TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN…

MURAT ÖZDEN

Korona günlerinde peş peşe ölüm haberleri alıyoruz. Hem cenazelere katılamamak, hem de geride kalan yakınlarına dokunup acılarını paylaşamamak ayrı bir üzüntü kaynağı oluyor. Pandemi birçok alışkanlığımızı değiştirirken acıları paylaşma şeklini de değiştiriyor.

Sosyal medya mecraları son günlerde felaket tellalı gibi sürekli yakından ya da uzaktan tanıdığımız insanların ölüm ilanı panosu vazifesini görmeye başladı. ”Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun “mesajı yazmaktan neredeyse yorulduk dersek yeridir.

23 Kasım pazartesi sabahı Facebook sayfama baktığımda Sebenuko Ahmet Altunok’un Bahattin Zabun ağabeyimizin Kovid-19 teşhisiyle tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini duyuran haberini gördüm ve çok yakın bir akrabamı kaybetmişcesine üzüldüm. Cenaze, başsağlığı gibi şeyler aklımdan geçti ama korona nedeniyle bunların hiç birinin yapılamayacağını hatırladım. Kime başsağlığı dileyeceğimi öğrenebilmek için Ahmet Altunok’u arayıp oğlu Osman Zabun’un telefonunu aldım ve ne kadar değerli bir insanın oğlu olduğunu hatırlatarak başsağlığı dileklerimi ilettim.

Bir çok insanın hergün ölüm haberini alıyoruz. Ama Bahattin Ağabeyimizin ardından gelen sel gibi başsağlığı mesajları neredeyse onbinlerce denilecek sayıdaydı. Ne kadar çok seveni, sayanı, ardından rahmet dileyeni oldu. Allah herkese bu kadar çok seven geride bırakarak bu dünyadan bu dünyadan ayrılmayı nasip etsin.

Peki, Tisipine Bahattin Zabun ağabeyimizi bu kadar sevdiren şey neydi acaba?
İşte bu sorunun cevabını, onu tanıdığım son on yıllık gözlemlerime dayanarak vermeye çalışacağım. Sanıyorum 2010 yılında ilk defa onu İstanbul Çerkes Derneği’nde görmüştüm. Mükemmel Adığecesi ve xabzeyi içselleştirmiş duruşuyla farklılığını gösteriyordu. Artık onun yaptığı güzel xuaxo’leri kim yapacak?

O yıllarda Çerkeslerin bir meselesi olduğunu anlatabilmek için “Görünür kılınması” gerektiğini savunuyor, Çerkesler’i bir eylemlilik ve hareketlilik içine sokmaya çalışıyorduk. Mitingler,yürüyüşler,toplantılar düzenliyorduk. Vermeye çalıştığımız mesajı en doğru kavrayıp, yerini en önce alanlardan biriydi Bahattin Ağabeyimiz.

O Çerkes kıyafeti, beyaz sakalları ile Çerkes Davasını görünür kılan, yürüyen bir anıt gibi bütün miting ve toplantılarımıza katılarak xuaxolar yaparak, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alıyordu.

Ayrıca hiç bir gurup, dernek, platform ayırımı yapmaksızın, herkesle barışık yapısıyla bütün gönüllerde yer ediyordu.

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin Babugey-Kiremitli köyünde doğan Bahattin Zabun kentleşme akımıyla birlikte İstanbul’a yerleşti. Türkiye Elektrik Kurumu-TEK’ten emekli oldu. Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.

Allah rahmet eylesin.

Onun anısını ve mücadelesini yaşatmak bizlere miras olarak kalandır.

Nurlar içinde yatsın.

Post Views: 18

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir