Adığe Bze Xase’nin (ABX) Bayrağı Göndere Çekildi

MUSTAFA SAADET

Çeşitli yayın organlarından izlendiği üzere, 22.10.2017 tarihinde Konya/Ilgın- İhsaniye Köyünde (Natırbıyhable) inşa edilen Kültür Evi tamamlanarak hizmete açıldı. Eser ve coşkulu açılış hakkında çok detaylı bilgiler sunulduğundan tekrar etmeyeceğim. Hissettiğim üç husus hakkındaki izlenimlerimi iletmek gereğini duydum.

Çerkeslerin bulunduğu 12.000 km’ye varan uzaklıklardan 9 ülkeden gelen soydaşlarımız ve açılışa katılmak için çıktıkları yolda bayılıp kalan, hastaneye kaldırılarak serum verilerek ayıltılacak kadar fedakarlıklara katlanan bu insanlar acaba neden bunca zahmete katlanarak katılımda bulundular? Onların hafızalarına nakşeden bir tek şey vardı, dilleri yok olmanın eşiğine gelmişti. Bu yok oluşu durdurma yolunda atılan etkinliği desteklemek, katkıda bulunmak için yollara revan oldular. Kültür evi inşası Türkiye’deki Çerkes diasporasının 153 senede yaptığı en önemli ve netice alıcı iştir.

Bu olay, Çerkeslerin çok bilinen bir adetini de ibret verici biçimde su yüzüne çıkardı. ABX, ayırım yapmadan centilmenlik göstererek bütün herkesi haftalar öncesinde açılışa davet etti. Fakat, maalesef bir Federasyonumuzun ve destekleyen derneklerin dışında hiçbir federasyon ve dernek veya temsilcisi katılmadığı gibi bir tebrik iletisi bile göndermeyi çok gördüler. Çok çarpıcı olanı, aynı veya yakın köylerden bile bazı hemşerilerimizin katılmamasıdır.

Diğer bir olay, sanki ABX çok hatalı bir iş yapmış, bazılarının bu işi yapmasını engellemiş gibi medya üzerinden başlatılan yakışıksız, mesnetsiz ve karalayıcı saldırılardır.

Bir tek kelime Çerkesçe bilmeyen, akademik ünvanı bulunan bir tenkitçinin Facebook’taki  eleştirilerini aynen takdirlerinize arz ediyorum.

 “…..tartisilan konu Latin/Kiril’den ziyade; masa başında dilbilimle uzaktan yakindan alakasi olmayan kisiler tarafindan üretilmis uyduruk bir alfabenin bu topluma dayatılmaya çalısılması ve karşı çıkanlara da ‘birlik beraberlik’ edebiyatının yapılmasıdır. Birlik ve beraberlik ancak ve ancak Anavatan ile olur. Unesco’nun Kaybolmakta Olan Diller sınıfına girmiş olan dilimiz, ancak ve ancak anavatan ile birlikte ortak edebiyat dilini kullanarak, yaygınlaştırarak ve günlük hayatta mümkün olduğunca etkili kılarak kurtarılabilir. Masa başında uydurulmuş ve seslerimizin tamamını temsil etmeyen, dilimizin yapısal ve sessel özelliklerini kırparak, bir şahsın kulağına uygun gelecek şekilde hatalarla ve eksiklerle gösteren bir ‘harfler dizisi’ni alfabe diye bu topluma yutturmak ve dilimizin kaybolmasına katkı sağlamak sadece vatan hainliğidir. Bu çalışmalara ‘birlik beraberlik ruhu’ adına destek verenler de bir kez daha bu vahim durumu ve sonuçlarını düşünmekle yukümlüdürler. Aksi takdirde onlar da bu tarihi suca ortak olmuş olacaklardır. Sizin gibi saygıdeğer bilim insanlarının da halkımızın bilinçlenmesinde önemli rolleri vardır. Her türlü iyi niyetinizi ve samimiyetinizi bilerek ve inanarak, desteklenen konunun şekli bir alfabe olmanın ötesinde olduğunu umarım anlarsınız.”   

 Bu aşağılama yazısı bir akademisyene yakışmayan bir üsluptadır. Bir kişiyi veya kişileri “Hainlikle “ suçlamak en azından hafifliktir. ABX en acı eleştirilere  cevap vermeden bildiği yolda şaşmadan eserlerini gerçekleştirmiştir. Birlik ve beraberlik anavatan ile olurmuş. Liderlerimizi anavatanına sokmayan anavatanla nasıl birlikte olacağız? Bizim bilmediğimiz bir yolu mu var?

Kendimden bir örnek vererek bitirmek istiyorum. Ben ilk okula başladığımda Türkçe bilmiyordum ve bu konuda çok mağdur edildim. Çerkesceyi çok iyi bildiğimi zannediyordum. ABX’nın çalışmalarına katıldığımda Çerkescenin Ç’sini bile bilmediğimi anladım.

Son söz, ayıp olan bilmemek değil, bilmediğin konularda ahkam kesip, insanları hainlikle suçlamaktır.

Post Views: 11

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir