BALKAR SELÇUK
Bir önceki makalede yazmaya çalıştığım gibi, hem AKP hükümeti, hem de Türk devleti bir refleks olarak kendisine kafa atmayan kesimleri yok saymaya bayılıyor.
İşte Putin çağırdı ve Başbakan Erdoğan uçağına bindiği gibi Çerkeslere soykırım yapılan Soçi’deki kanlı olimpiyatların açılışına gitti.
Aynı Başbakan, 2009 yılında başlattığı ve yaş kuru Türkiye’deki tüm dini ve etnik yapıların muhatap alındığı ama Çerkes halkının bilerek muhatap alınmadığı Açılım ve Demokratikleşme sürecinin de mimarıdır.
İsteseydi Başbakan bu olimpiyatlara katılmazdı. Mesela Soçi’de soykırıma uğrayanlar Çerkes değil de Türk olsaydı dünyayı ayağa kaldırırdı.
Ama dünyada onlarca lider tarafından protesto edilen Soçi Olimpiyatlarına, Çerkeslerin gazete ilanlarıyla kendisine seslenmelerine rağmen, aylardır her ayın 21’inde Soçi Protestoları yapılmasına rağmen hiç düşünmeden gitti.
Başbakan Türkiye Çerkeslerini değil, Putin’i memnun etmeyi seçti.
“Politika gereği” diyebilir ama Çerkes halkı bunu unutmayacak.
Başbakan ve hükümeti Türkiye’de yaşayan Ruslara çifte vatandaşlık versin ve önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde de onlardan oy istesin artık, Çerkeslerden değil.
Mazlumdan ve zulme uğramıştan değil, zalimden ve soykırımcıdan yana olduğunu biz unutmayacağız.
Başbakan Filistine ağlasın,
Başbakan Mısır’a ağlasın,
Başbakan Suriye’ye ağlasın…
Ama Çerkesler ondan bir meydan okuma, bir mücadele değil, sadece insaniyet namına bir şey isteyince “Alın size reel-politik” deyip uçağa atladığı gibi Soçi’ye gitsin.
Görünen o ki AKP ile, Türk Devletiyle aynı acılara üzülmüyor ve aynı şeylere sevinemiyoruz.
Herkes kendi acısını çeker zaten.
“Acı çekmek ruhun fiyakasıdır” diye boşuna dememiş şair.
Post Views: 16
