MURAT ÖZDEN
3 Şubat 2011 tarihinde, İstanbul – Kadıköy Bahariye Caddesi’nde bulunan Kafkas Pasajında bir kitapçı dükkanında toplanan bir gurup Çerkes bir itiraz geliştiriyordu. AB sürecine yönelmiş gibi görünen Türkiye, Avrupa Birliğine girişin temel kriterlerinden olan Ulusal Azınlıkların Korunması şartını uygulamak zorunda kalmıştı. Bu anlamda Türkiye demokratik açılım sürecini 2009 yılında başlatmıştı.
Kürt, Alevi, Roman açılımları yapılmış ve TRT Kürtçe yayın yapan bir televizyon kanalı açmıştı.
İşte yaşanan gelişmeleri izleyen Çerkesler, devletten ve Çerkes STK’larından bir çıkışı boşuna bekledi. Ancak, ne devletten, ne de Çerkes STK’larında bir çıkış olmaması üzerine itiraz süreci başlatıldı.
Devletin atmış olduğu adımları olumlu bulup destekliyoruz, ancak bu denklemin içerisinde Çerkesler’le birlikte tüm etnik toplulukları kapsamayan bir açılım eksik dolayısıyla yanlış olacaktır deniyordu.
3 Şubat 2011 tarihinde Bahariye Caddesinde küçük bir kitapçı dükkanında toplanan Çerkesler, oluşturdukları harekete “Çerkes Hakları İnisiyatifi-ÇHİ) ismini veriyor ve 12 Mart tarihinde Ankara’da bir miting düzenleme kararı alıyordu.
150 yıldır devletle hep uyumlu olmuş, hiç problem çıkarmamış, hiç bir talepte bulunmamış Çerkeslerin böyle bir çıkış yapması büyük bir şaşkınlık yarattı. En büyük şaşkınlık Çerkes STK’larında yaşandı ve çıkışı yapanların başlarının ezilmesi, itibarsızlaştırılmaları ve önlerinin kesilmesi için var güçleriyle seferber oldular. Ama güçleri yetmedi. Devlet nezdinde bazı kesimlerden itiraz gelse de, o günkü yumuşayan ortamda hoşgörü ile bakıldı. Türkiye halklarının demokrat kesimleri de büyük bir sempati ile meseleye yaklaştı. Çerkes Meselesi Türkiye ve Dünya Kamuoyu nezdinde görünür kılınarak, Çerkeslerin de kanayan bir yarası olduğu anlatıldı.
***
ÇHİ Ankara, İstanbul, Kayseri ve Ahlat Mitinglerini gerçekleştirerek, Çerkeslerin Demokratik taleplerini tüm dünyaya duyurdu. 2012 Şubat ayında Kocaeli Derbent’te düzenlediği “Çerkes Çalıştayı”nı düzenleyerek, devletin Çerkeslerden esirgediği çalıştayı hayata geçirdi. Çerkes Çalıştayı’ndan sonra AB ilerleme raporlarında Çerkeslerin de ismi geçmeye başladı.
Çerkes meselesinin siyasi bir mesele olduğu gerçeğinden yola çıkılarak Ankara’da siyasi parti temsilcileri ile defalarca görüşmeler yapıldı ve kendilerine dosyalar verildi.
Çok büyük bir soykırıma uğramış olan bir halkın çocuklarının yılda bir gün 21 Mayısta sokağa çıkmasının yeterli olmayacağını düşünülerek, bununla ilgili olarak “her ayın 21’inde saat 21’de Rus Konsolosluğu önünde” eylemi başlatıldı. Bu eylem 33 kez tekrarlanarak büyük bir duyarlılık yaratıldı. Bu eylemlerden vazgeçilmesi ile ilgili çeşitli kesimlerden gelen telkinlere şiddetle karşı çıkıldı. Rus Konsolosu Erkhov’un konsoloslukta görüşme talebi reddedildi. Bunun üzerine Başkonsolos Erkhov’u ÇHİ Pera Palas Otelinde ağırlayarak, Çerkeslerin taleplerini diplomatik bir dille bir nota olarak iletti. Erkhov’un Putin’in Türkiye’yi ziyareti esnasında Protesto edilmemesi yönündeki tehdidine karşı, ÇHİ yürütme Kurulu Putin’i Beşiktaş’ta protesto ederek gözaltına alındı.
Bu makalede saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok etkinliği gerçekleştiren ÇHİ, kurumsal yapılar oluşturarak yarattığı görünürlük ve itiraz kültürünün sürdürülebilir olmasını hedefledi.
Bu amaçla oluşturulan, Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, Çerkes Dernekleri Federasyonu ve Çoğulcu Demokrasi Partisi, Çerkeslerin siyasi ve kültürel sorunlarının gerçek çözüm adresi olarak çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Çerkes Dernekleri Federasyonu 21 mayısın gününde, saatinde ve muhatap Rusya Konsolosluğu karşısında anma ve protesto etkinliğini şaşmaz bir pusula gibi gerçekleştirmeye devam ediyor. Ruslan Gvaşev ve Martin Koçesoko’nun uğradıkları haksızlıklara karşı gösterdiği yürekli çıkışı hiçbir Çerkes kurumu gösteremedi.
Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin Türkiye’deki seçim yarışlarına katılması son derece değerlidir. Çünkü Çerkes meselesi siyasi bir meseledir ve ÇDP çözümün anahtarıdır.
Sevgili Dostlar,
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır.
Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
Post Views: 31
