29 Nisan Kayseri Mitingi’nde Halk Vardı!

KUŞHA FARUK ÖZDEN

Bazılarına göre katılımcı sayısı fazla değildi.

Eh, beklentilerini yüksek tutanlar için öyle olabilir.

Denildiği gibi belki sayıca fazla değildi ama her yaştan ve kuşaktan nitelikli bir katılımcı kitle vardı miting alanında. Bu dikkat çekiciydi, bunu kaydetmek lazım bir kere.

Sonra, eğer ki binlerle ifade edilen bir miting olsa ve buna da sadece 18-25 yaş gurubu gençler katılsaydı aklıma çok daha fazla soru takılırdı inanın. Yanlış anlaşılmasın, toplumun geleceği elbette gençlerdir, buna kimsenin itirazı olmaz; ama her yaştan insanın oluşturduğu bir kitle ise tartışmasız halkın ta kendisidir.

Bir tarafta başörtülü veya başı açık kadınlar kol kola yürürken; yanı başlarında küçük çocuğu kucağında genç bir anne omuz veriyordu onlara.

Beri yanda ise anne, baba ve çocuklardan oluşan bir gurup pankartlarını açmış inançlı şekilde saf tutuyordu kortejde.

Ve hep birlikte haykırıyorlardı sloganlarını:

–          ”YİREPSO ADİĞAĞA”…

Hepsinin amacı aynı, hepsi samimi ve hepsi aynı hedefe kilitlenmişlerdi: Çerkesliği yaşatmak…

***

Oradaki çocukların gözlerinde anadillerine duydukları sevginin, anadillerine olan özlemin, anadili eğitimi isteğinin parıltılı kıvılcımlarını gördüm.

Uzunyayla ayazının kavurduğu, kasketli, köyden geldiği belli kimselerin yanında, düğüne gider gibi hazırlanmış takım elbiseliler de yerini almıştı miting alanında.

Hayatlarında ilk defa mitinge katılan ama isteklerinin kendileri için, gelecekleri için ne önem taşıdığının bilincinde bir kitle vardı Kayseri Miting alanında.

Bu vatan için ölürken Türkçe bilmeyen Çerkeslerin çocukları ne yazık ki artık Çerkesçeyi öğrenemiyorlardı.

Ne kadar hazin bir tabloydu bu böyle.

İşte bunu içlerine sindiremeyerek meydanda toplananlar, uğruna kanlarını akıttıkları herşeylerini verdikleri bu ülke yöneticilerinden tek bir şey talep ediyorlardı kendileri için haklı olarak: Çerkes kimliklerini koruyacakları şartların sağlanması.

***

Miting için İzmir’den Kayseri’ye gittiğimde, 80 yaşını çoktan aşmış olan babam Kuşha Fikri sordu:

–          ”Mitingde talebiniz ne olacak?”

         Cevap verdim:

–          “Anadilde eğitim, gün boyu Çerkesçe yayın yapan radyo ve tv, Çerkesçe aile isimlerimizin verilmesi, Çerkesçe köy isimlerimizin verilmesi ve resmi tarihteki aykırılıkların kaldırılması…”

Babam mukabele etti,

–          “Çok haklı talepleriniz var, sağlığım el verse inan ben de gelirdim.”

***

Kayseri Çerkesleri’nde  miting tecrübesi olmadığı için, televizyonda bazı radikal gurupların toplantılarında  gördükleri kavga dövüşün her mitingde olduğunu zannedenler vardı. Nitekim onlar o gün alana hiç uğramadılar zaten.

Bir de çevrelerine mitinge gitmemeleri için telkinde bulunup, o gün miting mahalline gelen ve katılımcıları karşı kaldırımdan izleyenler vardı ki onlara bir çift sözüm var:

–          ”Ne kazandınız, ne geçti elinize?”

***

Kayseri için de bir ilkti ÇHİ Mitingi.

Kaybolmamış fakat köşelere sinmiş olan Çerkesler’in güzel atlarına binerek ayağa kalkmaya başladığını ortaya koydu ÇHİ Mitingi.

“Müslihe Nane”nin bütün korteje sahip çıkması, “Ben hepsindenim” demesi katılımcılardaki yüksek bilinci kristalize ediyordu adeta.

İnançlılığın bir göstergesi kabul edilen başörtülü hanımların kortejin ön saflarında yer alması ise eylemi artık her görüşten Çerkes’in benimsediğinin önemli bir işareti oluyordu.

Geçmişte Çerkesler’le ilgili meseleler derneklerde, dört duvar arasında, sesler de fazla yükseltilmeden konuşulurdu. Sesini yükselten birkaç kişi 12 Eylül faşist cenderesinde ceremesini fazlasıyla çekmişti. O gün dile getirilenler, bugünlerde meydanlarda dile getirdiğimiz taleplerimizden fazla bir şey değildi halbuki. Hatta, bu günkü taleplerimiz o günlerden daha fazla. 70’li yıllarda Çerkesçe yayın yapan bir radyo veya tv istemeyi hayal bile edemezdik.

***

Bence 29 Nisan Kayseri Mitingi başarı ile yapılmış ve amacına da ulaşmıştır.

Halkımıza kutlu olsun!

Engellemek için çabalayanlar ise utansın.

***

Yazımı bitirmeden eklemek istiyorum, 21 Mayıs’ta hem Taksim’de, hem Beşiktaş’ta olmak, mazereti olmayan her Çerkes için bir görevdir. Gönül ister ki binlerce kişilik bir katılımla gündüz Taksim de toplananlar, akşam da Beşiktaş’ta olsunlar; hep bir ağızdan ağıtların  söyleneceği anma toplantısı, katılımcıların birlikte yapacağı vuıgla(*) tamamlansın.

_____________________

(*) Vuıg, ilkel çağlarda tanrılar için yapılan dini bir ritüeldir.

Post Views: 22

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir