BALKAR SELÇUK
Yavuz Sultan Selim, Çerkes Memlük devletini işgal etmiş, Mısır’daki Çerkeslerin binlercesini katlettirmiş, halifeliği Çerkeslerden katliamlar pahasına almış ve kutsal emanetleri Mısır’dan İstanbul’a getirmiştir. Bide boşaltılan Mısır hazinesi var tabi.
Mısır’ın işgalinden yüzlerce yıl sonra bile Mısır Çerkesleri Yavuz’un Mısır’da Çerkeslere yaptığı katliamın ağıtlarını okuya gelmişlerdir.
Çoğumuzun bildiği bu dizeleri rahmetli Kardenğuş Zeramuk’ta kaleme almış ve seslendirmişti (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=t15RKp8LL6k, http://www.youtube.com/watch?v=m9_DpuFqlig)
Osmanlı ve Cumhuriyet tarihçileri Mısır’ın işgalini akıl almaz bir şekilde kara propaganda malzemeleriyle meşrulaştırmışlardır. Güya İslam Peygamberi seferde Yavuz’un ordusuna yol göstermiş…güya bazı alimler rüyalarında Peygamberin elinde süpürge ile Çerkes Memlük hükümdarlarını süpürürken görmüşler… Ne hikmetse bu yalan rüyalarda hep savaşı kazanan Osmanlı’dan yana tavır alan bir Peygamberle karşı karşıyayız.
Bu saçmalıkların Osmanlı propaganda merkezlerinin yalanlarından başka bir şey olmadığı ve işgali meşrulaştırmaktan öte bir gayesi olmadığı da açıktır. Öte yandan yaklaşık 1000 yıl boyunca Mısır’da var olan Çerkes varlığı Türk tarih yazıcılığının en çok nefret ettiği ve sözünü etmediği tarihi dönemdir. Oysaki Türklerin Anadolu’ya gelişi ile Çerkeslerin Mısır’a inişi aynı zaman dilimlerinde olmuştur.
Yeni Osmanlıcı AKP ve Ecdat Politikası
Başbakan’ın hemen her zaman yeni mezun İmam Hatipli heyecanıyla davrandığına sıkça şahit oluyoruz. Üçüncü köprü için köprünün adını açıklarken de böylesi bir heyecan yaşadığına eminim.
Ama köprüye verilecek olan isim Başbakanı ne kadar mutlu ediyorsa muhtelemelen Alevileri ve Çerkesleri de o kadar rahatsız ediyordur.
Ne var ki bu gün itibariyle Türk-İslamcı ya da İslamcı ya da sadece Türkçü yazarlar gazetelerinde beklide rekor kırmışlardır: Aynı anda Yavuz Sultan Selim hakkında en çok köşe yazısı her halde bu gün yazılmış ve bu konuda rekor kırılmıştır.
Çerkesler açısından Yavuz Sultan Selim, Alevilere ne ifade ediyorsa Çerkeslere de aynını ifade ediyordur her halde….
Yeni dönemde Başbakanla birlikte birçok şey şekillenirken, demokrasi adına vesayet rejimlerinin yıkılması adına darbe anayasalarının yok edilmesi adına bu hükümet ve bu Başbakanla sevinirken aynı zamanda ilginç bir “ben yaptım oldu” cu ve nezaketten uzak devlet adamı tipinin kendisini ısrarla tekrarladığını ve bunu yaparken de yeni mezun bir İmam Hatipli gibi heyecanlı olduklarını görüyoruz.
Bu çok heyecanlı siyasetçi tipinin giderek daha pervasız ve kaba olduğunu görmek mümkün. Bunda muhalefet partisi olarak hiçbir umut vermeyen CHP’nin de payı büyük.
AKP toplumun artık kendisine elinin mahkum olduğunu bildiği için belli alanlarda çok kaba ve nobran olabiliyor. Köprü ismi buna bir örnek. Ne vardı yani ille ecdat politikası gütmeselerdi de bir şekilde Alevilerin rezerv koyacağı kesin olan bu isimde karar kılmasalardı. Ama öyle değil AKP baş edebileceği ve üstesinden gelebileceğini hissettiği anda nezaketi hiç sevmiyor. Kayseri AKP’nin 12 yıldır tek bir Çerkesi milletvekili adayı olarak kapısının önünden bile geçirmemesi de onun bu özelliğinden ileri geliyor zaten.
Post Views: 5
