BALKAR SELÇUK
Ramazan Bayramı’nın ilk günü Pınarbaşı İlçesi’nin Kılıçmehmet Köyü’nde ateşlenen silahlar bizi bundan 15 yıl kadar önce yaşanan acı olaylara götürürken, neyse ki bu kez korkulan olmadı. Ama bir dahaki sefere ne olacağı ise belli değil…
Köylüler, köyün gençlerine silahla saldıran kişilerin normal günlerde bile olur olmaz zamanda silah sıktıklarını; olay jandarmaya intikal ettirildiğinde ise jandarmanın silah kullanan şahısları değil, şikayette bulunan kişileri karakola götürüp ifadelerini aldığını söylüyorlar.
Anlaşılan sağa sola ateş açmak saldırganları tatmin etmemiş olmalı ki, Ramazan Bayramı bile demeden, kolayca, hedef gözeterek, birkaç metreden insanlara ateş edebilme cesaretini gösterebilmişlerdir.
Söz konusu saldırganlar, Ramazan Bayramı’nda köye araçlarıyla giriş yapan bir grup gencin önünü keserek öldürme kastıyla ateş ediyor ve neyse ki ilk ateşten sonra silahlarının tutukluk yapmasıyla gençlere ciddi bir zarar veremiyorlar. Ancak atlatılan tehlike o kadar büyüktür ki, biz bugün burada bu gençlerin bir hiç uğruna öldürülmeleri üzerine de yazı yazıyor olabilirdik…
Konu Ciddidir ve Ciddiye Alınmalıdır!
Daha önceki yazılarımda da benzer konuları işlemiştim. Köylerimizden satılan araziler ve bu arazileri alıp işleten kişilerin Uzunyayla’da yarattıkları sorunlara değinmiştim. Bu sorunlar karşısında toplumumuzun, sivil toplum kuruluşlarımızın duyarsızlığına değinmiş ve Şerefiye – Örenşehir ve Üçpınar Köyleri’nde bölgeye yerleşen “Balıkçı” yüzünden yaşanan gerginlikleri anlatmıştım. Balıkçı sorunu henüz Uzunyayla’nın ve Uzunyaylalılar’ın çıkarına çözülmemişken, şimdi de Kılıçmehmet Köyü’nde satılan hepi-topu dört dönümlük bir arsa yüzünden köyün gençlerinin kurşunlanması olayını yaşıyoruz.
Bir kere, tarlasını alıp işlettiği, suyunu kullanıp para kazandığı köyün insanlarına kurşun sıkan bu saldırganlar artık Kılıçmehmet Köyü’nde yaşama hakkını kaybetmiştir. Çünkü araya kan girmiştir. Kılıçmehmet Köylüleri kan gütmek ve intikam almak niyetinde olmadıklarını, ancak adaletin yerini bulmasını, birilerinin artık böyle kolay bir şekilde silaha sarılıp cana kast edememesi gerektiğini, buna kast edenlerin de aynı gün salıverilmemesi gerektiğini düşünüyorlar.
Eğer bu ülke, sorunu olan herkesin eline silah alıp sağa sola ateş açabileceği bir yer değilse tabiî…
Benim bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde köylüler avukatları aracılığıyla silahlı saldırıyı gerçekleştirenlerin tutuksuz yargılanması kararını durdurmak amacıyla karara itiraz etmişlerdi.
Ancak, hukukun verdiği karar ne olursa olsun, bir köy halkının fertlerine ayrım yapmaksızın hedef gözeterek ateş açan ve yaralayan bu insanlar bu köyden çıkarılmalıdır. Bu, hem köy halkının, hem de saldırganların can güvenliği ve huzuru için yapılmalıdır. Çünkü yolları kesilip ateş edilen bu insanlar kendilerini savunma hakkına sahiptir. Kimse dört dönüm tarla bir saat daha fazla sulansın diye çoluğunun çocuğunun kurşunlanmasını seyredemez. Bunun iyi anlaşılması gerekmektedir.
Pınarbaşı Kaymakamlığı ve Pınarbaşı’ndaki Yetkililer Bundan Sonra Yaşanacak Olaylardan Sorumludur
Eğer yetkililer önlem almaz, saldırganları bölgeden kalıcı bir şekilde uzaklaştırmaz ve bu saldırıların önlenmesi için çözüm üretemez ise bundan sonra yaşanacak tüm olumsuzlukların sorumlusu olacaklardır.
Bölgenin tansiyonu yok yere yükseltilmiştir ve ikinci bir krizi kaldıramayacak düzeyde hassaslaşmıştır. Kimse köy halkından bu konuda taviz beklememelidir. İnsanların doğdukları ve büyüdükleri, atalarının mezarlarının olduğu, çocuklarını büyüttükleri kendi topraklarında huzur içinde yaşamalarını sağlamak başta Pınarbaşı Kaymakamlığı’nın görevidir.
Pınarbaşı Kaymakamlığı AKP’li milletvekili Sadık Yakut’un avukatlığını yapmak yerine bu soruna çözüm üretmelidir. Aynı sorumluluk Kayseri Valiliği’nin de üstündedir.
AKP’li Milletvekili Sadık Yakut Töhmet Altındadır!
Köylüler AKP bölge milletvekili Sadık Yakut’un saldırganların salıverilmesi konusunda müdahil olduğuna inanmaktadır. Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü köye yaptığımız ziyarette bunu açıkça dile getirmişlerdir. Biz orada olduğumuz süre içerisinde Sadık Yakut’la köy halkı arasında geçen konuşmalara biz de şahit olduk. Sadık Yakut köy halkına açıkça,
– “İsterseniz Pınarbaşı’na yürüyün, yakın, istediğinizle kavga edin beni ilgilendirmiyor” diyebilmiştir.
Bir Milletvekilinin, üstelikte Meclis başkanlığı yapan bir siyasinin bu kadar sorumsuzca cümleler kurması doğrusu yadırgatıcıdır.
Yine köylüler ile adı geçen milletvekili arasında geçen konuşmalarda Sadık Yakut,
– “Ne köyü ziyaret ederim, ne de yaralılara geçmiş olsun derim. Bu adi bir kavgadır, beni ilgilendirmez” cümlelerini de kurabilmiştir.
Seçim zamanında koşa koşa oylarını AKP’ye veren Uzunyaylalılar’ın AKP’nin kendilerine reva gördüğü milletvekili profili işte budur.
Gerçi Sadık Yakut Uzunyaylalılar için bildik bir isimdir. Köylüler Sadık Yakut’un bu tavrını yadırgamadıklarını söylemektedirler. Köylüler,
– “O, bundan on beş yıl önce öldürülen Uzunyaylalı köylülerin katillerinin de avukatlığını yapmıştı!” demektedirler.
Bir Sigara Molasında Değişen İrade İrade Olamaz!
Bayramın ilk günü yaşanan silahlı saldırıyı, bayramın üçüncü günü Pınarbaşı’nda olduğumuz için -birçokları gibi- biz de tesadüfen öğrendik. Örgütlü toplum olamayışımızın cilveleri bunlar. Bize gelen bilgi, bayramın üçüncü günü saldırıyı kınamak amacıyla Kılıçmehmet Köyü’nden hareket edecek olan köylülerin Pınarbaşı Adliyesi önünde bir basın açıklaması yapacağı şeklindeydi. Biz de vakit kaybetmeden köye ulaştık. Hem süreci takip etmek, hem de bir Uzunyaylalı olarak akrabalarımıza destek vermek amacıyla…
Köye ulaştığımızda kolluk güçlerinin çevreye konuşlandığını gördük. Hemen ilgililerle temasa geçip bilgi almaya çalıştık.
Toplanan kalabalık bir basın açıklaması metni hazırlamayı ve metni Pınarbaşı adliyesi önünde okumayı kararlaştırmıştı. Süreç içerisinde köye Pınarbaşı Belediye Başkanı ve İlçe Emniyeti’nden yetkililer de gelmişti. Ben Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin Kayserili bir aktivisti olarak Pınarbaşı’nda yapılacak olan basın açıklamasını doğru bulduğumuzu ve desteklediğimizi ifade ettim. Zaten genel irade de o yönde şekillenmişti.
Ancak ne olduysa iş thamadelere havale edildikten sonra oldu. Köyün gençleri ve toplanan kalabalık Pınarbaşı Adliyesi’nin önünde açıklama yapma iradelerini ortaya koymuş olmalarına rağmen, bu karardan aniden ve anlaşılmaz bir şekilde geri dönülmüştür. Basın açıklaması köyde yapılmış ve ulusal medyaya sadece servis de edilmiştir.
Gördük ki, bizim Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin Kayseri’de gerçekleştirdiği miting esnasında yakından tanıdığımız o tuhaf zihniyet, şimdi de Kılıçmehmet’te hortlamış, haklı bir tepkiyi köy sınırları içinde boğarak sesimizin daha geniş kesimlere ulaşmasına engel olmuştu. Onlar,
– “Pınarbaşı’nda bir basın açıklaması yapılırsa, bu Sivas olayları benzeri tepkileri doğurur.”
– “Sayımız az, altmış, yetmiş kişiyle basın açıklaması mı olurmuş?”
– “Siz yarın buradan gideceksiniz ama bu köylüler burada kalacak o zaman başlarına geleceklerden siz sorumlu olur musunuz?” diye soranlar,
– “Burası MHP’nin kurulduğu yer, burada olmaz öyle şeyler” şeklinde konuşanlardı.
Ve dahası,
Gaziantep’de yaşanan bombalı saldırıyla ilişki kuranlar,
Basın açıklamasına katılmak için çevre köylerden gelenleri geri gönderenler,
“Aman ha aman! Söyleyin gelmesinler” diyenler … ve daha neler neler.
Bu ve buna benzer cümleleri biz Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin Kayseri mitingi öncesinde de milyon kere duyduğumuzdan bize pek inandırıcı gelmese de, bu olumsuz propagandaların da etkisiyle, Pınarbaşı Adliyesi önünde yapılacağı duyurulan basın açıklaması maalesef köyde yapılmıştır.
Biz, köyde yapılan ve sadece servis edilen basın açıklamasının Pınarbaşı’nda ve Adliye’nin önünde yapılması gerektiğini, bu yönüyle yapılan davranışı onaylamadığımızı, bunun bir hata olduğunu ve bu davranışı tasvip etmediğimizi ancak bu toplanmanın hedefinden sapmaması ve kendi insanımızla karşı karşıya gelmemek adına bu hataya sessiz kaldığımızı açıkça belirttik.
Adli Süreç Takip Edilmeli ve Mağdurlar Yalnız Bırakılmamalıdır
Böylesi vahşice ve pervasızca olayların tekrar etmemesi adına bu adli süreç takip edilmeli ve mağdurlar asla yalnız bırakılmamalıdır. Yine böylesi bir olayın tekrar etmemesi adına, saldırganların bu köyden uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Yoksa sonrakilere emsal teşkil edecek, Uzunyayla’dan birkaç dönüm toprak alan herkes böyle pervasızlaşarak bölgeyi hızla Teksas olmaya evrilten bir faktör haline gelecektir.
Post Views: 16
