MURAT ÖZDEN
Sevgili okuyucularım,
21 Mayıs, çok değil bundan 30 yıl öncesine kadar büyük bir sevinçle, danslarla, büyük bir zafer bayramı olarak kutlanıyordu.
Peki kim tarafından?
Çerkeslere büyük bir soykırım uygulamış, sonra da vatanından zorla sürmüş olan Ruslar ve Kozaklar için bir büyük zafer bayramı ve şölen günüydü 21 Mayıs tarihi. O gün Ruslar ve kazaklar içip içip kendilerine göre zafer şarkıları böğürüyorlardı.
Sonra doğru ve yürekli insanlar bir araya geldi. Başlarında Nalo Zaur gibi bir büyük vatansever, milliyetçi, şair,
Emperyal devletlerin tarih hafızaları çok güçlüdür. Rusya’nın tarih hafızası da hiç bir dönemde değişiklik göstermez. Çarlık dönemindeki emelleri, sosyalizm döneminde de aynı biçimde devam etmiştir. Putin döneminde de Rusya’nın emperyal emellerinde en ufak bir değişiklik olmamıştır.
Lenin döneminde, Orta Asya ve Kafkasya Halklarını sisteme entegre etmek için verilmiş bir takım haklar, Stalin döneminde hızla budanmaya başlanmıştır. 1953 yılında Stalin’in yerine geçen Kruşçef döneminde, 1957 yılında Temruko İdar’ın kızı Goşenay’ın Rus Çarı ile evlenmesinin 400. yılında, Nalçik’te bir meydana dikilen Mariya (vaftiz edilip Hıristiyan yapılan Goşenay)’nın heykelini diken zihniyet şüphesiz ki bugünleri görüyordu. İşledikleri suçu örtme çabası kesintisiz olarak her dönemde devam ediyor.
1989 yılından sonra, Rusların 21 Mayıs’la ilgili düzenledikleri zafer kutlamaları sona erdirildi. Çünkü o kutlamaları devam ettirseydiler, suçlarını ikrar edip yakalanmış olacaklardı. Ama Rus devlet aklı, 21 Mayıs ve Çerkeslerin başına gelen soykırımı “Kafkas savaşlarında ölenleri anma günü” gibi saçma bir forma getirip geçiştirmak istiyor. Yalancı tarihçiler, anlı şanlı Çerkes yazarlar ve işbirlikçiler, anavatanlarından zorla sürülmüş Çerkesleri, anavatanlarını gönüllü olarak terk etmiş gibi göstermeye çalışarak, bir de suçluyorlar.
Ne kadar eğip bükmeye çalışırsanız çalışın, gerçek gerçekliğini zamanı geldiğinde mutlaka kabul ettirir. Hele bir de davasına inanmış insanlar o gerçeğin peşine düşmüşse,yapılacak her şey nafiledir.
1989 yılından bu yana atılan özgürlük kıvılcımları yer yer mevzi yangınlar çıkarmaya başlamıştır. Her geçen yıl 21 Mayıs daha geniş, daha kitlesel, daha anlamlı ve daha içi doldurulmuş olarak anılmakta ve protesto edilmektedir. Türkiye’de yapılan 21 Mayıs anma, protesto, dua ve mevlitleri otuzdan fazla noktada gerçekleşmiştir. Anavatanda gerçekleşen anma gösterileri her geçen yıl daha kitleselleşmekte ve daha anlamlı hale gelmektedir.
Suçluluk telaşı içerisinde olan Rusya’nın bu yıl 21 Mayısla ilgili geldiği nokta yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Bu yıl Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklama bunun kanıtıdır. 20 Mayıs tarihli Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklaması, “21.05.2018 tarihinde başta İstanbul olmak üzere, anti-rus, terörist gruplar mitingler tertipleyeceklerdir. Rusya vatandaşlarının temkinli olup, şehir merkezlerine uzak durmaları önerilir.”
Bu açıklama, Rusya’nın Bağımsız siyasi Çerkes özgürlük hareketinden korktuğınun ve çekindiğinin açık itirafıdır. Ayrıca bugüne kadar, Rusya temsilciliklerine tek bir yumurta bile atmamış olan, sadece demokratik protesto hakkını kullanan soykırım eylemcilerini teröristlikle suçlamak, Rusya cephesinden yeni bir aşamadır. Bundan sonra Çerkes Soykırımını dile getirenlere karşı, Rusya devleti terörist muamelesi yapacağını deklere etmiştir.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, kendi yurttaşalarına uyarı gönderirken, Çerkes soykırımı eylemcilerini de terörist ilan etmiştir. Kendisi terörist bir devlet olan Rusya’nın bu tavrı, Çerkes soykırımı eylemcilerini korkutmak şöyle dursun, daha da bileyecek ve cesaretlendirecektir.
21 Mayıs anma ve protestosu ile ilgili olarak Türkiye güvenlik güçleri ile yürütülen görüşmelerde, Rusya’nın yükselen Çerkes mücadelesinden ne denli rahatsız olup, Türkiye üzerinde nasıl bir baskı uyguladığını çok iyi anladık. Bu yıl ilk defa Rusya Konsolosluğu önüne kadar yürümemize izin verilmedi. Bunu da bir yere not ettik. Çerkes soykırımını tanımasını beklediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, soykırım inkarcılığı konusunda Rusya ile işbirliği yapmaktadır.
Rusya, ne yaparsa yapsın, Çerkes Soykırımı gerçeğini gizlemeye gücü yetmeyecektir. Korkunun ecele bir faydası olmadığı gibi…
Post Views: 11
