40 yıllık emeğin ürünü Çerkes müzesine dönüştü

* Ürdünlü araştırmacı Adnan Bjadough, kırk yılı aşkın sürede topladığı binlerce tarihi eser ve belgeyle evini Çerkes tarihini yaşatan bir hafıza merkezine dönüştürdü.

 * “Çerkes Evi” adı verilen özel koleksiyon, akademisyenler ve araştırmacılar için önemli bir başvuru merkezi olurken, Çerkes diasporasının kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarıyor.

Ürdün’ün Zerkâ kentinde yaşayan Çerkes kökenli araştırmacı ve yazar Adnan Bjadough, 40 yılı aşkın süredir topladığı tarihi eserler, belgeler ve görsel arşivlerle evini adeta yaşayan bir Çerkes müzesine dönüştürdü. “Çerkes Evi” adı verilen koleksiyon, bugün yalnızca kişisel bir arşiv değil, akademisyenler, üniversite öğrencileri ve araştırmacılar tarafından ziyaret edilen önemli bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor.

Bjadough’un koleksiyonculuk serüveni, gençlik yıllarında Çerkes toplumunun önde gelen isimlerine ait fotoğrafları toplamaya başlamasıyla başladı. Zamanla arşivini Çerkes, Çeçen ve Dağıstan halklarının Kafkasya’dan Ortadoğu’ya uzanan tarihini yansıtan binlerce eserle zenginleştirdi.

Müzede geleneksel kıyafetler, savaş araçları, el yazması belgeler, nadir haritalar, Osmanlı ve İngiliz arşiv belgeleri ile yaklaşık 100 yıl önce çekilmiş Zerkâ ve Suvaylih’e ait hava fotoğrafları dikkat çekiyor. Ayrıca Çerkesçe eğitim kasetleri, geleneksel müzik kayıtları, düğün görüntüleri ve “Çağrı” filminin Çerkesçe dublajlı versiyonu da koleksiyonun önemli parçaları arasında yer alıyor.

70 yaşındaki Bıjadough, kurduğu müzenin kişisel bir hobi değil, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran kültürel bir sorumluluk olduğunu belirterek, Çerkes tarihinin ve kimliğinin korunmasına katkı sunmayı amaçladığını ifade ediyor.

Post Views: 44

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir