KUŞHA FARUK ÖZDEN
Gezi parkı eylemleri eğer ki demokrasi ve özgürlükler için yapılmış ise neden demokratik talepler dile getirilmiyor?
Veya getirildi de ben mi duymadım?
Öncelikle Barış Süreci’nin daha da hızlandırılması talebi neden gündeme gelmedi?
Aklıma gelen birkaç talep daha var dillendirilmeyen; mesela,
– Daha özgürlükçü siyasi partiler yasası,
– Daha özgürlükçü bir Anayasa veya Anayasa çalışmalarının hızlandırılması,
– Anadilde eğitim,
– Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve özerkleştirilmesi…
Bu örnekleri daha da artırabiliriz.Ama unuttuğum bir şey var “Gezi Parkı eylemcileri“ hiçbir siyasi parti mensubu değillerdi. “3. Boğaz Köprüsünün adı Yavuz Sultan Selim olmasın” demek siyasi bir talep değildir. Aynı şekilde “Atatürk ilkelerine bağlı bir gençlik yetiştirmenin” ideolojik olmadığı gibi…
“Gezi” eylemcileri ve izleyicileri, Tunalıhilmi ve de Gündoğdu’da eylem yapanlar veya en son moda “duran adam” neden daha çok demokrasi ile onun enstrümanlarından bahsetmiyorlar?
En korktuğum, barış sürecine çomak sokulup ortalığın velveleye verilmesi idi, şükürler olsun bu tehlike bertaraf edildi. Böyle bir provokasyona gelinmedi. Barış sürecinde ikinci aşamaya geçilecekmiş, ki bu aşamada demokratikleşmeye yönelik asıl adımların atılmasından söz ediliyor.
***
Yıllar önce 2009 yılında Diyarbakır Lice kırsalında hayvan otlatırken bir Kürt çocuğu havan mermisi ile parçalanmıştı, adı Ceylan’dı. Evet, Ceylan Önkol daha 12 yaşında iken serseri bir havan mermisi ile paramparça olmuştu. O iri gözlerini hiç unutamam. Olayı sadece Taraf Gazetesi haberleştirmişti. Şimdi hergün sayfalarca “Gezi “ haberleri yapanlar o günlerde bu olaydan hiç de söz etmemişlerdi. Çünkü ölen küçük bir Kürt kızı idi ve askerlerin attığı bir havan mermisi ile parçalanmıştı.
Yine Aralık 2011 de Şırnak Uludere’de öldürülen 34 kişinin ölümüyle ilgili hala bir çok soru işaretleri var.
Roboski de öldürülenler sıradan Kürt Köylüleri idi, sadece kaçakçılık yapıyorlardı.
Gezi olayları sırasında Ankara’da polis tarafından öldürülen Ethem Sarısülük’ün ölümü ve polisin serbest bırakılmasına karşı toplananlar o zaman neredeydiler?
Ankara’da öldürülen “kutsal Gezi Şehidi” “Türk devrimcisi” idi. Onlarca Kürt kim vurduya giderken yeterince ses çıkarılmadı ama bir Türk devrimcisinin polis tarafından nasıl hedef gözetilerek kasten öldürüldüğü haber programlarının baş tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Demek istediğim şu ki, kendilerini devrimci olarak niteleyenler ölümde dahi etnik ayrımcılık yapıyorlar. Onlara göre Kürtlerle barış sürecine giren Erdoğan en büyük vatan hainidir. Çünkü bu vatan Türk yurdudur ve başkaları, yani Türk olmayanlar Türklerle eşit olamaz. M. Esat Bozkurt’un dediği gibi Türk olmayanlar ancak Türklere uşaklık yapabilir.
Biz de diyoruz ki, bu topraklarda, Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Arap, Boşnak, Rum, Ermeni, Süryani ve diğer bütün etnik toplulukların eşit vatandaş olacağı, kendi anadillerinde eğitim alarak kendi kültürlerini serbesçe geliştireceği, devletin herkese eşit davranacağı bir yapı kurulsun.
________________
NOT: Merzifon Kafkas Kültür Derneği’nin 30 Haziran da Tavşandağı’nda düzenlediği Festival davetleri için teşekkür ederim. İcabet edemediğim için özürümün kabulü ile başarılar dilerim. Kuşha Faruk Özden
Post Views: 15
