Anayasalar Devletlerin Aynasıdır

EROL KILIÇ KUTELİA

 Tek dil, tek kültür, tek folklor (Halk bilimi) tek din, tek mezhep insanın, insan olma normlarına aykırıdır.

Milliyetciliğin dozu kaçırılırsa varacağı son nokta ırkçılıktır.

Milliyetcilik bir ideolojidir. Irkçılık ise bir ideoloji değildir. Irkçılık acil tedavisi gerekli bir psikolojik hastalıktır. Günümüz ve gelecek  için ırkçılık büyük bir felakettir.

Önce insan olmak lazımdır.

İnsan olabilmek için de;

1- Sevmeyi bileceksin.

2- Üzülmeyi bileceksin

3- Saygıyı bileceksin

4- Paylaşmayı bileceksin.

 Günümüzde ülkelerin anayasalarına bakacak olursak, insan hak ve hürriyetlerini dikkate alıp, insanlık için olmazsa olmazları öne alan anayasalar çok azdır.

Bu özellikte anayasalar Orta Doğu coğrafyasındaki ülkelerde hiç yoktur.

Dünyada ise birkaç ülke dışında insan hak ve hürriyetlerini öne alıp garanti veren demokratik bir anayasayı bulmak çok zordur.

Her anadilin yaşam hakkı vardır. Demokratik hukuk devletlerinin bir görevi de her anadilin yaşamı için gerekli ortamı sağlamaktır.

Devletlerin anadilleri öldürüp anadiller mezarlığına defnetme gibi bir görevleri yoktur. Bu insanlıkla da bağdaşmaz.

Dünyanın en eski devletlerinden biri olan genç bağımsız Abhazya Cumhuriyeti’nin anayasası, “ben demokratik hukuk devletiyim” deyip anadillere yaşam hakkı tanıyan, anadillerin özgürce kullanılmasını garanti eden dünyanın nadir ülkelerinden biridir.

Abhazya Cumhuriyeti anayasasının anadiller ile ilgili maddesi şöyledir:

MADDE 6: ”Abhazya Cumhuriyetinin resmi dili Abhazçadır. Rus dili de Abhazça’nın yanında hükümetin, halkın ve diğer kuruluşların dili olarak tanınır.

Devlet Abhazya’da yaşayan bütün etnik grupların dillerini özgürce kullanmalarını garanti eder.”

Görüldüğü gibi Abhazya Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün etnik grupların anadilleri teminat altındadır.

Abhazya Cumhuriyeti vatandaşı tüm halklar; anadilleri ile eğitim alabilir, radyo-televizyon, gazete yayınlıyabilir.

Abhazya Cumhuriyeti vatandaşı Megrel/Lazlar’ın,  Gürcistan’da olmayan ve kısa vadede olmayacak gibi görünen Megrel/Lazça radyo-televizyon, gazete yayını ve Megrelçe eğitim alanları mevcuttur.

Megrel/Laz kardeşlerimizin Abhazya Cumhuriyeti Anayasası’ndan kaynaklanan bu demokratik haklarının kullanılmasından Gürcistan’daki aşırı milliyetçiler rahatsız olmaktalar.

Gürcistan’daki aşırı milliyetçi (Kartveller) Megrel/Lazçayı etimoloji kurallarını hiçe sayarak bir kartvel diyelekti olarak görmekteler.

Megrelçe/Lazça bir kartvel diyelekti değil bugün sayıları milyonları bulan bir halkın anadilidir.

Keza Svança’da bir kartvel diyelekti değil, sayıları yüzbinleri bulan bir halkın anadilidir.

Unutmayalım son konuşanı rahmetli tahmada Tevfik ESENÇ ile Kuzey Kafkas dillerinden UBUHÇA Anadolu topraklarında ölmüş ve ölü diller mezarlığında yer almıştır.

Vergisini bu ülkede ödeyen, harcadığı elektrik faturaları üzerinden onlarca yıldan beri yüzde iki TRT payı ödeyen ve ödemekte devam eden bu ülke vatandaşı Çerkes/Abhaz ve Lazlar anadilleri ile yayın yapan bir TRT kanalından mahrumdur.

Aynı TRT ve yine bir devlet kurumu olan Anadolu Ajansı bugün 41 anadilde yayın yapıyor.

Bu anadillerin sahibi halkların büyük çoğunluğu bu ülkede vergi vermedikleri gibi, her ay harcadıkları elektrik faturaları üzerinden yüzde iki TRT payı da ödemiyorlar.

TRT bugün Afrika dilleri üzerinden yayın yaparken Çerkesçe’yi, Abhazça’yı ve lazça’yı yok kabul ediyor.

Anadolu topraklarının otohton halklarından Lazların kendi anadilleri Lazça ile TRT tarafından yayın yapılması Gürcistan’ın aşırı milliyetçilerini kızdıracaktır.

Varsın kızsınlar, Abhazyada Megrel/Lazça yayın yapılıyor ona da kızıyorlar ama kızmakla kalıyorlar.

Çünkü her anadilin yaşam hakkı vardır.

Asimilasyon insanlık suçudur.

Gelin hep beraber insanlık ortak paydasında buluşalım.

Hakkımız olan anadillerimizle TRT yayınlarını isteyelim.

Hak istemek ayıp değildir, suç da değildir.

Bölücülük değildir, hainlik de değildir.

Bugün çocuklarımız için anadillerimiz ile TRT yayını istemezsek suçlu olacak biziz.

Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz.

Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.

Post Views: 17

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir