Üst Akılcılar

MUSTAFA SAADET

Birkaç yıl önce yönetim tarafından “Akil İnsanlar “ adı verilen bir oluşum kurularak sanat, bilim, yazım… gibi konularda akil olduklarına inanılan insanların görüşlerine başvurulmuş, bu şekilde doğru neticelere ulaşılacağı zannedilmiş ise de sonuç pek istendiği gibi olmamıştır.

Çerkeslerin bazıları da  bu  uygulamanın “çakma” versiyonunu sürüme sokarak, Xabze, Xase, Thamate gibi günümüzün modern hayatına adapte edilememiş, içi boşalmış ve uygulanabilirliği kalmamış kavramların arkasına saklanarak “ Üst Akıl” gurupları oluşturmak suretiyle, her şeyin kendileri ile istişare edildikten sonra uygulanması gerektiği görüşünü yaymaya başlamışlardır. Kendileri dışında hiçbir kuruluş ve hiçbir icraata olumlu bakmayan, sonuç odaklı hiç bir pruje ortaya koyamayan kerameti kendinden menkul bu zevatın yaptığı tek şey kaba muhalefet ve karalamadır.

Akil insanlar içinde hiçbir Çerkesin bulunmayışı, toplumumuzda “ üst akıl” sahibi insanımızın olmadığı düşüncesini akla getirmekte, en azından devlet yönetiminin kanaatinin bu doğrultuda olduğunu düşündürmektedir.

En başat tezlerini thamatelik üzerine odaklamışlar. Oysa thametelik kavramının içi bugün tamamen boş olduğu gibi eskiden de çok dolu değildi. Eski zamanlarda okur-yazar olmayan Çerkesler bilgi birikimlerini yazıya dökerek gelecek nesillere aktarmadıkları için, yaşlıların görüp geçirdikleri tecrübelerden istifade etmek maksadıyla kendilerine danışılır ve saygı gösterilirdi. Ancak bu yaşlılar yaşadıkları tecrübe ve fikirleri çok dar bir alanda (köy veya köyler sınırında) istihsal ettikleri için dünyanın gidişatı ve literatür hakkında hiçbir bilgiye sahip olmazlardı. Bu nedenle topluma faydalı olamamış, bu yüzden Çerkesler çokça şikayet ettiğimiz bugünkü duruma düşmüşlerdir.

Yaşlılara saygı ve saygıda kusur etmemek elbette bir insanlık görevidir. Fakat,  Thamatelik yaşla izah edilebilecek bir kavram olmaktan çok seneler önce çıkmıştır. Thamate, dünyadaki gelişmeleri takip eden ve bunların olumlu olanlarını ileriye gitmesi için mensup olduğu topluma adapta eden ve kendi toplumunu ileri toplumların ulaştığı seviyenin üzerine çıkarmaya çalışan kişi veya kişilerdir. Türkçedeki  “Akıl yaşta değil baştadır” sözü bu hususu çok kısa ve veciz şekilde ifade etmektedir.

Ayrıca hiç kimse yeri doldurulamaz değildir.

İstişare etmek tabii ki faydalıdır. Kurumlar, aynı görüş ve becerideki kimselerin istişareleri ile kurulmaktadır. Kuruluşların yönetimlerinin, yönetim haklarını başkaları ile paylaşmaları hayatın gerçekleri ile uyuşmadığı gibi, yasal da değildir.

Son günlerde “bize sorulmadı”, “xaselere sorulmadı” şeklindeki hayıflanma ve suçlayıcı söylemler gülünç olmaktan öte gitmemektedir.

Sürekli muhalefet etmek yerine olumlu ve yararlı bilgileri ile topluma faydalı olabilecek hemşerilerimizin az olmadığı düşüncesi ile iyi günler diliyorum.

Post Views: 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir