Anmalar Öncesinde Artan Baskılar
Analiz
Hafıza, Yasaklar ve İki Farklı Model
2026’daki 21 Mayıs anmaları, Kafkasya coğrafyasında tarihsel mirasa yaklaşımda iki taban tabana zıt modelin varlığını net bir şekilde ortaya koydu: Kuzey Kafkasya’daki Rusya Federasyonu’na bağlı cumhuriyetlerin “kısıtlayıcı/güvenlikçi” yaklaşımı ile Abhazya Cumhuriyeti’nin “resmi/bütünleştirici” modeli.
Kuzey Kafkasya’da Çelişkili Retorik ve Güvenlikçi Refleksler
Nalçik gibi tarihi merkezlerde resmi makamlar “kamu düzeni ve güvenlik” gerekçesiyle anma yürüyüşlerine idari barajlar ve engeller çıkarırken, Çerkes toplumu bu etkinliklerin siyasi bir gösteri değil, kültürel kimliği yaşatma hakkı olduğunu vurguluyor.
Tarihî travmaların idari baskılarla ortadan kaldırılamayacağı ortadadır; barışçıl anmaların sınırlandırılması toplumsal gerilimi ve yabancılaşmayı daha da artırmaktadır. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kazbek Kokov örneğinde görüldüğü üzere, resmi söylemde acının kabul edilip pratik sahada yürüyüşlerin baskılanması, yönetimin hafıza siyasetindeki derin çelişkisini ve samimiyet testini gözler önüne sermektedir.
Abhazya Modeli: Devletleşen Hafıza ve Diasporik Köprü
Kuzey Kafkasya’daki baskıcı havanın aksine Abhazya (Sohum), tarihi hafızanın bir tehdit unsuru değil, toplumsal bir harç ve devlet meşruiyeti haline getirilebileceğini kanıtlamaktadır. Devlet Başkanı Badra Gunba ve devlet erkanının en üst düzeyde katılım gösterdiği anmalar, sürgün trajedisini devletin kurucu anlatısının merkezine yerleştirmektedir.
Abhazya, 21 Mayıs’ı bir güvenlik krizi olarak değil, kendi varoluş mücadelesinin tarihsel kökü olarak okumaktadır. Gençlerin geleneksel kıyafetler ve bayraklarla yürümesi hafıza aktarımını resmi güvenceye kavuştururken; denize bırakılan çelenkler ve yakılan Nart ateşi, diaspora ile anavatan arasında güçlü bir manevi köprü kurmaktadır. Sohum’daki bu kucaklayıcı yaklaşım, devletlerin halkın hafızasına sahip çıkarak itibar kazanacağının somut bir örneğidir.
Sonuç: Sembolik Alanların Gücü
2026’daki gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki; polisiye tedbirler etkinliklerin biçimini değiştirebilse de, toplumların geçmişleriyle ve adalet arayışlarıyla kurduğu derin bağı ortadan kaldıramaz. Gerçek toplumsal barış ve uzlaşı, hafızayı bastırmakla değil, Abhazya örneğinde olduğu gibi onu selamlamak ve anlamakla mümkündür.
Kabardey-Balkar’ın başkenti Nalçik’te 21 Mayıs öncesinde güvenlik güçlerinin çok sayıda kişiye “izinsiz toplu etkinliğe katılmama” yönünde uyarılar verdiği bildirildi. Aktivistler, bu uygulamaların geleneksel anma yürüyüşünü engellemeye yönelik olduğunu savundu. Bazı kişilere verilen belgelerde, yürüyüşe katılmaları halinde idari ve cezai sorumluluk doğabileceği yönünde ifadeler yer aldığı belirtildi.
İronik olan ise aynı gün Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kazbek Kokov’un yayımladığı mesajda Kafkas-Rus Savaşı’nı Çerkes halkı için “en trajik dönemlerden biri” olarak nitelemesi ve sürgünün yol açtığı büyük insani kayıpları kabul etmesiydi. Ancak yetkililerin sözlü olarak acıyı tanırken, bu acının kamusal alanda ifade edilmesini engellemesi dikkat çekti.
İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcileri, bu uygulamaların kamu düzenini koruma amacından ziyade insanları caydırmaya yönelik önleyici baskı yöntemleri olduğunu ileri sürdü. Kabardey-Balkar İnsan Hakları Merkezi ile bir kısım aydın ve akademisyenler, Cumhuriyetin Başkanı Kazbek Kokov’a çağrıda bulunarak güvenlik güçlerinin uygulamalarına müdahale edilmesini istedi. Çerkes aktivistler ise yürüyüşün siyasi bir gösteri değil, geçmişte yaşanan kayıpları anma amacı taşıyan barışçıl bir etkinlik olduğunu vurguladı. Nalçik’te Mumlar Yakıldı, “Hayat Ağacı” Önünde Anma Yapıldı
Geçmiş yıllarda Nalçik’teki yürüyüşlerde gözaltılar yaşanmış ve bazı katılımcılar hakkında idari işlemler uygulanmış olmasına rağmen, anma programlarının önemli adreslerinden biri bu yıl da “Hayat Ağacı” anıtı oldu. Yaklaşık bin kişi, tren garından başlayarak Lenin Caddesi boyunca yürüdü ve ardından “Hayat Ağacı” anıtı önündeki programa katıldı.
Burada düzenlenen törende 101 mum yakıldı, şiirler okundu, Çerkes halk ezgileri seslendirildi. Katılımcılar, savaşın ve sürgünün yalnızca geçmişte kalmış bir tarih olmadığını, bugün de kültürel hafıza ve kimlik üzerinde etkisini sürdürdüğünü ifade etti. Konuşmacılar, savaş sonrasında nüfusun büyük bölümünün anayurtlarından sürgün edildiğini ve milyonlarca insanın dünyanın farklı bölgelerine dağıldığını vurguladı. Program, dua, saygı duruşu ve anıta çelenk bırakılmasıyla sona erdi.
Etkinliğe katılanlar, özellikle genç kuşakların anma törenlerine katılmasının kimlik ve kültür aktarımı açısından önemli olduğunu belirtti. Bazı katılımcılar ise kendi aile hikâyelerinin de savaş ve sürgünle şekillendiğini anlatarak, farklı ülkelere dağılan Çerkes ailelerinin yıllar sonra yeniden bağ kurmaya çalıştığını ifade etti.
Çerkessk’te Hafıza ve Gelecek Vurgusu
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nin başkenti Çerkessk’te de savaşın kurbanları için anma törenleri düzenlendi. Memorial alanında gerçekleştirilen törende hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu, çiçekler bırakıldı ve gün boyunca çeşitli anma programları yapıldı.
Katılımcılar, 21 Mayıs’ın yalnızca bir yas günü olmadığını; aynı zamanda barışın ve halkların birbirlerinin acılarını anlamasının hatırlandığı bir gün olması gerektiğini söyledi. Bazı genç katılımcılar ise anma törenlerinin kültürel kimliğin korunması açısından önemli olduğunu belirterek, geçmişi bilmeden geleceğin kurulamayacağını ifade etti.
Adigey’den Barış Mesajları
Adigey Cumhuriyeti’nde 21 Mayıs, XIX. yüzyıldaki Rus-Kafkas Savaşı’nın kurbanlarını anma ve yas günü kapsamında düzenlenen etkinliklerle anıldı. Adigey’in başkenti Maykop’ta Kafkas Savaşı kurbanları için anma programı düzenlendi. Puşkin Halk Evi’nde gerçekleştirilen törende konuşan Adigey Başbakan Yardımcısı Mahmud Tlehas, bu günün savaşta hayatını kaybedenleri hatırlamak açısından önemli olduğunu söyledi.
Anma töreninin ardından bölge sanatçılarının katılımıyla konser düzenlendi. Ayrıca “Birlik ve Uzlaşma” anıtı önünde mumlarla yapılan anma etkinliğinde ağıtlar ve hatıra ezgileri seslendirildi.
Krasnodar Kıyılarındaki Çerkes Köylerinde Geleneksel Anmalar
Karadeniz kıyısındaki Şapsığ Çerkeslerinin yaşadığı bölgelerde भी anma toplantıları gerçekleştirildi. Soçi çevresindeki Golovinka ve Büyük Kıçmay gibi yerleşimlerde düzenlenen etkinliklerde yaşlılar, gençler, sivil toplum temsilcileri ve yerel yöneticiler bir araya geldi.
Katılımcılar atalarını andı, anıtlara çiçek bıraktı ve kültürel programlara katıldı. Genç Çerkesler için özellikle ana dilin korunması, tarih bilgisinin aktarılması ve kültürel değerlerin yaşatılması önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Abhazya’da Rus-Kafkas Savaşı Kurbanları Anıldı: Meşaleli Yürüyüş ve Anma Töreni Düzenlendi
Abhazya’nın başkenti Sohum’da 21 Mayıs Rus-Kafkas Savaşı Kurbanlarını Anma Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, XIX. yüzyıldaki savaş ve sürgün sürecinde hayatını kaybedenler anıldı. Törenlerde tarihî hafızanın korunması ve kültürel bağların yaşatılması mesajı verildi.
Sohum’da, Kafkas Savaşı kurbanlarını anma günü dolayısıyla geniş katılımlı etkinlikler düzenlendi. Rus-Kafkas Savaşı’nın sona ermesinin 162. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen programlarda, savaş sonrası yurtlarından ayrılmak zorunda kalan Abhazlar ve hayatını kaybedenler anıldı.
Anma programı, gençlerin Sergey Bagapş Meydanı’ndan Mahacirler Anıtı’na gerçekleştirdiği meşaleli yürüyüşle başladı. Geleneksel kıyafetler giyen katılımcılar, Abhaz ve Çerkes bayraklarının yanı sıra Kafkas halklarını simgeleyen flamalar ve aile tamgaları taşıdı.
“Mahacirler Anıtı” önündeki törene Abhazya Devlet Başkanı Badra Gubna, devlet yetkilileri, milletvekilleri, hükümet üyeleri, mahacirlerin torunları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Törende çiçekler bırakıldı, şiirler okundu ve Abhazya Devlet Koro Topluluğu tarafından sürgün temasını işleyen eserler seslendirildi. Gelenek gereği denize çelenkler bırakılırken, Mahacirler Sahili’nde Nart Ateşi yakıldı. 2010 yılında açılan Mahacirler Anıtı, Abhaz sanatçı Gennadi Lakoba tarafından yapılmış ve yeniden doğuş arzusunu simgeleyen bronz atlı figürlerden oluşturulmuştu.
KAFKASYA CUMHURİYETLERİ LİDERLERİNİN AÇIKLAMALARI
Ortak Hafızada Söylem ve Eksen Farklılıkları
21 Mayıs’ın 162. yılında Kafkasya’daki liderlerin açıklamaları dengeli bir şekilde incelendiğinde, coğrafi ve siyasi statülere göre şekillenen belirgin bir eksen farkı göze çarpmaktadır:
– Kuzey Kafkasya Ekseni (Federasyon Modeli): Rusya Federasyonu’na bağlı Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkesya liderleri, tarihi trajediyi ve halkın dinmeyen acısını kabul eden bir dil kullansalar da anlatıyı hızla “etnik uyum, iç istikrar ve gelecek inşası” zeminine çekmektedirler. Savaşın faturasını geçmişteki “jeopolitik çıkarlara” kesen ve metinlerin sonuna güncel askeri operasyon selamlamalarını ekleyen bu yaklaşım, tarihi hafızayı Federal Rusya’nın bugünkü güvenlik ve dış politika çizgisiyle uyumlulaştırma çabasını barındırır.
– Abhazya Ekseni (Kurucu Devlet Modeli): Bağımsız bir devlet yapısına sahip olan Abhazya’da ise retorik tamamen “uluslaşma, dil/kültür savunması ve diasporik bütünleşme” üzerine kuruludur. Devlet Başkanı Gunba’nın mesajı, sürgünü sivil ya da bastırılması gereken bir risk olarak değil; devletin resmi, kurucu ve birleştirici hafızası olarak konumlandırır. Sohum yönetimi, 21 Mayıs’ı dünyadaki milyonlarca soydaşını “ortak vatan” şemsiyesi altında bir araya getiren küresel bir kimlik köprüsü olarak değerlendirmektedir.
Kuzey Kafkasya’da Birlik, Beraberlik ve Konjonktür Vurgusu
Çerkes Sürgünü ve Soykırımı’nın 162. yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin liderleri, yayımladıkları resmi mesajlarda Kafkas Savaşı kurbanlarını anarak birlik, beraberlik ve barış çağrısında bulundu. Liderler, tarihi acıları kabul ederken geleceğe yönelik istikrar mesajları verdiler.
Adıgey Cumhuriyeti Başkanı Murat Kumpilov, 21 Mayıs’ın nesiller boyu derin izler bırakan büyük bir trajedi olduğunu ifade etti. Kumpilov, bu kadim topraklarda kalıcı barışın sağlanması için etnik ve dinler arası uyumu titizlikle koruma sorumluluğuna dikkat çekti.
Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Lideri Kazbek Kokov, geçmişte yaşanan büyük acılara rağmen Çerkes halkının sarsılmaz bir bilgelik ve metanetle ayakta kalmayı başardığını vurguladı. Kokov, geçmişin yasını tutarken aynı zamanda güçlü bir birlik ve beraberlik içinde geleceği inşa etmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Karaçay-Çerkesya Cumhuriyeti Lideri Raşid Temrezov ise Kafkas Savaşı’nın dönemin küresel güçlerinin jeopolitik çıkarlarının bir sonucu olduğunu hatırlattı. Temrezov, bu tür trajedilerin tekrarlanmaması için halkların en büyük gücünün karşılıklı saygı, iç bütünlük ve dayanışma olduğunu ifade etti.
Dikkat çeken ortak bir detay olarak; her üç Kuzey Kafkasya lideri de açıklamalarının sonunda, güncel cephe hattında (Ukrayna’da) görev yapan askerleri selamlayarak federal yönetimle olan dayanışma ve bağlılık vurgusunu yineledi.
Abhazya Lideri Gunba: “Tarihimizin En Acı Sayfası ve Ortak Vatan”
Abhazya Devlet Başkanı Badra Gunba, Rus-Kafkas Savaşı kurbanlarını anma günü dolayısıyla Abhaz halkına hitaben kapsamlı ve duygusal derinliği yüksek bir mesaj yayımladı. Sürgünün Abhaz halkının tarihinde silinmez izler bırakan bir trajedi olduğunu belirten Gunba, muhacirlik yıllarında ana vatanlarını trajik şartlar altında terk etmek zorunda kalan ataları özel bir hassasiyet ve acıyla andıklarını ifade etti.
Gunba, mesajında şu vurgulara yer verdi:
“Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, yaşanan kayıpların acısı dinmiyor. Vatanlarından uzakta, sürgün yollarında hayatını kaybedenlerin hatırasını yaşatmak en büyük vazifemizdir. Atalara duyulan sevgi nesiller boyunca aktarılmalı; çünkü bu sarsılmaz bağ, Abhaz halkının ana dilini ve kültürünü korumasında en önemli kalkanı oluşturmaktadır.”
Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan geniş bir diaspora nüfusuna sahip olduklarını hatırlatan Gunba, “Diasporadaki kardeşlerimiz nerede olurlarsa olsunlar Abhazya ile bağlarını sürdürmektedir. Çünkü Abhazya bizim ortak vatanımızdır” diyerek tüm dünyaya birlik mesajı gönderdi. Bağımsız Abhazya’nın, halkın etnik kimliğini, dilini ve özgün kültürünü koruduğu güvenli bir yuva olduğunu söyleyen devlet başkanı, vatan sevgisinin geleceğe olan inancı güçlendirmesini dileyerek sözlerini sonlandırdı.
Post Views: 28
