KUŞHA FARUK ÖZDEN
Nisan sonu, Mayıs başları Uzunyayla’nın her tarafının yeşerdiği, rengarenk çiçeklerin boy saldığı yılın en güzel günleridir. Sıcaklarla birlikte ekinler topraktan yükselir, ekilmeyen tarlaları ise envai renk cümbüşü sarar. Önce yemlikler etrafı doldurur. Zannedersem Türkçe adı ekşimik olan Şığaf’eu tuzla yemenin tadı başkadır. Şıbıdz ve Hağagurım için sivrice sopa gerekir. Yumrulu bitkilerdir. İlkbaharda öküzlerle çift sürmeye gidenler şıbıdz ile hağagurım kazmakta daha donanımlı olurlardı. Pulluk demirinin üzerinde biriken çamurları temizlemek için sopalarının ucunda spatulaya benzeyen aparatlarla kazma işlemi daha kolay olurdu.
Mayıs sonu ve haziran başında Ğamu ve Tharıkuef/Vik’e zamanı. Okulların tatil olması ile köye döndüğümüz zamanlara denk gelirdi. Bütün adını saydığım bu bitkilerden sadece tharıkuef veya vık’e nin Türkçe adını biliyordum: Yağlıca. Ellerimize yapışan tüyleri ve soyulunca çıkan özsuyunun ellerimizi ve de dudaklarımızı boyaması. Hakiye çalan bir kahverengilik özellikle tüm bahar parmaklarımıza hakim olurdu.
Aradan yıllar geçtikten sonra Çerkes Tarihinde baharın hüzünle birlikte bütün halk tarafından bilinmeyen sevinci de barındırdığını öğrendim.
Atalar yurdundan sürülüşümüzün sembol günü 21 Mayısı yıllar sonra öğrendim. Çocukluğumda halen Xeku doğumlular tekleme de olsa hayatta idiler. Onlardan birisi annemin büyük amcasının hanımı, herkes ona “Giga” derdi gerçek adını bilen yoktu. Yüz yaşının üzerinde olduğu söylenirdi. Torununun torununu görmüştü. Hatırladığım Xeku doğumlu diğer kişi de Peritlerin “Naşhue” Tok Yaşar’ın büyükannesi.
İnsanlarımız her halde kendi istekleri ile Çerkesya’yı bırakıp Anadolu’nun kurak, soğuk ve çorak bozkırına gelmemişlerdir. Kimilerine göre Uzunyayla at yetiştirmek için çok uygunmuş, onun için dedelerimiz Uzunyayla’yı tercih etmişlermiş.
Palavra.
Bozkırı ancak kadim bozkır insanı tercih eder. Yani Uzunyayla ancak bozkırdan gelenler için tercih edilen yerleşim alanı olabilir. Ancak zorunlu iskan edilenler yerleşim alanı olarak Uzunyayla’ya yerleşmek zorunda kalmışlardır.
Yukarıdaki mantıktan gidersek, Ürdün de Rusayfa’ya yerleştirilenler veya Suriye’de Culan (Golan)’a yerleşmek zorunda kalanlar da soğuğu sevmedikleri için sıcağı tercih etmişler, Rus silahlarından kurtulanlar da sıtmadan ölmeyi tercih etmişler.
Bütün kitlesel soykırımın noktalanıp, felaketin ikinci evresi büyük sürgünün başlangıç tarihidir 21 Mayıs.
Yüreğimin sıkıştığı, bir şey yapamasam dahi “ben Çerkesim” ve “benden sonrakiler de Çerkes olarak kalacaklardır” diye haykırdığım gün.
Ey halkım! Sana yapılanı ve yapanları unutma.
Kimseden intikam alma çığırtkanlığı da yapmak istemiyorum. Kimseden hesap da sormuyorum. Ancak halkımın acısına saygı gösterilsin istiyorum. Bugün için üçüncü defa sürgüne tabi tutulan Suriyeli kardeşlerimin atalar yurdu Xek’ue dönüşüne izin verilmesinin bir insanlık görevi olduğunu söylemek istiyorum.
Halkım başın sağolsun.
Dilerim küllerinden yeniden doğan Zümrüdü Anka olursun.
Post Views: 19
