Ramazan Ayı Geçip Gitmeden!

BALKAR SELÇUK

Şu mübarek Ramazan ayı geçmeden himmetinizi bir araya getirip bir iftar davetiyesi gönderseniz olmaz mı?

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na, Başbakanı’na ve Meclis Başkanı’na, bir ramazan iftarında ikram edecek bir tas çorbanız yok mu?

Putin’e “Ekselansları” diyerek mektuplar nameler yazabiliyorsunuz da, vatandaşı olduğunuz ülkenin Cumhurbaşkanı’na ya da Başbakanı’na gönderecek bir davetiyeniz yok mu?

Yeryüzünde Çerkeslerin sayıca en çok olduğu bu ülkede, Türkiye’de; Alevisi, Kürdü, Cemaati, Ermenisi, Rumu, esnafı, işçisi, memuru hepsi tüm üst kuruluşlarıyla bu ülkenin yöneticileriyle oturup konuşurken, taleplerini dile getirirken siz neredesiniz?

 Sizin bu ülkenin seçilmişlerine söyleyecek bir çift sözünüz yok mu?

Bu ülkede yaşayan milyonlarca Çerkes’in güya temsilcileri sizlersiniz öyle değil mi?

Peki o zaman bizim neden Çerkesçe yayın yapan bir televizyon kanalımız yok?

Buna bir cevabınız var mı?

Yok, çünkü istemesini bilmiyorsunuz. Israr etmesini, demokratik taleplerinizi göstermesini bilmiyorsunuz.

Sizin tüm derdiniz bizimle. Bizim önümüzü kesmek, bizi itibarsızlaştırmak ve bizden rol çalmak sizin derdiniz.

Çerkes Hakları İnsiyatifi miting yapar, her türlü sevimsizliği yaparsınız.

Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi Suriye Çerkeslerine el atar, karalar, iftiralar atarsınız.

Size kaç kere ortak eylemler geliştirilmesi konusunda davetiyeler gönderilir, beğenmezsiniz.

Memleketin akil adamları karış karış ülkeyi gezer de iki tanesini kolundan tutup derneğinizde iki bardak çay içirip, iki çift laf etmezsiniz.

Şimdi Akil Adamların faslı geçti, Ramazan mevsiminde kitleler dertlerini iftarlarda, sohbet aralarında aktarıyorlar seçilmişlere.

Ama sizin namazda gözünüz olmadığından, ezanda da kulağınız yok tabii ki.

Sizin için diaspora olmak ve dönüşe odaklanmak yeterli olabilir. Ancak Türkiye’de yaşayan milyonlarca Çerkes için ne burası diasporadır, ne de güncel bir dönüş fikri gündemdedir.

Ama Allah aşkına! Çerkes halkı bunu hak etmiyor. Yani çok zor bir şey değil bir iftarda bu ülkenin seçilmişlerini bir araya getirip bir tas çorba ikram etmek ve içinde “Çerkes” ve “demokrasi” kelimelerinin geçtiği cümleler kurmak.

Bu Çerkes halkı kimleri misafir etmedi ve ekmeğini paylaşmadı ki!

19 Mayıs 1919’da Çerkesler Mustafa Kemal’i misafir etmediler mi?

Osmanoğulları ülkelerinden sürülüp çıkarıldıklarında, Suriye’de yaşayan Osmanoğulları Çerkes mahallesinde Çerkeslerin himayesinde yaşamadı mı?

Tam 250 yıl boyunca Memlük Çerkesleri İslam Halifeliğine sahip çıkmadı mı?

Çerkes halkı kendi insanlarını katleden, köylerini yakan masum insanlarını darağacında sallandıran Çerkes Ethem’e bile sahip çıkmadı mı?

Peki, şimdi birisi bize şunu açıklasın, siz hem 50 yıldır Ankara’nın merkezinde bir genel merkeze sahip olacaksınız; hem de yolunuz ne Meclisten, ne Başbakanlıktan, ne de Cumhurbaşkanlığından geçmeyecek. Hep kıyıdan köşeden bakacak, sanki hiç Ankara’da değilmişsiniz gibi yapacaksınız.

Bir Ramazan gününde bu ülkenin vatandaşları olarak, bu ülkenin tarihinin ve kültürünün bir parçası olarak, Başbakanınıza ve Cumhurbaşkanınıza ikram edecek bir tas çorbanız yok mu?

Varsın Türkiye Çerkeslerinin adına talepleriniz olmayıversin. Ama yine de bu ülkenin bir gerçeği olarak yüzyüze bakmak ve bu ev sahipliğini üstlenmek zorunda değil misiniz?

Yoksa siz Ankara’da sadece bize hava atmak için mi varsınız? Sadece bize mi propaganda yapmak derdindesiniz? Bilin ki eski çamlar bardak oldu. Artık Ahlat’ın Çerkesleri bile miting yapıyor bu ülkede. Çerkes halkı korku eşiğini aştı. Haklarının ve durumunun bilincinde ama siz meydanlarda yoksunuz…

Koca bir Ramazanı daha yediniz ya…Helal olsun size…

 ***

PUTİN ADIM AT!

Putin iktidarıyla geçirdiğimiz uzun yıllar boyunca Rusya’nın genelinde dizginleri ele almak için Kafkasya’yı nasıl istikrarsızlaştırdığını, Rus Milliyetçiliğiyle ülkeyi ayakta tutmak için Neo-Nazi’lerle nasıl birlik olduğunu ve FSB’nin katiller ordusuyla Kafkasya’da, Çeçenya’da Dağıstan’da ve Çerkesya’da nasıl sürek avları yaptığını hepimiz gözlerimizle gördük.

Bir avuç Kafkasya Çerkesini bile içine sindiremeyen Putin’in Khabardey’de başlattığı iç savaşın Çerkes halkını nasıl ikiye böldüğünü de gözlerimizle gördük.

Şimdi de, Çerkesya’da yaşayan ve silahlı cihad ideolojisini asla benimsemeyen sıradan Müslüman Çerkes ailelerin nasıl beşer onar ana vatanları olan Kafkasya’dan, Khabardey’den ve Adıgey’den kovulduklarını görüyoruz. Şimdilerde kimse farkında değil ama Türkiye’de bir de Çerkesya’dan kovulan Müslüman Çerkes diasporası oluşmaya başladı. Sayıları  onlarca aileyi geçti bu insanların.

Putin Rusya’sı Rusya tarihinin karanlık sayfalarıyla yüzleşmemek adına, Çerkes soykırımını tanımamak adına, Soçi’de kendi tarihini inkar ederek gerçekleştirmeye çalıştığı ‘Soykırım Olimpiyatları’nın sorunsuz geçmesi için yine faturayı Çerkeslere kesmiş durumda.

Ne kadar acıdır ki, Çerkeslere soykırım uyguladığı yetmiyormuş gibi, Çerkes halkını anvatanlarından sürdüğü yetmiyormuş gibi, Putin Rusya’sı şimdi soykırım topraklarında Olimpiyat yapmak adına yine Çerkesya’nın Çerkeslerine saldırıyor. Onları öldürüyor ve birçoklarını anavatanlarından sürüp çıkarıyor.

Putin’in Bu İnkar ve İmha Politikası Devam Ettiği Sürece ÇHİ’nin Protesto Mitingleri Devam Edecektir.

Şimdi Rusya Federasyonu İstanbul’daki elçilikleri vasıtasıyla ÇHİ’nin protesto mitinglerini durdurmak adına ikidir ÇHİ’ye mesajlar ve ricalar gönderiyor.

Rusya Federasyonu’nun bu mesaj ve ricalarının yanında masada başkaca seçenekleri de tuttuğunu biliyoruz.

Çok değil, bundan birkaç ay önce Ankara’nın göbeğinde öldürülen Medet Önlü olayı hala unutulmamıştır. Bu olayın suçlusu Putin ve onun inkar ve imha politikasıdır.

Rusya Federasyonu’nun ne İstanbul’daki elçilikler kanalıyla, ne de Çerkesya’daki uzantıları kanalıyla ÇHİ’ye ileteceği hiçbir mesajın ya da ricanın hiçbir önemi yoktur. Bu talepler yok hükmündedir.

Soykırım topraklarında yapılacak bu olimpiyatlar, gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilemez. Ve Diaspora Çerkesleri bunu tüm demokratik platformlarda reddetme ve telin etme hakkına sahiptir.

Rusya Federasyonu Türkiye’de işlediği Kafkasyalı cinayetlerine son vermelidir.

Saldırıların kronikleşmesi ve Türkiye kökenli Çerkes ve Kafkasyalıların sürgit öldürülmeleri düşünülemez. Bu cinayetlerin devam etmesi Türkiye Çerkeslerine ve Türkiye’deki Kafkasyalılara kendilerini savunma hakkı verir.

Ayrıca, Rusya Federasyonu müttefiki olduğu Suriye rejiminin işlediği cinayetlerin de ortağıdır. Suriye’de yaşayan Çerkeslerin Anavatanlarına dönmeleri konusunda Putin Rusya’sı hiçbir girişimde bulunmamıştır. Putin Rusyası’nın Çerkes nefreti Suriye Çerkesleri özelinde de açıkça görülmektedir. Suriye’deki Rus kökenli insanları uçaklarla ülkesine taşıyan Putin İktidarı ve Duma’sının, Çerkes halkıyla ilgili olarak deklare ettiği açıklamalar ibretliktir.

Hal böyle iken Putin Rusyası tarihi inkar ve imha politikalarını, hem Çerkesya’da, hem diasporada yaşayan Çerkesler için işletirken ve milyonlarca nüfusuylu Avrasya’nın en büyük ülkesi iken söz Çerkesler’e geldiğinde, agresif, intikamcı, inkarcı ve ikiyüzlü reel politik tutumlar takınması ve tüm bunlar olurken de ortada bir hata varmış gibi ÇERKES HAKLARI İNSİYATİFİ’nden SOÇİ OLİMPİYATLARINA yönelik protestoların kesilmesi yönünde açıkça ve mükerreren ricada bulunmasını anlamak mümkün değildir.

Putin Rusya’sı Diaspora Çerkesleri’nden istekte bulunacak ise önce kendisi ADIM ATMALIDIR.

Tüm ülkeyi federal bir ülke gibi değil, üniter bir köymüş gibi yöneten Putin, Çerkes Soykırım topraklarında yapılan SOÇİ PLİMPİYATLARINI kabul etmeyeceğimizi, hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki tüm demokratik platformlarda bunu telin edeceğimizi bilmelidir.

Kirli çıkar ilişkileriyle ayarttığı Çerkesyalı sömürge işbirlikçileriyle, ya da kiralık katilleri yoluyla, sıradan Çerkesya insanlarına uyguladığı cinayetlerle ve yeni sürgün ve imha politikalarıyla Putin Rusya’sı bize gözdağı vermeye kalkmasın.

Bizim gücümüz ne silahlardan, ne kitlesel kalabalıklardan ne de ekonomik birikimlerden gelmemektedir. Çerkes halkının gücü uğradığı zulümden, yaşadığı soykırımdan ve sürgünden gelmektedir.

BİZ ÇERKESLER SOYKIRIMA, ZULME VE SÜRGÜNE UĞRADIK. TARİH ÖNÜNDE HAKLIYIZ, VİCDAN ÖNÜNDE HAKLIYIZ. VE İNSANLIK ER GEÇ BU SOSYKIRIMI VE ZULMÜ TANIYACAKTIR.

Putin Rusya’sının yeni cinayetleri, yeni sürgünleri ve inkar politikaları Çerkes halkının haklılığı ve gücünün kaynağı olmaya devam edecektir.

Post Views: 15

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir