BALKAR SELÇUK
Aslında Kürtlere 30 yıldır bahar. Türklere ise 80 yıldır. Bu ülkede hiç baharı gelmeyecek halklardan birisi Aleviler ise diğeri Çerkeslerdir herhalde.
Çerkes halkının yüzde 90’nının asimilasyonu tamamlanmış aslında. Son olaylarda ne 21 Mayıslarda, ne de Çerkes Mitinglerinde görmediğimiz yığınla Çerkes’in “Ata’sının İzi”nden gittiği ve Erdoğan faşizmine karşı meydanlara indiğini gördük
Ne yazık ki artık Mustafa Kemal’i atası sayan binlerce Çerkes var bu ülkede. Onlara diyecek bir şey yok. Aynı Ataların çocukları değiliz çünkü.
Taksim’den bir Tahrir çıkmayacağı gibi, Ulusalcı-Darbeci-Ergenekoncu kadrolardan da, ne Türkiye’nin ne de Çerkes halkının faydasına bir hareket çıkmayacaktır. Taksimden bir özgürlük ruhu çıkmayacak.
Buna karşın AKP hükümetinin ve Başbakan’ın açıkça bir iletişim sorunu olduğu da ortada. Özellikle içki-sigara yasakları ile ilgili açıklamalarda ve diğer toplumsal projelerde kullandıkları iğneleyici üslup kronikleşti ve itici bir hal aldı. Dolayısıyla Taksim’de asıl itici güç 11 yıldır AKP ve Başbakan tarafından rencide edilen kitlelerin “Artık Yeter!” demeleriydi.
Konunun bu kısmının komplo teorileriyle açıklanmayacak kadar net olduğunu düşünüyorum.
Ne var ki kitlelerin 5 gündür sadece Başbakan ve AKP’nin nobranlığından kaynaklanan bir tepki gösterdiklerini söyleyemeyiz. Buna bir de başlangıçta barışçı insanların pasif bir direnişle konuşlandıkları Taksim’de polisin Mescid-i Aksa’da Filistinli kovalayan İsrail askeri edasıyla gerçekleştirdiği sabah operasyonunu da eklemek gerekmektedir.
Şimdi AKP’nin öngörüsüzlüğü, Başbakan’ın üslubu, polisin cengaverliği ile rayından çıkan bu kitlesel gösterilere operasyonel zekayı Ergenekoncu kadroların vermeye çalıştığını görmemek mümkün mü?
Yalan, cinayet haberleri ve sahte haberlerin hemen hepsi aynı derece de muteber olmayan haber kaynaklarından hızla pompalanmaktadır.
Orduyu göreve çağıran faşist çağrılar vs. Ne var ki ortaya çıkan eylemlerin büyüklüğü ne boyutta olursa olsun Ergenekoncu kadroların hedeflerine ulaşamayacağı açıktır. Çünkü Taksim eylemlerine destek veren kitlelerde bir hedef birliği yoktur.
Her şeyden önce konuya vicdani cepheden yaklaşanlar ve insan hakları bağlamında protestolara destek veren insanların amaçlarına ulaşmış ve seslerini duyurmuş oldukları ortadadır. Dolayısıyla onların elde taş barikatları daha fazla destekleyeceğini beklemek yersizdir.
Kronik sol ve yeraltı örgütleri. Bunlar Kemalist veya Alevi marjinal örgütlerdir. Onların çatışmaları sonuna kadar götüreceği ve her türlü illegal eyleme açık oldukları açıktır. Ne var ki bu grup yanlarında PKK desteği olmadan ses getirecek eylemler yapamayacaklardır.
PKK’lı gruplar: Onlar zaten her fırsatta her şeyi yakıp yıkacak potansiyel nefrete sahip olduklarından bu fırsatı kaçırmayacaklardır. Sonuçta zarar gören TC olduğuna göre onlar için eylemleri desteklemekte bir sıkıntı yoktur. Konu ister İstanbul’da ya da metropolde çevreye zarar vermek olsun isterse Batı’da orman yakmak, sonuç olarak zarar verilebildiğine göre eylemlere katılmaktan geri durmayacaklardır.
Ne var ki Ergenekoncu-Kemalist oyun kurucular metropolde PKK‘nın ayak takımından görece destek almış olsalar da çatışmaların doğu illerinde Kürt memleketlerine yayılmamış olması onları fazlasıyla üzmüş olmalıdır. Buradan da görüldüğü gibi Ergenekoncu-Kemalist kadronun Kürt hareketleri üzerindeki nüfuzu artık oldukça zayıflamış. Belki sadece karanlık zamanlarda ve yerlerdeki üstü örtük eylemlerle sınırlı hale gelmiştir.
Biz Çerkeslerin AKP ile İşi Henüz Bitmedi!
Dolayısıyla Taksim eylemlerinden maksat hasıl olduğuna ve devlet aklı ve hükümet hatalarını düzeltme yönünde sinyaller verdiğine ve 11 yıldır biriken gaz dışarı atıldığına göre şimdi AKP ile konuşarak, tartışarak ve onu eleştirerek yola devam diyoruz.
Olurda bir şekilde bu eylemler hükümeti düşürecek olursa o zaman “Ata’mız Atatürk’ün İzindeyiz” diye sokağa çıkan Çerkeslerin avucunu yalayacağı ve bir ihtimal iktidara gelecek CHP ve MHP soslu kadroların Türkiye’deki tüm demokratik kazanımların canına okuyacağı açıktır.
Dolayısıyla AKP’ye en ufak bir minnet duymasak bile seçimle gelmiş bu hükümeti sonuna kadar destekliyoruz.
Birileri çıkıp daha demokratik ve daha özgürlükçü bir hükümet sununcaya kadar da destekleyeceğiz.
Kıvırmanın alemi yok. AKP’ye ve Başbakan’a her türlü eleştiri hakkımızı her fırsatta kullanacak ve onların Ergenekoncu, darbeci, bölücü çevreler tarafından iktidardan indirilmesini önlemek adına hareket edeceğiz.
Açılım sürecini başlatan, PKK’ya silah bıraktıran bir hükümetin Taksim’de yanlış yapılaşma ve orantısız polis gücü gibi sudan bahanelerle ofsaytta bırakılmasını ve süreci yönetememesini anlamıyoruz. Terör konusunda bu kadar öngörülü olabilen bir partinin Taksimde çuvallamasını anlamak mümkün müdür?
Başbakan ve AKP üslubunu ve halkla olan iletişimini gözden geçirmelidir.
Çerkes Baharı, çözüm ve açılım sürecinin başarıya ulaşmasına; çözüm ve açılımın başarıya ulaşması ise hükümetin Taksim gibi yol kazalarına uğramamasıyla mümkündür.
Post Views: 5
