Örnek İki Kuruluşumuz, Kozlu Kafkas Kültür Derneği ve ADDER (Adığe Bze Xase)

MUSTAFA SAADET

Kozlu Kafkas Kültür Derneği’ni bilen ve duyan bugüne kadar kimse yoktu. Tokat/Erbaa’ya bağlı olan bu küçük Çerkes Köyü gerçekleştirdiği bir etkinlik ile ismini duyurdu ve takdir topladı. İçişleri Bakanlığı tarafından fonlanan “Kültürümüz Gelecek Nesillerle Buluşuyor“ projesi ile Çerkes gençleri için  bir ay süreyle kurduğu kampta, çok önemli faaliyetlerde bulunmuş, gençlere unutulan kültürümüz ve adetlerimizi hatırlatma, yeniden kazandırma, dilin önemini vurgulama  gibi pek çok konularda netice alıcı faaliyetlerde bulunmuştur. İleriki yıllarda da bu çeşit faaliyetlerde bulunacağı muhakkaktır.

İki yıl gibi kısa bir süre önce kurulan ADDER, pek çok kişi ve kuruluş tarafından tenkit edilmiş, dili yozlaştıracağı, seslerin kaybolmasına vesile olacağı gibi afaki görüşlerle, hatta yalancılıkla suçlanmıştır. Ancak, kurucuları ve dil için çalışanlar bu tip isnatsız suçlamalara aldırmadan derneğin faaliyetlerini sürdürmüş, projeler geliştirmiş ve Avrupa Birliği kaynaklarından hibe şeklinde önemli bir fon almaya hak kazanmıştır. ADDER, onaylanan proje gereğince 8 ayda gerçekleştirilmesi gereken faaliyetlerin bir an önce bitirilmesi için olağanüstü bir çalışma içerisine girmiştir.

AB fonları, gerçek dışı projelere değil;  uygulanabilir, faydalı ve gerekli projelere, uzun bir süre incelenerek verilmektedir. Şimdi düşünmek gerek, acaba mesnetsiz tenkitlerle, yapılması planlanan faaliyetleri karalayan çevreler mi  haklı, yoksa ADDER mi? ADDER bu tenkitçi çevrelere kırgın değildir. Katkıda bulunabilecek her kurum ve kişiye kapısı açıktır. Yeter ki dilimiz yok olmaktan kurtulsun.

Herhangi bir konuda icraat ve üretim yapabilmek için en önemli gereksinimin mali imkan olduğu artık tartışmasızdır. Çerkeslerin en zayıf olduğu nokta da mali imkan yetersizliğidir. Bunun için, sadece kendi imkanlarıyla değil, yaşadıkları ülkelerdeki ve dünyadaki yardım fonlarının araştırılması, fizibıl projelerle taleplerde bulunulması çıkış yoludur.

Aslında bazı yörelerde paranın önemini belirtir şekilde paraya çok güzel bir isim verilmiştir; “Neğacuw” gözü parıldatan anlamındadır. Fakat bu objenin kazanılması için çalışmak her nedense ayıp sayılmış ve çok önemli bu güç kaynağından yoksun kalınmıştır. Mali güç önemlidir çünkü,  dünya tarihinde bunun örnekleri vardır. 1867 yılında Amerika Birleşik Devletleri Alaska’yı 7,2 milyon dolara Rusya’dan satın almıştır. 1990 yılında (Boris Yeltsin döneminde) 35 miyon Mark karşılığında Doğu Almanya, Federal Almanya tarafından Rusya’dan geri alınarak iki Almanya birleştirilmiştir. Çerkeslerde mali güç olsaydı, 1990’lı yıllarda anavatanlarını parayla geri alabilirlerdi.

Düzenli kahvaltılı toplantılarla, bol oyunlu etkinlik ve festivaller ile bu güne kadar değerlerimizin bir çoğunun kaybolmasını önlememiz mümkün olmamıştır. Facebook karelerinde en çok öne çıkarılan konular, mızıkayı  kucağına alıp  poz vermek, çıplak ayakla oynamak, tahta (phacıc) çalmak, yemek masalarının zenginliğini göstermek, sık sık profil değiştirerek dikkat çekmeye yöneliktir. Bu tür boş uğraşıları bırakıp, yok olmayı önlemek için, yeni görüşlere dayalı projeler üretmenin zamanı geçmektedir.

Post Views: 13

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir