YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR

MURAT ÖZDEN

Değerli Okuyucularım,

Ben ilk Çerkesce bestemi yaptığımda 23 yaşındaydım ve yıl 1978’i gösteriyordu. Daha sonra da yeni şarkı çalışmaları yapıp bir köşeye attım. Zaman zaman bunları ortaya çıkarmak istedim.Havva Karadaş’la, Gülcan Altan’la bazı kayıtlar yaptıysak da sonuçlandıramadık.

2015 yılında Mustafa Saadet’in Bilecik ’in Poyra Köyünden derlediği şarkılar ve benim bestelerimin de içinde olduğu Kenexejiğe Voredxer – Dirilen Şarkılar albümünü yayınladık. Ancak bu albümün yayınından sonra müziğe neredeyse yedi yıl ara verdik.

Maltepe Çerkes Derneği binasının kentsel dönüşüme girip taşınmak zorunda kaldığımızdaki arayış, dernek bünyesinde MAKSIME CAFE ve milli içeceğimiz Maksıme’nin marka tescilini almamızı beraberinde getirdi.

O sırada okuduğum bir söz müziğin bir milletin var oluşu için ne kadar önemli olduğunu bana hatırlattı:”Şarkılar dilin bayrağıdır.”

Dilinizi ve milletinizi göstermek istiyorsanız, kendi dilinizde bir şarkı söylemelisiniz. Ancak bu topraklarda Çerkesce yok edildiği için Çerkes şarkılar da yok oldular. Bileciğin Poyra Köyünden sekiz şarkı toplayıp getirebilmişti Mustafa Saadet. Türkiye’de bin civarında Çerkes köyü tespit edilmişti, demek ki bu topraklarda sekiz bin civarında Çerkesce şarkı yok edilmişti. Bu da aslında bir kültürel soykırımdı.

***

Maksıme Cafe’yi oluştururken bu mekanın mottosu 2M olacak demiştik: Maksıme ve Müzik. Maksıme Cafe’nin bir köşesine kondurduğumuz mütevazi sahnenin Diaspora Çerkes Müzik akademisini oluşturacağını hayal ediyoruz.

Şu anda cuma ve Cumartesi akşamları canlı performans müzik yapıyoruz. Bu da yaklaşık yılda yüz konsere tekabül ediyor. Dünyada bu kadar çok canlı performans ve canlı yayın yapan başka bir Çerkes sanatçının olduğunu düşünmüyoruz.

Ancak, bu çalışma bize çok fazla aynı şarkıları tekrarladığımızı gösterdi. Elimizdeki repertuar ve müzisyen kapasitesi ile yapılabilecek bu kadar olabiliyordu.

Yapılabilecek olan yeni besteler üretmek olabilir. Bunu yapıyoruz ama beste üretim süreci öyle hemen çabucak olan bir şey değil ve uzun bir süreç. Anavatanda üretilen şarkıların sözlerini bulmakta da zorlanıyoruz.

Çerkesler için yeni bir şey olacak çalışmanın başlangıcındayız. Bu çalışmayı başlatmamıza ilham veren Türk Pop müziğinin başlangıç yılları olmuştur. 1970’li yıllarda Fecri Ebcioğlu’nun Fransızca’dan çevirilerini söyleyen Ajda Pekkan jenerasyonu, peşinden Sezen Aksu’ları, Çiğdem Talu, Melih Kibarları, Erol Evginleri ortaya çıkartmıştı. Ardından yine pop müzikten etkilenen ve onun enstrümanlarından yararlanan birçok protest ve rock müzik yapan Türk sanatçı yetişti.

Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz. Bu çeviri şarkıların Türkçe ile sınırlı kalmasını da istemiyoruz. İngilizce, Fransızca, Arapça ve diğer dillerden şarkıları Çerkesceye çevirip bize ulaştırırsanız onları da seslendirmekten mutluluk duyacağız.

Her türlü Çerkesce şarkı derlemeleri ve beste çalışmalarını da değerlendireceğimizi bilmenizi istiyoruz.

Ömründe Çerkesce bir şarkının nakarat kısmına eşlik etmekten öteye  müzik ve dünya bilgisi  olmayanların yapacağı eleştirilerin bizi yolumuzdan döndürmeyeceğinin de bilinmesini istiyoruz.

Her şey, Çerkes dilinin, kültürünün ve ulusal varlığının yaşatılması, yeniden üretilmesi ve geleceğe taşınması içindir.

Sevgiyle kalın, yanımızda olun.

Post Views: 20

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir