MURAT ÖZDEN
Rauf Orbay’ın başvekilliği döneminde (30 Ağustos 1922 – 4 Ağustos 1923) çıkarılan men-i şekavet kanununa dayandırılan içişleri bakanlığının Çerkes köylerinin cami kapılarına 2 Mayıs 1923 tarihinde astığı genelge ile başlatılan Gönen-Manyas Çerkes sürgününe hiç kimse karşı çıkamamış, sadece seyretmişti.
Türkiye kurtuluş savaşının gölgede bırakılmış gerçek kahramanlarından Miralay Bekir Sami Günsav’ın Müdafayi Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustos 1923 tarihinde yazdığı, bizzat kendisinin kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
“Ege’de direniş örgütlerken Manyas’dan çağırdığı ilk atlıların aileleri için müdafayi Milliye Nazırı Kazım Beye yazdığı özel mektubu.1923 yılının ilk yarısında mecburi ikamete tabi tutulduğu Daday’dan İstanbul’a döndüğü tarihlerde Gönen-Manyas ilçelerine bağlı olan 14 köyün bakanlar kurulu kararıyla iç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’ya sürülmesi işlemi son aşamasındaydı.
Sürülen 14 köy halkından 50 atlı, Kuvvayı Milliye örgütlenmelerinin henüz başında, Bekir Sami Beyin çağrısı ile Salihli’te gelip Kuvvayı Milliye’ye katılmışlar kendisi Bursa’ya dönerken de bunların çoğunu Salihli’de bırakmıştı. Bursa’ya geldikten sonra da Manyas köylerinden bir kaç yüz kişi daha göreve çağırmış ve bunlardan pek çok kişi de şehit olmuştu.
Sürgünü uygulayanlar suçlu-suçsuz ayırımı yapmadıkları için o şehitlerin anne-baba eş ve yetim çucukları da kafilelerle götürülmüşlerdi. Bu durumu öğrenince çok üzülen Bekir Sami Bey, o tarihlerde Müdafayı Milliye Vekili olan ve geçmiş durumu yakından bilen Köprülü Kazım Paşa’ya 11Ağustos 1923 tarihinde Üsküdar’dan şu özel mektubu yazarak o masum insanların köylerine iadelerini talep eder.
Özel Mektup
Üsküdar 11.8.1923
Müdafayi Milliye Vekili
Kazım Paşa Hazretlerine
Muhterem Efendim,
Vatanımızın uçuruma yuvarlandığı ilk kara günlerde ilk ortaya atılan halaskâran (kurtarıcı) arkadaşlar meyanında gerek hastalığım ve gerekse inziva esnasında zat-ı devletlerinden görmüş olduğum muavenet ve müzahereti her vakit bir hissi Şükran’la derhatır ediyorum.
Vaktiyle Bursa’dan, Balıkesir’de zat-ı alinize keşide ettiğim telgraf, Çerkezci olmadığıma ve vatan meselesinin nazarımda her şeyin fevkinde bulunduğuna beliğ bir şahittir.
Bu cihetleri derhatır ettikten sonra asıl meseleye şüruğ edeceğim.
Bidayette Salihli’de teşkilata başladığım vakit mahalli ahalinin maneviyatını yükseltmek maksadıyla maskatı resim olan Manyas’tan 50 atlı talep etmiştim. Bursa’ya geldiğim zaman bunların pek azını getirmiştim.
Bilahare bunlar, Manyas’tan bir kaç yüz kişi ile takviye edilmişti.
Muhtelif mahal ve mevkilerde bu adamlardan şehit düşenler vardır.
İlk bu şehitlerin eytam(yetim) ve eramili (dul eşleri) de Manyas tehciri esnasında tefrik edilmeyerek, muhacirin kafileleri ile sevk edilmiş olduğunu esefle muttali oldum.
Adedi pek çoğa varmadığını zannettiğim bu bedbaht aileleri mahallerine iade etmek,tefrik etmek meselesi, o kara günlerin kumandanları bulunmak hasebiyle zat-ı devletiniz için de, Ali Fuat Paşa için de, bendeniz için de bir namus ve vicdan ve vatan borcu teşkil etmektedir.
Harekat-ı Milliye’nin bidayetinden nihayetine kadar vazife-i vataniyelerinin ifasında sadakatle devam etmiş yukarıda zikredilen Çerkezler’den berhatat kalanlar, şehit arkadaşlarının ailelerini bilirler.
Bendeniz listesini tertip ettiriyorum. Harb-i Umumi’de muhtelif cephelerde şehit düşmüş, uzaktan ve yakından bendenize nisbet ve karabetler bulunan ve sırf kadın çoluk çocuktan oluşan o ailelerin iadesini talep ediyorum.
Yalnız ve yalnız emirlerimle, ilk kara günlerde, İstiklal ve vatan uğrunda şehit düşen fedakarların eytam ve aramilinin mahallerine iadesiyle terfisini zat-ı devletlerinden hasseten rica ediyorum.
Cevabınızı intizaren hürmet ve samimiyetle gözlerinizden öperim efendim.
Miralay Bekir Sami “
Kaynak: “Miralay Bekir Sami Günsav’ın Milli Mücadele Anıları-Türk Tarih Kurumu Yayınları shf 1250-1251 Muhittin Ünal”
Post Views: 8
