MUSTAFA SAADET
Türkiye’de son 5 ayda 10 yeni parti kurulmuş ve mevcut aktif parti adedi 91’e çıkmış durumdadır. Önceden ve yeni kurulan partilerin kurucuları programları ve tüzüklerine bakıldığında, bir kısmının değişik bir programının bulunmadığı, başkanlarını eski politikacılar olduğu, başkanların amaçlarının ise, bir miktar parti üyesine ulaşılabildiği takdirde iktidar şansı olan bir partiye katılarak, bir bakanlık koltuğu kapma sevdasıdır. Örnekleri çokça vardır. Bir kısmı ise belirli gurupların haklarını koruma gayesinde olduklarını belirtip, parti isimleri bu durumu çağrıştırır şekilde belirlenmektedir. (EYT haklarını, işçi haklarını korumaya soyunan vb…partiler gibi.)
Yeni kurulan partilerden “ Güzel Parti “ diğerlerinden tüzüğü ve hitap ettiği kitle bakımından ayrılmakta olup incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
Siyasi partiler tüzüklerinde Türkiye Cumhuriyetini bölücü, belirli zümre ve cemaatlerin tahakkümünü çağrıştıran ifadelere yere veremeyeceği gibi, bu tür faaliyette bulunan partiler Anayasa mahkemesi tarafından kapatılmakta olup, sayısız örnekleri vardır. Bu nedenle parti isimleri bölücülük çağrışımı yapmayacak şekilde tespit edilmektedir. Ancak, ayrı ayrı etnik toplulukların bir parti etrafında kümelenip TBMM’ye temsilci gönderdikleri de fiilen mevcuttur. Bunun en somut örneği de HDP’dir.
Güzel Parti, Roman vatandaşlar tarafından kurulmuş yasal bir partidir. Başkanları Hüseyin Akbulut, kuruluştan önce şehir şehir dolaşarak görüş aldıklarını ve parti kurmanın gerektiği kanaatine vardıklarını beyan etmiştir.
Romanların bir devleti olmamasına ve çeşitli ülkelerde yaşamalarına mukabil Romanya’da bir krallarının olduğu, çeribaşı denilen önderlerinin emirlerine itaat ettikleri yani birlikte hareket ettikleri bilinmektedir. Nitekim Özcan Purçun İzmir’den romanların desteği ile CHP İzmir milletvekili seçilmiştir. Roman olduğunu gizlememekte ve Meclisteki konuşmasının son kelimelerini Romanca yaparak beğeni kazanmıştır. Birlikte hareket etmenin nimetlerinden faydalanan romanlar 30 milyon TL hazine yardımı alarak bu konuda bilinçlenmişlerdir.
Cumhurbaşkanlığı sisteminde de, aynen belediye başkanlığı seçimlerinde olduğu gibi bir oy bile önemlidir. Roman dernekleri önce destek vermekten kaçınmış fakat, sonra hepsi parti kurulmasını desteklemiştir. Türkiye’de 60 dernekleri, 4 federasyonları olan, sayıları 2 milyon civarında olduğu tahmin edilen romanların % 10 Barajını aşıp meclise temsilci göndermeleri imkansız olmakla birlikte, birliktelik sağlamaları halinde ittifaklar sistemi gereği mecliste gurubu bulunan bir parti ile ittifak kurmaları halinde birkaç milletvekili ile mecliste yer almaları ihtimal dahilindedir.
14 Ağustos 2014 yılında kurulan Çoğulcu Demokrasi Partisi, çoğulculuk yanlısı ve bu prensibin herkes için en uygun sistem olduğuna inanan 38 kurucu tarafından kurulmuştur. Kuruluşundan önce ziyaretler yapılmış ve görüşler alınmıştır. Buna rağmen Deklarasyoncular, Beyannameciler; kendilerine danışılmadığı iftiraları ile yayınlar yaparak muhalif olmuşlar ve Haziran 2015 seçimlerinde bağımsız adaylar ile seçime katılan partinin potansiyel oy oranına ulaşılmasını engellemişlerdir. Şimdiye kadar bu muhalif guruplar alternatif bir parti kurarak seçmen karşısına çıkma cesaretini de gösterememişlerdir. Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
Maalesef, olmayan bireysel asalet ön palana çıkarılarak, toplumun esareti unutulmuş ve çıkarları heba edilmiştir.
Görünen odur ki, yapılacak ilk seçimlerde Güzel Parti, hatalarımızı gün yüzüne çıkararak ibret vesilesi olacak ve izlenmesi gereken yol haritasını önümüze serecektir. Fakat kaybedilen zaman hiçbir zaman geri gelmeyecektir.
Post Views: 36
