MURAT ÖZDEN
Çerkes Diaspora tarihinde Balıkesir’in Gönen ve Manyas Çerkeslerine uygulanmış asimilasyon, inkar ve imha politikaları anlaşılmadan Türkiye Çerkesleri’nin neden bu kadar yoğun bir biçimde yok olduklarını anlamak mümkün değildir.
Ben Balıkesirin Gönen ilçesinin Balcı Köyünde doğdum. Balcı Köyü iki mahalleli bir köy. 30 Hanesi Çerkes, 60 hanesi ise Tatar. Doğduğum köyden bir Çerkes Köyü olan Üçpınar’a evlenen halamın çocuğu olmadığı için onun evladı manevisi oldum ve orada büyüdüm. Annem bir Çerkes Köyü olan Bayramiç’ten Balcı Köyünün Çerkes Mahallesine gelin gelmiş. Benim Gönen’de üç tane köyüm var. 1923 sürgününü yemiş o insanlarla bir arada yaşadığım için onların korku psikolojisini çok iyi biliyorum.
İşte bu benim doğduğum 30 hanelik Çerkes Mahallesinden Yüzellilikler listesine tam beş kişi girmiş. Bildiğiniz gibi Yüzellilikler Lozan Barış anlaşmasına konan af maddesi dışında tutulan yüzelli kişi. Mecliste onaylanan bu yüzelli kişilik hainler listesinde Balcı Köyü’nden tam beş kişi vardır. Yani bir ülkedeki hainlerin yüzde üçü sadece otuz hanelik Çerkes mahallesi Balcı’dan çıkmıştır. Yazının başlığını oluşturan Arap Mahmut büyük Amcazademizdir ve Habraçü sülalesine mensuptur. Neden Yüzellilikler listesine alındığını bir türlü çözemediğimiz amcazademiz Arap Mahmut’un Ethem’in has adamı olduğunu Şaduman Halıcı’nın Ethem isimli kitabından öğrendik. Arap Mahmut Yüzellilik listeye Ethem ve avanesi kategorisinden değil de, diğer eşhas kategorisinden alınmış.
Bilgi olması anlamında Gönen’in Balcı Köyünden Yüzelilik listeye alınan Çerkeslerin listesini verelim :
1-)Gönen’in Balcı köyünden Bekir oğlu Arap Mahmut
2-)Gönen’in Balcı Köyünden Kocagözün Osman oğlu Şakir
3-)Gönen’in Balcı Köyünden Ömer oğlu Eyüp
4-)Gönen’in Balcı Köyünden Topallı Şerif oğlu İbrahim
4-)Gönen’in Balcı köyünden Deli Hasan oğlu Selim.
Gönen’in Balcı Köyü 1923 Gönen-Manyas Çerkes sürgününe gitmemiş ama sürgün tebligatı yapılmış köylerdendi. Ama bölgede söz sahibi, ekonomik durumu iyi kanaat önderleri 150’lik listeye dahil edilip sürülerek ekonomik anlamda bölge Çerkeslerinin beli kırılmıştır.
***
Şimdi Ethem’in hainliğini tescil etmek için yeminli Prof. Şaduman Halıcı’nın Ethem isimli kitabına gidelim.
“1933 sonlarında Ethem dünyanın yeni bir savaşa sürüklendiği kanısındadır ve bu ortamdan yararlanarak eyleme geçme hazırlıkları yapmaktadır. Amacı, sürgünde ya da firarda bulunan Çerkesleri etrafında toplamaktır. Çerkes dostlarına mektuplar yazar. Mektuplardan biri Romanya’nın Köstence kasabası civarında bulunan Toprakhisar’da Ayandan Aliministuyano’nun çiftliğinde kahyalık yapan Bekirığlu Arap Mahmut’a gönderilmiştir. Mahmut, Gönen’in Balcı köyündendir. Yüzellilik listede 130 numara ile yer almıştır. Yani Ethem’in kader arkadaşıdır. Ethem mektubunda şöyle seslenmektedir :
“On senedir diyar diyar dolaşarak perişan olduk. Zalim düşmanlarımızda insaf yoktur. Ne af fikri, ne de Hüsnü muamele arzusu hissedilmiyor. O vatanda bizim de hissemiz vardır. Orada tazyikten, hakaretten, iaşesizlikten bizar olmuş evlat ve akarımız vardır. Verilmeyen şey alınır. Orasını Türkiye’den deniz ayırıyor. Burada ise kara üstündeyiz. Biraderim Pşeuv Tevfik ile işi ince noktalarına kadar düşündük ve Reşit’in de reyini aldık. Semada kara siyasi bulutlar görülüyor. Bir büyük devletin de, eğer kuvvetli olursak muaveneti vaadini aldık. İşi bütün arkadaşlara bildirdik ve Suriye’de toplanmamız lazımdır. Hemen buraya geliniz. Gavur İmamın muavini Lampat’ın (Lampaz Yakup) fena fikirlerine kanmayınız. İçerden aldığım haberler memnuyeti vaciptir. Düşmanlarımıza diş bileniyor. Vaziyet Vahdettin’in zamanına benziyor. Cevabınıza muntazırız.”
Arap Mahmut, Ethem’in bu mektubunu “686” kod adı ile Türkiye’ye muhbirlik yapan Yüzelliliklerden Kiraz Hamdi’ye göstermiştir. Kiraz Hamdi mektubu kendisine vermesini isteyince itiraz etmiş “Aldığımız mektupları geri göndermeye evvelce karar verdik, şayet göndermezsek bize hafiye damgası vuracaklardır. Ben size gösterdim kafidir.” yanıtını vermiştir. Bunun üzerine Kiraz Hamdi, Romanya’daki Çerkesleri kastederek, on yıllık cezanın yeterli olduğunu ve başlarına bela alacaklarını söyleyerek Suriye’ye gitmemelerini öğütlemiştir. Mektubu da kopyalayan Kiraz Hamdi, “Kan kusan ve hasta olan Çerkes hala hayatından vazgeçmiyor” notu ile Türk istihbarat yetkililerine ulaştırmıştır.” (Ethem, Şaduman Halıcı, e-yayınları, s. 401,402)
***
Amcazademiz Arap Mahmut’a Ethem’in yazdığı mektup Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinde bugünlere kadar beklemiş ama bir biçimde çarpıtılmak için olsa bile gün yüzüne çıkabilmiştir.
Biz biliyoruz ki gök kubbe altında hiçbir şey sonsuza kadar gizlenemez ve üstü örtülemez. Ethem meselesinde de Kemalist tarih anlayışını altüst edip onu mahkum edip, her şeyi yerli yerine oturtabilecek gerçek tarihçiler elbet bir gün ortaya çıkacaktır.
Kemalist tarih anlayışına göre şekillendirilmiş tarihimiz, gerçek ve objektif tarih anlayışına göre yeniden dizayn edildiğinde, Türkiye Demokrasi ve İnsan hakları ve kalkınmışlık düzeyi olarak dünyada saygın bir yere gelebilecektir.
Post Views: 13
