Haydi 20 Mayıs’ta Taksime!

KUŞHA FARUK ÖZDEN

Yazıma “Hem Taksim’de, Hem Beşiktaş’ta Olalım” diye başlamak niyetindeydim; önceliğim Taksim olmak üzere tabiî.

Taksim niçin öncelikli?

Taksim öncelikli, çünkü Galatasaray’da bugün RF Konsolosluğu’nca kullanılan bina, Çerkes Halkı’nın yaşadığı büyük felaketin sorumlusu ve sanığı olan Çarlık Rusyası’nın da  İstanbul’daki Elçilik binası idi. Eh, öfkemizi haykırmak için temellerinde Çerkes halkının kanı olan bu binadan daha uygun başka neresi olabilir ki?

Üstelik halihazırda suçun varisi de bu binada otururken…

***

Annem çocukluğumuzda bir hikaye anlatırdı.

Eski çağlarda, Çerkeslerin pagan olduğu dönemlerde iki kardeş yaşarmış.

Kardeşlerden büyüğü Zek’ue tabir edilen ganimet seferine çıkmış.

Uzun ve yorucu günlerden sonra önüne kattığı bir at sürüsü ile geri dönmüş.

Nedense Zek’ueden dönen bu kardeşi kimse ziyarete gelmemiş.

Herkes kapısının önünden geçip kardeşine gidiyormuş.

Bir olağan dışılık olduğunu fark etmiş ama sormayı da kendisine pek yedirememiş seferden dönen.

Sonunda merakı baskın gelmiş ve dayanamayıp birisine sormuş:

–          “Ben Zek’ue den döndüm fakat kimse gelip kapımı çalmadı. Herkes evimin önünden geçerek kardeşime gidiyor. Ne oldu onun hanesinde bu kadar önemli?”

Cevap vermişler:

–          ”Thaşxue vuıgi başarıyla tamamladı.“

 Bunun üzerine büyük kardeş:

–          ”Aman ayıplı duruma düşmeyeyim. Hemen ben de gidip kardeşimi kutlayayım” demiş ve kardeşinin evine doğru seğirtmiş.

Pagan dönemde vuig Tha için en önemli tapınma ritüeli idi. Günümüzde de büyük grupların yapılabileceği en anlamlı dans vuigdir. Hem eskiyi hatırlatır, hem toplumsal birlikteliği, hem de eylem birliğini simgeler vuig. Ayrıca özgünlüğüyle de dikkati çeken bir danstır.

Geniş katılımlı aktivitelerin gerçekleştirildiği bu günlerde organizatörlere bir hatırlatayım dedim. Yalnız vuigin düğün dansı olmadığının altını özellikle çizmek istiyorum.

***

Görülüyor ki 20 Mayıs’ta bütün gurupçuklar yine bildiğini okuyacak.

İş artık eylem veya protestodan çok bir yarışmaya dönüşmüş durumda.

En son aldığım ileti ile 20 Mayıs saat 15.00’te Kabataş’tan Beşiktaş’a yürüyüş düzenleyen bir gurubun daha ortaya çıktığını öğrenmiş oldum.

Taksim’de iki ayrı saatte iki ayrı eylem,

15.00’te Kabataş’tan Beşiktaş a yürüyüş,

Ve akşam Kaffed’in anma toplantısı…

***

21 Mayıs’ı manasının dışına çıkartmamak lazım. 21 Mayıslar her şeyden önce Rusya’nın uyguladığı Çerkes soykırımı ve sağ kalanların da sürüldüğü “Büyük Çerkes Felaketinin” yıldönümüdür, bunu unutmayalım.

Dikkatimi çeken bir şey daha var: Bir tarafta RF’nun “Sözde Çerkes Soykırımı” ifadesiyle meseleyi basite indirgeme çabaları (ki bu “sözde” ifadesinin hepimize biraz değil epeyce tanıdık geliyor olması lazım); öte yanda “Aman kimse zarar görmesin, şimdi gerginliğin zamanı değil” diyerek topu taca atanlar…

Söylemlerin bu kadar paralel düşmesi hiç hoş değil.

***

Gerek 21 Mayıs vesilesiyle, gerek sonraki günlerde 2014 Soçi Olimpiyatları protestoları daha çok gündeme getirilmelidir.

Şimdiden dünya spor basını bildiri bombardımanına tutularak abluka altın alınmalıdır.

Soçi 2014’ün 2yıl daha aktüel kalacak olması, Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nün dünyaya her gün haykırılması için iyi bir fırsattır.

Bu fırsatı da sonuna kadar değerlendirelim.

Post Views: 3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir