EROL KILIÇ KUTELİA
– Ben; önce insanım. İnsan olmam nedeniyle benim doğal ve devir edilemez insan haklarım var.
– Ben; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, her vatandaş gibi benim de bir takım vatandaşlık haklarım var.
-Ben; yirmibirinci yüzyılda yaşıyorum. Bu çağa uygun demokratik haklarım var.
Haklarım var ama çifte standartlar yüzünden bu haklarımı kullanamıyorum; hatta nankör, bölücü hain damgasını yiyorum.
– Seyahat hürriyeti; en doğal insan haklarından biridir. Türkiye’den hareketle ata vatanım Abhazya’ya niçin direkt gidemiyorum?
Abhazya’ya kraldan fazla kralcı bir davranışla ambargo uygulamak çifte standart değil de nedir?
Kafkas Halklarının büyük çoğunluğu ile Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun ilk defa Türkiye’de yaşayan tüm halkları, tüm dilleri, tüm kültürleri kucaklayacak ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ kuruldu. Ben de istenen yasal özellikleri taşıdığımdan kurucular kurulunda yer aldım.
Kıyametler koptu en büyük kıyameti de yıllarca Kemalist ve Ulusalcı morfine alışmış Çerkesler kopardı.
Efendim, Çerkeslerin partisi olur muymuş?
Olur, hem de çok güzel olur, geç bile kalındı. Artık yeni bir dünya, yeni bir Türkiye var. Bu yeni Türkiye’de Çerkesler kendi kimlikleri ile siyasetin içinde yer alacaklar ve alınan siyasi kararlara ortak olacaklar.
Kosova Cumhuriyeti’nde yaşayan Türklerin üç siyasi partisi var.
– Kosova Demokratik Türk Partisi
– Kosova Türk Adalet Partisi
– Kosova Türk Birliği Partisi
Makedonya Cumhuriyeti’nde yaşayan Türklerin iki siyasi partisi var
– Türk Hareket Partisi
– Türk Milli Birlik Hareketi
Bulgaristan’da yaşayan Türklerin iki siyasi partisi var
– Hak ve Özgürlükler Hareketi
– Hürriyet ve Şeref Halk Partisi
Yunanistan’da yaşayan Türklerin, Dostluk Eşitlik Barış Partisi var.
Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan’da yaşayan Türklerin siyasi partileri varsa, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin ve yok kabul edilen halkların, dillerin, kültürlerin siyasi partileri niçin olmasın?
Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan’da Türk partilerini kuranları tebrik edip alkışlayacaksın, bu partilerin propagandalarına destek vereceksin, Türkiye’de Türk kanunları ile çoğunluk Çerkeslerin kurduğu ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ kurucularını nankör, bölücü, hain ilan edeceksin.
Bu ülkelerdeki seçimlerle ilgili Türkiye’de seçim sandığı kurulmasına ”EVET” diyeceksin ama sıra Abhazya Cumhuriyetine gelince ”HAYIR” deyip mani olmaya çalışacaksın.
Bu çağda dünyanın hangi demokratik ülkesinde % 10 seçim barajı var. Ben oyumu ”A” partisine veriyorum baraj tuzağı ile vermiş olduğum oy ”B” partisine gidiyor.
Yaşadığım ve vatandaşı olmakla iftihar ettiğim Türkiye Cumhuriyeti’nde % 10 seçim barajı benim demokratik haklarıma ve demokratik tercihime mani oluyor.
Bugün Türkiye’de on bir siyasi parti 2015 Haziran ayında yapılacak genel seçimlere katılmıyor. Katılamama nedeni de çifte standartlar değil mi?
Ben, sen, o, biz, siz, onlar yani hepimiz bedeli ne olursa olsun çifte standartlara ”HAYIR” demeliyiz.
TBMM’nde birkaç siyasi partiye hazine yardımı yapacaksın, diğerlerine yapmayacaksın.
Basın İlan Kurumu ile veya kamu kurum ve kuruluşlarına reklam verin emri ile ”SES”in olan satılmış medyayı besleyecek, diğer partilerin sesini kısacaksın.
…ve sonrada eşitlik ve demokrasiden bahsedeceksin.
Şu çifte standartlar yok mu?
İnsanı;
– İnsan olmaktan
– Vatandaş olmaktan
– Demokrasiden
malesef soğutuyor.
Post Views: 17
