisizleştirmiş bizimki.
Bu fıkrayı bana Uzunyayla’da ÇHİ hareketine baştan beri omuz veren, partimizin de kurucuları arasında yer alan genç aktivist Şogen Talat anlatmıştı. Uzunyaylanın öykünülemez Çerkes şivesini mükemmel derecede taklit eden bir dostumuz kendisi.
Dün HDP eş başkanı KAFFED’i ziyaret ettiğinde aradı Şogen Talat.
– “Ne düşünüyorsun, Demirtaş KAFFED’i ziyaret etmiş” deyince,
– “Velehi si qoş adam kendi davasında haklı yani!” deyiverdim. Gülüştük.
Talat ekledi:
– “Peki ama neden bu adamlar ÇDP dışında herkese mavi boncuk dağıtıp duruyorlar. Bunu anlamıyorum ben” dedi.
– “Bilemiyorum” dedim. “Belki de adamlar partiler ve siyasetler üstü olmaktan mutlu oluyorlardır.”
İşte Türkiye’nin girdiği yeni dönem böyle bir dönem. Siz her ne kadar biz siyaset üstüyüz deseniz de siyaset gelip sizin kapınızı çalıveriyor. Şimdi son iki yılımızı KAFFED’e laf anlatmaya çalışarak geçirdiğimizi görüyorum. Gelin ÇERKES-FED ile KAFFED birleşelim bir Konfederasyon olalım. Sonra bu yapının üzerine tüm Türkiye Çerkeslerini kucaklayacak bir parti kuralım dediğimizde kulağının üstüne yatan KAFFED, şimdi kendisi siyasi partilere ucunu yakıp mektup gönderiyor. Tabii barajı aşıp aşamayacağı belli olmayan HDP dışında bu çağrıya cevap veren de olmuyor.
KAFFED’in şu anki tavrı hangi siyasi parti yüzünü ona çevirse yarım bir ağızla:
– “Sizin partide bir kaç Çerkes milletvekili olaydı iyiydi” demekte.
– “He canım, başka ne istersiniz?” diyesi geliyor insanın.
Bir yandan AKP’nin aday adaylarına mavi boncuk takacaksın, bir yandan takımdan ayrı düz koşu yapar gibi “asıl en bağımsız benim” diyenlere yardım kampanyası başlatanları destekleyeceksin. Öte yandan HDP ile aynı kareye girip “Birkaç Çerkes milletvekili de HDP’de olaydı iyiydi!” aslında diye iç geçireceksin.
Hem karnım doysun, hem pastam dursun olmaz. Dünya böyle dönmüyor.
Mutluluğu başka bedenlerde arayan küskün aşıklar gibi bu KAFFED.
Çıktığı bu yolda kendilerine mutluluklar dilerim.
Şimdiden Çerkes kitlelerinden yedikleri küfür KAFFED’den Diyarbakır’a yol olur. Ne gerek vardı bu kadar kasmaya? Başka bedenlerde mutluluğu kovalamak yerine kendi halkına ve kendi gücüne yaslansan da siyasete birlikte girsek olmaz mıydı?
HDP’ye gelince… Onu ayrı bir yazıda ele alalım. Ve şimdilik:
“Velehi si qoş adamlar kendi davalarında haklı yani!” diyelim.
Post Views: 16
