YARGI KARARININ ÖNEMİ

MUSTAFA SAADET

Çerkesler arasında zaman zaman tartışma konusu yapılan Çerkes Ethem olayına, hukuki açıdan bir yorum yapmak gerekmektedir.
 Malum olduğu gibi, Ethem bir guruba göre kahraman, bazılarına göre ise haindir. Hukuki olarak, olayın yargısız infaz sınırlarında incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir,
Yargısız infaz; bir mahkeme ilamına istinat etmeden bir kimsenin üstün tarafça cezalandırılmasıdır. Bu ceza çoğunlukla karşı tarafın yok edilmesi şeklinde tecelli etmektedir. Yargısız infaz dünyanın her tarafında suçtur. Suçlunun savunması alınır, kanunlar çerçevesinde suçlu bulunursa suçu yüzüne okunur ve cezalandırılır. T.C.  devlet kanalıyla yargısız infaz yapmamıştır. İstiklal mahkemelerinde ve Menemen Olayları’nda kararların adilliği  tartışılır  olmasına rağmen suçlulara savunma imkanı verilmiş ve suçları tefhim edilmiştir.
Teslim olmayanlara, karşı koyanlara yapılan uygulamalar, yargısız infaz niteliğinde değildir.
Yakın tarihte yapılan 2 toplu yargısız infaz olayı Mustafa Muğlalı ve Çerkes Ethem tarafından yapılmıştır.
İsmet İnönü, Muğlalı hakkında bizzat yargılama yapılmasını istemiştir.
Mustafa Muğlalı, Menemen olayları ile ilgili kurulan mahkemede mahkeme başkanlığı  ve Askeri Şura üyeliği yapmış olmasına rağmen, 1943 yılında, basit bir kaçakçılık suçu nedeniyle gözaltına alının 40 kişiden, tutuklanmayıp serbest bırakılan 33 kişiyi kurşuna dizdirmiştir. Kurşuna  dizdirme talimatını verdiğini de mahkemede ikrar etmiştir. 1950 yılında, 33 kişinin kurşuna dizilmesi olayında sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile yargılanmış ve idama mahkum edilmiş ise de yaşının ilerlemiş olması nedeniyle ceza 20 yıla çevrilmiştir. 2. yargılama sırasında vefat ettiğinden dava düşmüştür. Muğlalı’nın başka birçok suçu işlediği de bilinmektedir.
Çerkes Ethem ise, Düzce’de 56 Çerkes ileri gelenini, bırakın yargılanmalarını, savunmalarının alınmasını, suçlarının ne olduğunun tefhim edilmesini, hiçbir şeyden haberleri olmadan, hamamdan peştamal ile çıkan  Ethem’in emri ile orada bulunan ağaçlara asılmış ve cesetleri günlerce ağaçlara asılı bırakılmıştır. Olayın üzerinden 100 yıl geçmiş olmasına rağmen olay hala aydınlığa kavuşturulmamış olup, Çerkeslerin en büyük acılarından olmaya devam etmektedir.
Muğlalı yargılanmış ve suçu yargı tarafından sabit bulunarak idam cezasına çarptırılmış fakat, cezasını çekmeye ömrü müsaade etmemiştir. Fakat, Ethem cezalandırılmadığı gibi, bu konuda nedamet duyduğuna dair hiçbir söylemi de, özür dilemesi de yoktur.
Ethem’i kahraman ilan edip, bu katliamı görmezden gelen ve savunan hemşerilerime olayın vehametini hatırlatmak isterim.
Ethem hakında kitap yazacağını ifade eden, tarafsız yazar Habraçü Murat‘ın (Özden) bilhassa bu Düzce katliamını sarahate kavuşturmasını ve tarihin bir karanlık sayfasının daha aydınlatılmasını, kurbanların isimlerini  tek tek tespit etmesini beklemekteyim.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar zaman aşımına tabi değildir. Nitekim Bosna-Hersek kasapları yargılanmış ve bir hafta önce de Kosova  Cumhurbaşkanı Haci Taci’de aynı suçtan tutuklanmıştır.
Umarım kurbanların mağdur aileleri de, katliamın zaman aşımı olmadığından gerekli girişimlerde bulunarak, bir yargı kararı alırlar ve adalet yerini bulur.

Post Views: 20

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir