BALKAR SELÇUK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu cümleyi televizyon ekranlarında kurduğunda biz Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin 12 Mart 2011 Ankara mitingini yapalı iki-üç gün olmuştu.
Ulusal basın pek yer vermediği için miting öyle çok da yankı uyandırmadı. Ama devletin dikkatini çekmiş olacak ki, Başbakan bizi sarsan o küfür gibi cümlesini sarf ediverdi: “Şimdi de Çerkesler Başladı!”.
Bu cümle aslında kendi içinde “bizden önce başlayanlar” ve “devlete çektirdikleri” bağlamında tahlil edilebilir. Ne olursa olsun, Başbakanın özelinde devletin ne kadar bezgin olduğunun bir dışavurumuydu bu kısa cümle. “Eskiden başlayanlar” ve “kervana yeni katılanlar…”
Tabiî ki Türkiye’deki birçok devletlû gibi Başbakanın da Çerkesler hakkında söyleyecek fazla bir sözü yoktur. Devletlûlerin bizimle ilgili kurabileceği en empatik cümle, ne kadar kardeş olduğumuzla başlayıp, hepimizin müslüman olduğuyla biten cümlelerdir. Bundan fazlasını hiçbir devletlû cümle içerisinde kullanamaz. Bu bağlamda, Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin organize ettiği bu miting bence dikkat çekiciydi. Nedeni ise bu mitingde “Tek Dil, Tek Millet, Tek Devlet” mottosundaki ilk maddenin hedef alınmasıydı. 12 Mart mitinginde Çerkeslerin ana dili eğitimi hakkı ve TRT’de 7/24 Çerkesçe yayın yapılması talebinde bulunmalarıydı.
Türk devleti Türkçeyi nikâhlı karısıymış gibi gördüğü için de, Çerkeslerin TRT’de 7/24 Çerkesçe yayın ve Çerkes dili eğitimine devlet desteği istemesini, nikâhlı karısı dağa kaldırılacakmış gibi algıladı. Bu istek bizzat başbakan tarafından reddolundu. Başbakan “Şimdi de Çerkesler başladı!” derken ne dediğinin farkındaydı. Bu cümlenin devamında “Boşuna istemeyin, size zırnık yok” cümlesi gelebilirdi ama gelmedi. Gerçi daha önce kurulacağı söylenen Samsun ve Erciyes Üniversiteleri’ndeki Çerkes Dili Edebiyatı Bölümleri çoktan bürokrasinin kollarında can vermişti. Türkiye’nin dağına taşına üniversite açan bu hükümet, tek bir Çerkes Dili – Edebiyatı bölümü açamamış/açmamıştır.
Yine Başbakan kendi partisi olan AKP’de son seçimde tek bir Çerkes’i bile milletvekili adayı göstermedi. Şu anda AKP bünyesinde parlamentoda tek bir Çerkes milletvekili yok. Bu durum AKP özelinde Çerkeslerin devletten tasfiye edildiği şeklinde yorumlandı. Bu böyle midir, onu zaman gösterecek. Ancak kısa vadenin gerçeği şu ki, Başbakan, yeni anayasa sürecinde mecliste Çerkesler adına söz alacak kimseyi bırakmadı. En azından iktidar partisi için durum böyle.
Başbakan ve kurmaylarının bu durumu tasarlayarak oluşturdukları çok açık. Çünkü devlet ve AKP, içinden çıkamadıkları Kürt meselesi ve onun ayrılmaz dışavurumu olan terör açmazından bunalmış durumdadır. Hal böyleyken, bir de Çerkesler adına mecliste konuşacak çatlak seslere, ne AKP’nin, ne de devletin tahammülü olmadığı açıktır. AKP önümüzdeki on yılları belirleyecek bir anayasayı yapma arefesinde, “içinde Çerkes’in olmadığı bir meclisi” kolayca yaratmıştır.
Bu anayasa yapım süreci, yedeğinde silahlı güçlerin olduğu Türk ve Kürt üst yapıları tarafından yürütülecektir. Öyle görülüyor ki, AKP bu tartışmada başka bir etnik grubun adını duymak istememektedir. Kürt tarafı adına eylem koyduğunu ilan eden silahlı gruplar şimdiden anayasa yapım sürecinde Kürt varlığını taraflara hatırlatmak adına saldırılarını hızlandırıyor.
Öyleyse sormanın tam zamanı, “Şimdi de Çerkesler Başladı” diye işaret edilen biz Çerkesler bu süreç içerisinde neye başladık?
Askerleri kurşuna mı dizdik?
Karakolları mı bastık?
Yollara mayın mı döşedik?
Yoksa evimizde bombalar, ceplerimizde suikast planları ile mi yakalandık?
Altı üstü bir mitingdi. Bu kadar korkmaya ne gerek var ki?
Bir halkın kendi ana diline sahip çıkması, kendi devletinden yardım istemesi neden bu kadar tedirginlikle karşılanır, anlamak mümkün değil.
Oysa “TRT ŞEŞ Bİ HEYR BE” diye Kürtçe yayın yapan televizyon kanalını yayına açtığınızda, öncesinde ve sonrasında durup durup “Kürtler bizim kardeşimizdir” diyordunuz. Şimdi ise Türkiye Çerkesleri kendi dilleri için 7/24 tv yayını ve devlet desteği istediği için rahatsız oluyorsunuz. Hatta TRT Arapçayı da siz yayına açtınız. Şimdi biz Türkiye Çerkesleri olarak, Araplar gibi, içlerinden petrol fışkıran kuyularımız; ya da Kürtler gibi, üzerinde silahlı grupların gezdiği dağlarımız olmadığı için mi bu devlet bize Çerkesçe TRT yayınını çok görüyor?
Bu topraklarda sadece parası ve silahı olanın mı hakkı vardır?
Biz Çerkesler paramız ve silahımız olmadığı, elimizde sadece TC kimlik numaralarımız olduğu için mi horlanıyoruz?
…
Vazgeçmiyoruz;
AKP’den, TRT’nin 7/24 Çerkesçe yayın yapan bir tv kanalını yayına geçirmesini hâlâ istiyoruz.
Vazgeçmiyoruz;
AKP’nin Çerkes dili eğitimi/öğretimine devlet desteği vermesini de aynı kararlılıkla hâlâ bekliyoruz.
Post Views: 18
