Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler!

BALKAR SELÇUK

Yok, konumuz gerçekten Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler. Öyle sol gösterip sağ vurmak için ilginç başlık atmak gibi bir huyum yok.

Yani biraz da yoruldum şahsen.

Ne, Çerkes Ethem tartışmaları (Garip, Çerkes Ethem Çerkesya Yurtseveri değilmiş diye küsenler var. Tartışmanın kaynağı olan 8. Kafkas Diasporası Ödül Töreni’ne katılamadım ama Oğuz Berk’i yürekten kutluyorum. Güzel işler yapıyor.);

Ne de, “HDP’nin Kürdistan’da her mahalleye bir kaç küçük Stalin” kampanyalarıyla ilgili  değil bu yazı.

HDP metazori doğdu ve işte kendi kafasına sıkarak, aslına, Kemalist-Jakoben-Stalinci kodlarına geri döndü.

Geçmiş olsun….

Öyle… Bayağı bayağı Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler yazısı bu.

İşte herkesin bir merakı var; benim merakım da masallar ya da gerçek adıyla Mitolojiler.

Aslında her gerçek masal, bir mitolojik teksttir.

Öyle midir acaba?

Evet öyle gibi…

Bunu fark etmek şahsen beni bayağı şaşırtmıştı.

“Vay be! Burnumuzun dibinde neler oluyor da haberimiz olmuyor!” dedim kendi kendime.

Efendim, olay aslında Haçlı Seferleri sırasında Orta Doğu’ya inen Haçlılar içerisindeki gizli tarikatların bölgedeki Orta Doğu kökenli -mesela İsmailiye gibi- gruplarla kurduğu ilişkilere kadar gidiyormuş.

Yani bizim bildiğimiz Pamuk Prenses bu kanaldan gitmiş Avrupa’ya. Masal aslında bir masonik anlatı halini almış Avrupa’da.

Ama temelde hikaye Sümer kökenli ve Pamuk Prenses bildiğimiz İştar. Malum İnanna-İştar ya da diğer adıyla Tiamat’ın yedi kardeşi var.

Buna Yedi gezegen diyen de var.

Yorumlar muhtelif.

Bir pagan tanrıçası olarak İştar’ın bir sembolü de Venüs gezegeni olarak geçiyor kayıtlarda.

Sadede gelirsek…

Bu Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler adlı masalın aslında Kafkasyalı bir Çerkesçe versiyonu da var ki, bu versiyon eldeki Pamuk Prensesten daha çok -hem de tamamen- İştar-İnanna tekstleriyle örtüşüyor.

Hikayenin Çerkescesi “Зэщиблырэ Зы Щыпхъу Закъуэрэ / Yedi Kardeş ve Bir Bacıları” diye geçiyor. Bu hikayenin bir Uzunyayla versiyonunu 2005 yılında derlemiştim. Sonradan öğrendiğime göre rahmetli Nalo Zawur’da Kabardey’de bir versiyonunu derlemiş ve basmış.

Bu ayın 26-28’de Karaçay-Çerkes’te düzenlenecek olan “Uluslararası Adıge Kültürü Tarihi-Mitolojisi ve Pedagoji” konulu kongreye bir bildiri halinde bu masal teksti ve içerdiği sembolizm ve allegorisi konulu bir bildiri yollamıştım; katılmam için davetiyeler geldi. Yakında yolcuyuz. Bakalım Pamuk Prenses onları etkileyecek mi?

Bu masalın Çerkesçe anlatımında bir Hayat Ağacı, bir Ölüler Ülkesi kültü, konuşan Güvercinler ve daha başka bir çok sembol var ve bu semboller evrensel…

Rahmetli Vladislav Ardzınba taa 1982 de bu Hayat Ağacı’nın Hattice masal versiyonunu yazmıştı.

Masal Hattice’den Hititceye geçmiş ancak malum Hattiler Çerkeslerle akraba ve ilginç bir şekilde masalın Hattice versiyonu ile Çerkesce versiyonu neredeyse aynı. Ancak Ardzınba masalın daha çok Hayat Ağacı kısmını açıklamış.

Masalın tam sürümü Sümercedir ve İnanna-İştarın Ölüler Ülkesine inişini anlatır.

Burada şunu da yazmakta fayda var. Çerkes masalındaki Yedi Kardeş’in Bir Bacısı -yani İnanna-İştar- Ölüler Ülkesi’ne indiğinde orada kocası Dumuzi-Tammuzu aramaktadır. Tammuz Ay Tanrısı malum. Amazonların da tanrısı. Zaten Amazon adı Tammazon’dan geliyor, yani ay kültünden.

Daha ilginci, Elbruz dağının bir kısmının adı Tammuzeria.

Ve bu bölge Amazonların yaşadığı bir yer…

Konuşan Güvercinler teması ise doğrudan eski Mısır ve TEB şehrinden kalma bir sembolizm.

Meraklılarına, ‘konuşan güvercin’ temasını ünlü Tarihçi Heredot’un çok güzel açıkladığını söyleyeyim. Heredot II.’ye bir bakın derim.

Masalın Çerkesçesi biraz uzun, onun için bilahare müstakilen etüd edelim ama önce şu Karaçay-Çerkesk’teki kongre bir bitsin bakalım.

Post Views: 6

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir