Kabardey edebiyatının, folklorunun ve çocuk dünyasının bilge mimarı Nalo Zaur, kalemin kutsallığına inanarak Adıge dilini korumayı bir varoluş savaşı haline getirmiş ve ana dilini kaybetme korkusunu asil bir halk aydınlanmasına dönüştürmüştür.
Bir halkın yarını, bugün çocuklarına fısıldadığı kelimelerin saflığında ve derinliğinde gizlidir. Kabardey-Balkar’ın yetiştirdiği en büyük edip, şair, etnograf, mütercim ve toplum insanı Nalo Zaur ömrünü bu asil hakikate adayarak Kuzey Kafkasya’nın entelektüel ufkunda silinmez bir iz bırakmıştır. Filoloji bilimi doktoru Zera Bakova’nın kaleme aldığı ve Nalo Zaur’un düşünce atlasını tüm içtenliğiyle ortaya koyan anı-makalesinde vurgulandığı üzere, Zaur için dil sadece bir konuşma aracı değil; bir tefekkür biçimi, bir dünyaya katlanma ve dünyada kalma estetiğidir. Dr. Bakova’nın bu kıymetli kaynağında aktardığı efsanevi aydının, “Dil sadece kelimelerden ibaret değildir; o bir düşünce biçimidir, dünyada var olma tarzıdır” sözü, onun seksen dört yıllık yaşam yürüyüşünün ve entelektüel felsefesinin en yalın özetidir. Nalo Zaur, halkının geleceğini doğrudan ana dilinin, tarihinin, dininin ve sarsılmaz toplumsal kodlarının (xabze) korunmasına bağlamış; bu değerlerin diri tutulması halinde yarınlara güvenle bakılabileceğini her platformda savunmuştur.
Yazmayı Allah’ın bir lütfu ve doğuştan gelen bir yazgı olarak gören Nalo Zaur, teknolojik araçların soğukluğuna hiçbir zaman teslim olmamış, tüm eserlerini adeta bir hat sanatı zarafetiyle, mürekkepli kalemiyle kağıda dökmüştür. Gençlikle ve üniversite öğrencileriyle buluşmayı, onlarla kütüphane odalarında, tiyatro fuayelerinde ya da bir ağaç gölgesinde dertleşmeyi hayatının en büyük neşesi sayardı. Alçakgönüllü dehasıyla, “Yazdıklarım insanların kalbine dokunuyorsa bu benim mutluluğumdur; dokunmuyorsa benim günahımdır” diyecek kadar naif bir ruha sahipti. Onun kaleminden çıkan eserler bir araya getirilse, her bir satırı altın değerinde olan devasa bir Adıge kütüphanesi inşa edilebilirdi. Nalo Zaur’un en çok gurur duyduğu ve literatürde çığır açan çalışması ise Kafkasya’nın gezgin halk ozanları ve anlatıcılarını konu alan “Ceguakueler (ДжэгуакIуэ)” üzerine yazdığı monografidir. O, halkın köklerini ve özünü oluşturan dağınık sözlü mirası adeta iğneyle kuyu kazarak toplamış; masalları, efsaneleri, atasözlerini ve köy köy gezerek kaydettiği yaşlıların canlı hafızasını bilimsel bir kalıba döküp evrenselleştirmiştir.
Nalo Zaur’un Evrensel Kültür Köprüleri (Çocuk Edebiyatı Seçkisi):
-“PsysəfI Dydəxer” (En Güzel Masallar – Perrault, Grimm, Andersen, Saint-Exupéry)
-“Sabiy Şəngasə” (Çocuk Ahlak Rehberi – Oyunlar, Bilmeceler, Nasihatler)
-“Kru Qabziy” (Turna Kanadı – Dünya Halk Masalları Seçkisi)
-“Aybolit” Çevirisi (Çocuklar İçin Dünya Klasikleri)
Nalo Zaur’un mirasını asıl eşsiz kılan saha ise Adıge çocukları için hazırladığı edebî ve pedagojik şaheserlerdir. Bilim, şiir, düzyazı ve kamu yayıncılığı arasında bir seçim yapması istendiğinde, o hiç tereddüt etmeden çocuk edebiyatını en başa koymuştur; çünkü ona göre Adıge halkının bir ulus olarak yeryüzünden silinmemesinin tek yolu, çocukların ana dillerinin lezzetini ruhlarında hissetmeleridir. Bu inançla, Şark klasikleri olan Binbir Gece Masalları’ndan çocuklara uygun 12 harika olay örgüsü türetmiş, dünya halklarının en nitelikli anlatılarını “Kru Qabziy” (Turna Kanadı) adlı anıtsal eserde toplamış ve meşhur Dr. Aybolit’i Kabardey diline tercüme etmiştir. Özellikle 1994’te yayımlanan “PsysəfI Dydəxer” (En Güzel Masallar) kitabında, Charles Perrault’tan Andersen’e, Saint-Exupéry’den Tolstoy’a kadar Avrupa ve Rus edebiyatının 28 büyük yazarının eserlerini, Adıgecenin o zengin, akıcı ve büyüleyici estetiğiyle yeniden var etmiştir. 1998 tarihli “Sabiy Şəngasə” (Çocuk Ahlak Rehberi) ise halk oyunlarından bilmecelere, dini ve ahlaki kısa metinlerden xabze kurallarına kadar her Adıge evinin başucu kitabı haline gelen kolektif bir hafıza deposudur.
5 Temmuz 2012’de seksen dört yaşında Nalçik’te ebediyete uğurlanan Nalo Zaur, arkasında Avrupa bilimiyle yarışan modern bir Kafkas metodolojisi ve çocukların kalbine üflediği ana dili sevgisini bırakmıştır. Dr. Zera Bakova’nın makalesini bitirirken kurduğu o umut dolu cümle, tüm Kafkasya aydınlarının ortak duasıdır: “Nalo Zaur gibi muazzam ve ulu şahsiyetleri bağrından çıkarabilen bir halkın, gelecekte de var olacağına ve yarınlarını inşa edeceğine dair inancım tamdır.” Onun asil kalemi, Adıge dünyasını aydınlatan sönmez bir meşale olarak kalacaktır.
Post Views: 44
