Siz Siz Olun; Bırakın Biz de Biz Olalım

EROL KILIÇ KUTELYA

Ben, öteden beri Kemalist tarihçiler ile eski Sovyet tarihçilerini hiç sevmedim.

Sevmek zorunda da değilim. Çünkü onlar yalan ve düzmece tarih yazan kişilerdir.

Amaçları tarih yazmak değil, tarihleri çarpıtmakdır.

Her iki grup da sahte kahramanlar ile sahte hainler yaratır.

Kemalist tarihçiler, izlenen asimilasyon politikalarına paralel herkesi Türk yapmaya çalışırlar . Onlara göre Adem peygamber de Türktür.

Çerkes Türkü, Abaza Türkü, Çeçen Türkü, Oset Türkü, Lak Türkü, Avar Türkü, Laz Türkü, Gürcü Türkü, Hemşin Türkü yaratmaya çalışırlar.

“Biz Türk değil, Türkiyeliyiz” deyince de bizi yargılamaya başlarlar.

“Her Türk asker doğar!” derler.

Biz asker doğmadık, insan olarak doğduk, insanız.

“Her Türk Dünyaya bedeldir!” derler.

Biz dünyaya bedel değiliz. Biz şimdiye kadar hiçbir halkın toprağını ele geçirmek için savaşmadık. Hep kendi  topraklarımızın savunması için savaştık. Birilerinin topraklarına girip oraları fethetmedik. Fetih ile işgalin aynı kapıya çıktığını çok iyi biliyoruz. Türk Tarih Kurumu üyelerinden Profesör Dr. Fahrettin Kırzıoğlu’nun ”Osmanlının Kafkas Ellerini Fethi” kitabı bizim için “Osmanlıların  Kafkas Ellerini İşgali”ni anlatan bir kitaptır.

“Ne mutlu Türküm diyene!”  derler.

Ama biz “Ne mutlu Türküm” desek de demesek de mutlu olmadık, olamadık. Anadilimiz, kültürümüz bitiyor, renklerimiz soluyor. Ulusal değerlerimiz bitkisel hayata girdi. Bitkisel hayatta olan biri mutlu olabilir mi?

“Türkün Türkten başka dostu yok!” derler.

Biz Kafkas halkının yeryüzünde binlerce dostu  var. Biz onları seviyoruz, onlar da bizi seviyor. Onlar bizim dostumuz, biz onların dostuyuz.

Okullarda ant töreninde ”Varlığım Türk varlığına armağan olsun!” detirtenler!

Ben varlığımı ne Türk’e, ne şuna, ne buna aramağan etmiyorum. Armağan zorla olmaz, gönül isteği ile olur. Ben varlığımı insanlığa, hayvan ve bitki varlığına armağan ediyorum.

İtirazı olan var mı?

“Önce vatan!” diyenler.

Yaşadığımız çevre, yaşadığımız doğa olmazsa, bitkiler, hayvanlar, toprak, su, hava, güneş olmazsa ve insanlar olmazsa vatanın bir anlamı kalır mı?

O halde “önce doğa, sonra insan” demeliyiz.

Türk kardeşlerim!

Size en büyük zararı kimler veriyor biliyor musunuz?

“Her Türk asker doğar!” diyenler.

“Her Türk Dünyaya bedeldir!” diyenler.

“Ne mutlu Türküm diyene!” diyenler.

“Türkün Türkten başka dostu yoktur!” diyenler.

Okullarda ant törenine ısrar edip zorla ”Varlığım Türk varlığına armağan olsun!” detirtenler.

“Önce vatan!” diyenler…

Ben Türk değilim.

Çünkü ben asker doğmadım, çünkü ben dünyaya bedel değilim. Ne mutlu Türküm  desem de mutlu olamıyorum. Bir çok da dostum var.Türk olmak zorunda da değilim. Ben insanım. Acıyı da, sevgiyi de biliyorum. Varlığımı da Türk varlığına armağan etmiyorum, varlığımı doğaya ve insanlığa armağan ediyorum.

Ama ben Türk dostuyum.

Ben Türkiyeliyim.

Hani sizlerin  çok anlamlı bir atasözü var: “DOST ACI SÖYLER.”

Bu yukarıdaki söylemler size dost kazandırmaz, gelin artık bu söylemlerden vazgeçin.

Dostluk için, kardeşlik için söylenecek ve yapılacak çok daha güzel, çok daha kolay söylemler ve işler var.

Post Views: 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir