KENAN KAPLAN
Demokratik açılım sürecinde AK Parti yöneticilerinin ve Başbakan dahil tüm bakanların yaptıkları açıklamalarda, “terörle mücadele, siyasetle diyalog” vurgusunu sıkça yaptıklarına şahit olduk.
Diyorlar ki; silahı bırakın, demokratik yöntemler kullanın, taleplerinizin mücadelesini Meclis zemininde verin. Hatta bu talepleri karşılamaya hazır olduklarını da ifade ediyorlar.
Ancak, bugün geldiğimiz noktada, demokratik açılım sürecinin sadece silahlı mücadele veren bir etnik kimliğin tatmin edilmesiyle sınırlı bir sürece dönüştüğünü görüyoruz.
Çerkesler olarak bizler silah kullanmadık, teröre bulaşmadık. Demokratik ve meşru yöntemlerle ‘biz de bir halkız, bizim de bir dilimiz, bizim de bir kültürümüz var, asimile olmak istemiyoruz, varlığımızı geleceğe taşımak, Türkiye coğrafyasında ”kendi kimliğimizle, eşit ve onurlu vatandaşlar olarak yaşamak istiyoruz”’ dedik.
Neler İstedik?
Anadilimizde 7 gün 24 saat yayın yapan televizyon kanalı ve radyo yayını istedik.
Değiştirilen soyadlarımızı istedik .
Değiştirilen köy isimlerimizi istedik.
Çerkes Ethem’in itibarının iade edilmesini ve Çerkesler üzerindeki hain yaftasının kaldırılmasını istedik.
Türkiye, ileri demokrasiye sahip, tüm halkların kardeşçe yaşadığı bir ülke olsun istedik.
Anadilimiz okullarda seçmeli ders olarak okutulsun istedik.
Aslında isteklerimizin tamamı çağdaş demokrasilerde insan haklarının gereği olarak kabul gören ve hayata geçirilen doğal haklardı. Yani kısacası bizler demokrasinin gereklerinin yerine getirilmesini istedik.
Ancak, Ankara ve İstanbul mitinglerinden sonra gördük ki, Çerkeslerin demokratik yollardan kültürel hak talepleri görmezden geliniyor.
Medya, mitingleri ve Çerkeslerin taleplerini haber yapmaktan imtina ediyor.
AK Parti ve hükümetten tık çıkmıyor.
Başbakan ise bir televizyon kanalındaki programda (Siyaset Meydanı) adeta suç işlemişiz gibi ”Bakın şimdi de Çerkesler çıktı” diyor .
Evet sayın Başbakan; “şimdi de Çerkesler çıktı”, biz çıktık.
TRT 6’i açtığınız halk gibi, Çerkes Halkı da Çerkes dilinde yayın yapan Televizyon istiyor.
Evet sayın Başbakan; realitesini tanıdığınızı meydanlarda haykırdığınız bir halk gibi, Çerkesler de realitelerinin tanınmasını istiyor.
Evet sayın Başbakan; Kürt açılımında yaptığınız gibi, Alevi açılımında yaptığınız gibi, Roman açılımında yaptığınız gibi, Çerkes halkı da demokratik ve meşru taleplerinde sizi yanlarında görmek istiyor.
Çerkesler bugün AK Parti’nin ve hükümetin samimiyetini sorgular noktaya gelmişlerdir.
Çünkü, görmüşlerdir ki, şavaşın dili ve yöntemleri muhatap alınıp, barışın dili ve yöntemleri görmezden gelinmektedir.
TRT 6 açılalı bunca yıl geçmişken hala bir Çerkes televizyonunun hayata geçirilmemiş olması, başka türlü nasıl izah edilebilir?
Artık şu gerçek açıkça görülmeli ve kabul edilmelidir: Çerkes halkı, ulus devlet anlayışının uyguladığı tüm asimilasyon çabalarına, baskı ve yıldırma politikalarına rağmen, diliyle, kültürüyle ve kimlik bilinciyle dimdik ayaktadır.
Çerkeslerin asimile olduğunu, kimlik ve kültürel hak talebi olmadığını düşünenler artık hesaplarını buna göre yapmalıdırlar.
“Çerkesler de nereden çıktı?” diyenler de bilmelidirler ki, Çerkesler geçmişte vardılar, bugün varlar, gelecekte de var olacaklar.
Bir gerçeği daha açıkça ortaya koymak gerekiyor: Türkiye’de iç barış sağlanmak isteniyorsa, çağdaş ileri demokrasiye sahip bir devlet yapılanması arzu ediliyorsa, Türk halkı ve Türkiye cumhuriyeti devleti diğer halkların kültürel kimliklerini tanıma ve eşitlik temelinde yaşama iradesini gösterebilmelidir.
Eğer bu irade gösterilemeyecek olursa, önümüzdeki süreçte ortak yaşama iradesi gösteren halkların ortak mücadelesinin zemini ortaya çıkacaktır ki, böyle bir gelişmenin ortaya çıkarabileceği sonuçlar AK Parti ve hükümet tarafından çok iyi değerlendirilmek durumundadır.
Çerkes halkı, Çerkes Hakları İnisiyatifi’nin Eskişehir mitinginin vali tarafından iptal edilmesini ve ardından bu valinin Emniyet Genel Müdürlüğüne atanmasını AK Parti ve hükümet adına bir samimiyetsizlik, demokrasi adına da bir talihsizlik olarak değerlendiriyor.
Sonuç olarak, AK Parti ve hükümete diyoruz ki, demokratik açılımda samimi iseniz, demokratik yöntemlerle demokratik hak arayışını muhatap alıyorsanız, ileri bir demokrasiden yana iseniz Çerkeslerin taleplerini dikkate alınız ve gereklerini yerine getiriniz.
Getiriniz ki samimiyetinize inanalım,
Getiriniz ki yöntem hatası yaptığımız kanısına varmayalım.
Post Views: 18
