
Festivallerimiz bir araya gelme ve Çerkes Meselesini görünür kılma anlamında çok önemli platformlardır. Yaz aylarında büyük şehirlerdeki derneklerimizin ıssızlaştığı dönemde, taşradaki derneklerimizin festival, şenlik, piknik gibi etkinlikleri öne çıkar. Orhanlı Festivali, Uzunyayla Festivali, Tavşandağı Festivali, Karaorman Festivali ve daha birçoğu akla gelenlerdir.
Festivallerimiz genellikle sponsor olan kurumun ve siyasilerin gövde gösterisi yaptıkları alanlara dönüşmekte ve Çerkes kimlik bilincine dair mesajlar adeta gizlenmekte, sanki Çerkeslerin dans ve müzik dışında bir dertleri yokmuş havasında geçmektedir.
Benim en fazla itiraz ettiğim bu hususların artık değişmekte olduğunun işaretlerini veren bir festival olma özelliğini taşıması anlamında Erbaa Festivali’ni ayrı bir yere koymamız gerekiyor.
***
Davetlisi olduğum ve sahne aldığım Erbaa Çerkes Kültür Festivali ve Erbaa Çerkesleri üzerine bir şeyler yazmak ihtiyacı hissettim.
2017 yılında Erbaa Çerkes Derneği’nin gecesine katılmıştım. Bu gidişimde Erbaa Çerkeslerinin kimlik bilincinin ve kendine güveninin son derece yükseldiğini gözlemledim. Festivalin yapıldığı Kozlu Köyü (Betmit Hable) Erbaa’ya 18 km mesafede bir köy. Bir Kartal yuvası gibi, virajları tırmanarak çıkıyorsunuz. Sıtmadan kaçmak için o günkü koşullarda orayı yuva yapmışlar göçmen kuşlar gibi. Ağustos ayında gece kesinlikle üşüyorsunuz. O dağ ikliminde dünyanın en kaliteli çileği yetişiyor. Çilek üretimi ve ihracatı Çerkes köylerinin ekonomik durumunu son derece yükseltmiş. 17 ailenin çilek üretimi için köye dönüş yaptığını öğrendim. Mutlaka köylerin bir kooperatif çatısı altında örgütlenip fiyat istikrarını ve üretimi planlamaları gerekiyor. Ancak Türkiye’nin her tarafını saran vahşi madencilik tehdidi burada kendisini göstermiş. Bu doğa katliamının mutlaka engellenmesi gerekiyor.
Kozlu köyünde evlere asılı Çerkes Bayrakları, hatta bazı evlerin duvarına işlenmiş Çerkes Bayrakları Çerkes kimlik bilincinin ne kadar ileri düzeyde olduğunu gösteriyor.
İki gece bizi misafir eden Huaj Hakan’ın dayısı Ziyaettin Öz’e şükranlarımı sunuyorum. Artık Kozlu köyünde bir kardeşim ve evim var.
***
Festival ile ilgili son derece güzel çalışılmış ve kamu kaynaklarından istifade edilmiş. Sahne, ışıklandırma, konukların ağırlanması son derece iyiydi.
Anavatan’dan gelen sanatçıların seçimi ve Kayseri Derneği’nin folklor ekibi ve Maze müzik grubu harika bir performans çıkardılar.
Festivalin Anavatan’dan gelen konuk sanatçı T’lace Albert son derece donanımlı bir besteci ve şarkıcı. Dört yüzden fazla bestesinin olduğunu öğrendik. Her sahneye çıkışında Adige WEY WEY sloganları attırarak kimlik bilincinin yükseltilmesi gayretini göstermiş olması takdire şayandır. Kozlu köyü ve Erbaa Çerkes köyleri ile ilgili yaptığı beste iki defa söyletildi. Negeriko Kazbek’in eski Çerkes Kahramanlık şarkıları ilgi ile dinlendi.
Kayseri Derneği’nin Ekibi ve Maze Müzik Grubu muhteşemdi. Özellikle Maze Müzik Grubu diğer derneklere örnek olacak bir duruş sergilemektedir. Maze Müzik Grubu’nun şarkılarına da Adige WEY WEY sloganları sürekli eşlik etti. Kayseri Kafkas Derneği’nin KAFFED’den ayrılmış olması onları bağımsızlaştırmış. Yoksa Çerkes-Fed Dernekleri’nin düzenlediği bir festivale katılamazlardı.
Erbaa Çerkes Kültür Festivali, Çerkes kimlik bilincinin yükseltilmesi anlamında örnek olacak bir etkinlik olarak tarihteki yerini almıştır.
Adige WEY WEY!
Post Views: 100
