TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER

EROL KILIÇ KUTELİA

Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamit’in basına uyguladığı sansürü her zaman her ortamda dile getiren, bunu acımasızca eleştiren Kemalistler, 4 Mart 1925 tarihinde ilan edilen Takrir-i Sükûn Kanunu’nu hiç dikkate almazlar.

Bu riyakarlığın, iki yüzlülüğün ta kendisidir. Riyakarlığın, iki yüzlülüğün önde bayrak tutanları Kemalistler Takri-ri Sükûn Kanunu’nu yok görürler.

İstiklal Savaşı’nın  destekcileri  önce basını susturdular. Tevhid-i Efkar, İstiklal, Aydınlık, Son Telgraf, Sebil-u Reşat, Orak Çekiç, Tanin, Vatan, Sada-yı Hak, Sayha, İstikbal gibi gazeteleri kapatıp Türkiye’de basın hayatında tekel oluşturdular. Kitap ve gazete kağıtlarının satışlarını dahi kendi imtiyazlarına aldılar.

Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.

Kendilerine muhalif, kendileri gibi düşünmeyenlerin yurtiçinde yayınladıkları gazete, mecmua, dergileri kapattılar, kitapları toplattılar.

Yine kendi tektipci politikalarına uymayan, asimilasyoncu metodları eleştiren gazete, mecmua, kitap ve dergilerin Türkiye’ye girmesini yasakladılar.

Türkiye’ye girmesi yasaklanan gazete, dergi, mecmua ve kitaplardan, Kafkasya coğrafyasına, Kafkas kültürüne, Kafkas halklarına yönelik yazılı basın da nasibini aldı.

Özetle Kafkas coğrafyasına, Kafkas Kültürüne, Kafkas halkına yönelik yayın yapıp bu anti-demokratik kanununa takılan mevküteleri şöyle sıralıyabiliriz.

– Fransada yayınlanan “Kafkas Eli” mecmuası

– Polonyada yayınlanan “Yedi Yıldız” gazetesi

– Fransada ingilizçe yayınlanan “Quarterly” gazetesi

– İstanbulda yayınlanan “Kafkas Almanağı”

– Fransada yayınlanan “Zarya Kafkas” dergisi

– Fransada yayınlanan “Yeni Kafkas” mecmuası

– Yunanistanda yayınlanan “Yarın” gazetesi

– Yunanistanda yayınlanan “Müdafai İslam” gazetesi

– Bulgaristanda yayınlanan “Koca Balkan” gazetesi

– Gürcistanda lazça yayınlanan “Mçita Murutsi” dergisi

– Abhazyada yayınlanan “Apsnı Kapş” gazetesi

– Suriyede latin harfleri ile yayınlanan  “Çerkes Alfabesi”

– İngilterede yayınlanan “The İslamic Review” mecmuası

– Fransada  fransızça ve rusça yayınlanan “Kavkaz- le Causase” dergileri

Bu listeyi dahada uzatabiliriz.

İnsan oğlunda EMPATİ duygusu en kutsal duygularından biridir.

Empati duygusunu Kemalistler’de aramak, şeytanda iman aramaya benzer.

Takrir-i Sükûn Kanunu, dijital teknolojinin geliştiği, internetin yaygınlaşıp hızlanması ve kolaylaşması ile günümüzde uygulanması pratik görmesi mümkün değildi.

Sosyal medya ortamında bilgiye, habere ulaşmak artık çok kolaylaştı.

Kemalistler artık teknolojiye ve anadilim, kültürüm, halk bilimim (folklör) kimliğim diyen halklara ve bu halkların çile çeken, eziyet gören kanaat önderlerine mağlup oldu.

Kemalist ve Sebetaistlerin Türkiye coğrafyasında basın-yayın organları üzerindeki tekelleri ve imtiyazları dijital teknoloji ile sona erdi.

Günümüzde insanlık; bitkilerin ve hayvanların genleri ile oynamayı, onları değiştirmeyi suç olarak görmektedir; hatta insanlıktan nasibini almış günümüz insanları sirklerde gösteri yaptırılan hayvanlara eziyet yapılıyor diye tepki göstermekte, sirklerin kapatılması için kampanyalar düzenlemektedir.

Takrir-i Sükûn Kanunu ile Kemalistler Anadolu toprakları üzerinde yaşayan halkların anadillerini, kültürlerini işlemelerine mani oldular.

Takrir-i Sükûn Kanunu, Şapka Kanunu, Soyadı Kanunu gibi Anadolu topraklarında yaşayan halkların anadillerine, kültürlerine, halk bilimlerine, kimliklerine yönelik asimilasyon amaçlıydı.

   ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR.

Post Views: 16

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir