VAHİT ERDO
Henüz 75 yaşıma girdim, ancak Kemalizm ve Arap dini-siyasi kültürü tarafından kafaları kasten karıştırılmış Çerkesler ve SSCB’nin dağıtılması ile likidasyona uğratılan Türkiyeli sosyalistler beni çok yordu. Ölünce belki gadir-gıymetimi bilirler.
1994’te, geçmişte USA ile SSCB arasında varılan SALT 1-2 anlaşmaları gereği nükleer silahların sınırlandırması, imhası ve kontrolü gereği Ukrayna’da bulunan SSCB nükleer başlıklı roketlerin Rusya’ya verilmesi üzerine uzun tartışmalardan sonra Viyana’da dört devlet başkanı (ABD-Almanya-İngiltere-Rusya) karar aldılar. Ukrayna Başkanı Leonid Kıravçuk (hazine hırsızı) bir şart öne sürdü; kararda imzası olan devletlerin, mevcut Ukrayna devlet sınırlarının güvenliğini garanti etmesini istedi ve bu da kabul edildi. Sonrasında roketler Rusya’ya aktarıldı denildi.
Bu arada Rusya İran’a silah satışına başladı ve barış amaçlı nükleer reaktör kurma anlaşması imzaladığını duyurdu. İşte bu statüko devam ederken, Rusya, “alalım düşmandan eski yerleri” şiarı ile Kırım’ı ve ayrıca Ukrayna’nın Donbas bölgesini işgal etti. Düzmece bir halk cumhuriyeti devleti kurdurdu. Yani silah zoru ile sınırları değiştirmek suçunu işledi. Dört devlet arasındaki Viyana anlaşmasını ihlal etti ve anında ambargo kondu. Şu andaki askeri yığınağın ana sebebi Rusya’daki ırkçı, fütuhatçı Putin rejimini yıkmak; sahte federasyonu dağıtmaktır.
Viyana anlaşması gereği Kırım’dan ve işgal ettiği topraklardan çekilecek ve tazminat ödeyecek. Gerisi gelir… Arap Baharı dünya devrim hareketinin son durağının Kremlin olduğunu geç anlayan rejim, tehlikeyi sınır dışında önleyebilmek için Suriye’ye müdahale etti. Ama nafile gayret, sonuç aleyhine olacaktır. Napolyon’a sormuşlar:
– Savaş nasıl kazanılır?
– “Para, para, para” demiş.
1400 yıldır mezhep farklılıklarından ötürü birbirini boğazlayan Arap dünyası, şu ana kadar çözüm ve sulh için savaşmalarına karşın hiçbir sorununu çözemedi. Tersine şu andaki durum Hz. Peygamberin İslamı tebliğ ettiği ortamdan daha kötü ve içler acısı. Başka bir bakışla Arap toplumu İslam dini üzerinden sorunlarını çözmeyi beceremedi, aksine karmaşıklaştırdı. İtikada göre bu, bundan sonra da çözemeyecek anlamına gelmez; belki ileride çözebilir. Ancak dünya konjonktürü iradi olarak İslam dininde reform yaptırmak için Arap dünyasına müdahale etti. Şimdi daha da çok kan akacak, yıkımlar olacak gibi. Gelişmelerin seyri bu. Müdahale ile Arap dünyasının aklı başına gelecek, oturup düşünecekler gibi gözüküyor. Sürekli hatayı dışarıda, başkalarında arayan Müslümanlar, bu savaşların hitamında barış ortamı olursa kendilerine gelecekler gibi (sular bulanmadan durulmaz). Örneğin, Türkiye’nin güney doğusunda Irak, İran ve Suriye de Türk-Kürt- Fars -Arap kendilerine göre savaş argümanları oluşturarak biribirlerini kırıyorlar; sorsanız hepsi de Müslüman….
2001’de, Petro geleneğine göre atama ile yeni Çar yapılan V. V. Putin’in ilk işi Slav-Ortodoks sentezini yapmak oldu. İstanbul Fener Patrikhnesi Papa’nın yüz yıllar önce verdiği icazete göre tüm Slav milletleri = Ukrayna, Polonya, Çek, Slovak, Arnavutluk, Sırbistan, Bulgaristan kiliseleri Moskova Patrikliğine bağlıydı. Bu bağları güçlendirdi, Slav milliyetçiliğini başa aldı, petro-dolarlarla destekledi. Temel amacı Kremlinin işgal-haraç siyasetini din ve milliyetçilik üzerinden güçlendirip hegomonya yaratmak ve emperyasını güçlendirmektir. Kısmen becerdi de. Ancak Kafkasya’dan sonra Kırım ve Ukrayna toprağını işgal (50 bin Slavı öldürdü) etmesi bardağı taşırdı, Ukrayna Kilisesi İstanbul’da Papa ile anlaşarak bağımsızlık kazandı. Kremlinin dini hegomonyasını kırdı, parçaladı. Trump’ın milliyetçi korumacı ekonomi-politiği dünyadaki gidişata patinaj yaptırıyor. Ancak, metanın-finans kapitalin tüm dünyada her yere girip kârını alma iradesini kimse kıramaz. Kâr kapitalizmin kamçısıdır; Trump ve benzeri liderleri silkeler atar, hudutları aşar…
Çok marifet var insanda,
Vesselam…
Post Views: 11
