KUŞHA FARUK ÖZDEN
Pozitif ayrımcılık demokrat olmanın olmazsa olmaz şartlarından birisidir. Eğer ki hakkını koruyamayanlar veya hakkının bilincinde dahi olmayanların hakkını savunmazsak, demokratlık ve demokrasiden söz edemeyiz.
Pozitif ayrımcılığı savunmak, yani hakkını arayamayanın yanında yer almak veya hakkının bilincinde olmaya öncülük etmek ona yol göstermek demokratların görevidir.
Duymayanlar duysun, bilmeyenler öğrensin: BDP nin “Çerkes soykırım ve Sürgünün” tanınması ve de takipçiliği ile ilgili TBMM’nde önerge vermesi T.C. tarihinde bir ilktir.
BDP’nin bu anlamlı davranışını saygı ile karşılıyorum. Bu davranış pozitif ayrımcılığın somut bir örneğidir. Demokrat olmak ve demokrat tavır işte budur.
BDP’nin meclis araştırma önergesinde Çerkesçe Anadilde eğitim, Çerkesçe TV ve Radyo başta olmak üzere toplumun somut talepleri dile getirilmektedir. Daha da ilginci, BDP Muş Milletvekili Sayın Sırrı Sakık’ın “Gelecek dönem kendi grubumuzda bir Çerkes Milletvekilini meclise sokacağız“ demesidir.
Toplumsal açılımın ardından Samsun’daki 21 Mayıs etkinliklerine Kaffed tarafından Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Deniz Baykal’ın davet edilmesi, katılmasalar dahi verilen cevabi mesajlar çok önemlidir. Birileri tarafından “Türkiyelileşmek” olarak nitelense dahi kaydedilenler belli bir aşamadır. Önemli olan omuz omuza vermek, birlikte sesimizi daha gür çıkartmaktır.
19 Mayıs ve Erciyes Üniversiteleri’nde Çerkesçe bölümü açılması için verilen sözler yerine getirilmeden ipe un serilirken Kürtçe eğitim verecek vakıf üniversitesinin önünün açıldığının haberini aldık.
Bizim cenah, çocuklarının Çerkesçeyi seçmeli ders olarak okuması için gayret göstermezken, elin oğlu Kürtçe eğitim verecek Vakıf üniversitesi için gereken yasayı çıkarttırıyor, hukuki alt yapıyı oluşturuyor.
CHP Kocaeli Milletvekili Engin Özkoç devşirilmişliğin çok güzel örneği.
TBMM oturumunda BDP’lilere kendince Çerkesler veya Çerkeslik adına tepki gösterdi.
BDP ye karşı mecliste gösterdiğiniz cansiperane mücadelenin birazını da ÇHİ “Lejen Xase” ile ilgili hemşeriniz faşist gazeteci veya Altemur Kılıç’a neden göstermediniz? Esas Çerkesliğinizi o zaman ortaya koyacaktınız.
Ha, birde demişsiniz ki: ”Çerkesler…bu toprağın çocukları olarak, bu topraklarda özgür yaşadık, özgür yaşamaya devam ediyoruz.”
Sayın Özkoç sizin yaşadığınız topraklar ile bizlerin yaşadığı topraklar farklı olsa gerek. Sizler, bizler o kadar özgürdük ki Çerkesçe aile adlarımızı kullanmamamız için soyadı kanununa madde kondu. Köylerimizin Çerkesçe isimlerini söylemekten vazgeçtik, isminin önündeki Çerkes ibaresi kaldırıldı. O kadar özgürdük ki analarımızdan öğrendiğimiz Çerkesçeye de gerek yoktu. Zaten Genel Başkan Yardımcınız Muharrem İnce de aynı görüşte.
Kısacası, sizlerin özgürlük anlayışı ile bizim özgürlük anlayışımız farklı.
Bizde bir söz vardır: ”JIP’EN VUMIŞEME ZIV ŞEXU.VİP’E YİS”
Söyleyecek sözün yoksa yerinde kal…
Post Views: 35
