MUSTAFA SAADET
Soykırıma uğratılan ve anavatanlarından sürülen Çerkeslere uzun süre unutturulmaya çalışılan sürgünün toplu olarak başlatıldığı 21 Mayıs 1864 tarihi, diasporada yaşayan torunları tarafından unutulmamış ve yeniden hatırlanarak yas günü olarak ilan edilmiştir. 20 yıla yakın bir süredir de her yıl daha yüksek katılımlarla anılmaktadır.
Tarihin karanlık sayfalarından gün yüzüne çıkarılmaya çalışılan Çerkes soykırımının dünya kamuoyuna duyurulması ve duyarlı kitlenin çoğaltılarak Birleşmiş Milletler tarafından tanınması ana hedeftir.
Hedefe ulaşmak için cılız bir şekilde başlatılan derneklerin bu konudaki faaliyetleri dört duvar arasında kalmış ve maksada ulaşılamamıştır. Durumu değerlendiren birkaç kişi bir araya gelerek Ç.H.İ. (Çerkes Hakları İnisiyatifi) adı altında Türkiye’de ilk defa sokağa çıkmış, mevcut yasalar çerçevesinde mitingler düzenlemiş ve yine ilk defa Türkiye’deki önemli düşünür, yazar ve politikacılarında katıldığı Çerkes Kurultay’ını (Lejen Xase) yapmıştır.
Ç.H.İ daha sonra politik arenada yer almadan, fazla bir netice ve kazanım elde edilemeyeceğini düşünerek, Ç.D.P. yi (Çoğulcu Demokrasi Partisi) kurmuştur.
Kızkulesi kıyısında Karadeniz’e karanfil atma şeklinde barışçıl biçimde başlatılan anma programları zamanla gelişmiş, bugün çeşitli yazılar, yayınlar, afişler, yürüyüşler, TV oturumları ve röportajları ile soykırım ve sürgün yoğun biçimde Türkiye ve dünya kamuoylarına duyurulmaya çalışmaktadır. En önemlisi de artık Parlamento’da da bu konunun dile getirilmeye başlandığını görmekteyiz.
Gelişmeler tabii ki memnuniyet vericidir. Ancak, her konuda olduğu gibi muhalif seslerin çıkmasını da doğal karşılamak gerekir. Muhalif sesleri ikna ekmek ve birlikte hareket edilmesi durumunda sesimizin daha gür çıkacağı gerçeğinden hareket eden Çerkes Fed (Çerkes Dernekleri Federasyonu), Kaffed”in organize ettiği 13 Mayıs Kefken anma törenlerine, bağlı dernek temsilcileri ile katılarak destek vermiştir.
Dileğimiz, 21 Mayıs’ta RF İstanbul Konsolosluğu önünde yapılacak etkinliklere bütün kuruluşlarımızın katılarak birlikte olduğumuzun kanıtlanmasıdır.
Sadece bir gün 21 Mayıslarda soykırımın hatırlatılması ve anılması elbette yeterli değildir. Yıl boyunca miting, yürüyüş gibi etkinliklerin sürdürülmesi gerekmemekte fakat bilimsel toplantıların yapılması, uluslararası seviyede fikir sahibi düşünür ve yazarların katıldıkları toplantıların yapılması, konuya dünya platformunda taraftar kazanmanın en etkili yollarıdır.
Bir kez daha soykırım ve sürgünde, gittikleri yerlerde yaşadıkları çeşitli olumsuzluklar nedeniyle hayatını kaybeden atalarımızı rahmetle anar, hatıraları önünde saygı ile eğilir, zor şartlara rağmen yok olmayan ve atalarının uğradığı felaketi unutmayıp hatıralarda canlı tutmaya çalışan herkese saygılarımı sunarım.
Post Views: 16
